24 Kasım 2020 Salı

DEVLET SOYULSA DA, MİNAREYİ ÇALIP KILIF UYDURULSA DA AMAN BASINA SIZDIRMAYIN!

Devlet soyulsa da, minareyi çalıp kılıf uydurulsa da aman basına sızdırmayın!

Eskiden vatandaş yani halk, gazetecilere 'Yolsuzlukları, usulsüzlükleri niye yazmıyorsunuz' diye tepki gösterirdi. Şimdi ise niye yazıyorsunuz diye tepki gösteriyor. George Orwel'in söylediği gibi 'Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa; gerçeği söyleyenlerden o kadar nefret eder"

04 Ağustos 2020 Salı 11:50 GÜNCEL
George Orwell'in güzel bir sözü vardır "Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa; gerçeği söyleyenlerden o kadar nefret eder"

Evet Orwel'in söylediği bu söz, bizim 'Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar' Türk ata sözünü de anımsatıyor..

Peki biz neden 'Devlet soyulsa da, iş yerinde taciz- tecavüz,  ihalede yolsuzluk olsa da,  minareyi çalıp kılıf uydurulsa da  Aman basına sızdırmayın!' dedik, anlatalım..

19 yıl önce, kamu kurumlarında yolsuzluk olur, yürekli insanlar belgeleri basına sunardı.. İhalelerde usulsüzlük olur, kurumun içinde çalışan 657'ye tabi dürüst memur bu durumu basına ifşa ederdi.. Kamu kurumunda bayan çalışana taciz olur, adam gibi adam biri çıkar o tacizciye Tatar Ramazan  gibi gerekeni yapar, iş yerinin ahlakını ve namusunu korurdu.. Hiç bir kamu yöneticisi minareyi çalıp, kılıf uydurmaya cesaret edemez, devleti soymaya cüret edemezdi, edenler olursa da illa ki basına bu konu yansırdı...

Günümüzde ise karşı karşıya olduğumuz tablo ne yazık ki şöyledir..  Kamu kurumlarında, devletin nasıl soyulacağı, yani keriz yerine konulacağının bin bir türlü yolları bulunmuş, birileri kendi aralarında adeta bunun için bir şebeke kurmuş ve bu şebeke organize bir şekilde çalışarak yüce devletimizi evrak üzerinde soyuyor, bu durumları öyle yada böyle her türlü riski alarak ifşa eden çalışanları ise birileri, kendisini oraya atayan yada getiren siyasi gücün verdiği şımarıklık ile 'Bana bir şey olmaz' diyerek sindiriyor.. Alan mutlu, veren mutlu, adeta saadet zinciri.. Kimse kimseyi şikayet etmiyor, arsızın, hırsızın arkasında duruyor ve güçlü haksız olsa bile, bunu bile bile gücün yanında duruyor..

Kamu ihalelerini bin bir türlü hile ve haksızlıklarla yan ve yandaşlara servis edenlerle, eksik iş yapmasına rağmen üzerini kapatanlarla, malzemeden çalıp sağa sola rüşvet verenlerle, hazine arazilerinden kum ve çakıl çalıp, aldığı devlet işini yine o hazine arazisinden çaldığı kum ve çakıl ile yapanlarla, pişmiş aşa su katanlarla, pirince taş katanlarla karşı karşıyayız...

Ve tüm bunların yanında, bir de bu işleri yapanların Beytülmaldan, Hz. Ömer adaletinden , Ebussuud Efendi'den bahsetmeleri ile karşı karşıyayız..

19 yıl önce tüm bu olumsuzluklar öyle yada böyle belgeleri ile basına yansırdı.. Şimdi ise tüm bunlara dayanamayıp devlet malına helal getirecek durumları basına ifşa eden kamu çalışanları, ya tehdit ediliyor yada bu kişinin ihbar edilerek ortaya çıkartılması için kurum içi ajanlar tahsis ediliyor. 

Olumsuzlukların yaşandığı kamu kurumlarında ifşa olan bir olay var ise, hemen personel ile acil bir toplantı tertip ediliyor ve "Biz bir aileyiz, kol kırılır yen içinde kalır aman basına bir şey sızdırmayın" nasihatleri ve uyarıları veriliyor..

Hiç kimse ama hiç kimse memur maaşı ile iki cip, yazlık, villaların nasıl alındığı sormuyor, nereden buldun denilmiyor..  Kurum içi ahlaksızlar almış başını gidiyor, kimin eli kimin cebinde belli değil durumları yaşanıyor, beyler paşalar o kadar rahatlar ki kimi sekreteriyle aşk yaşıyor, kimi kurum içinde mesai arkadaşına zina yapması için ücreti karşılığı ev ayarlıyor.. Kısacası ahlaksızlık almış başını gidiyor.. Nereden Buldun'u, zinanın suç olmasını kanunen yasalardan kaldırırsan olacağı da budur..

Bu durum sadece kamu kurumlarında mı yaşanıyor elbette ki hayır.. Özel sektörde de işçiler haksız ve mesnetsiz ithamlar ve suçlamalarla işten çıkartılıyor, patronlar geride kalan işçilere "Aman basına bir şey sızdırmayın" diyor..

Bu kirlenmeden elbetteki vatandaşta yani halkta nasibini aldı. Kurum amiri ya da patronuna yalakalık adı altında biat edilmeye başlandı. Eskiden vatandaş yani halk, gazetecilere 'Yolsuzlukları, usulsüzlükleri niye yazmıyorsunuz' diye tepki gösterirdi. Şimdi ise niye yazıyorsunuz diye tepki gösteriyor. Nedeni kurum amiri ve patronuna yalakalıkta sınır tanımamak.. Bir nevi George Orwel'in söylediği o sözün gerçekleşmesi 'Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa; gerçeği söyleyenlerden o kadar nefret eder"

Dejenerasyon her anlamda bir virüs gibi yayılırken, tabi ki de basında sütten çıkmış ak kaşık olarak kalmadı.. Elindeki yolsuzluk ve usulsüzlük belgesini yazmak ve ifşa etmek yerine, kimileri de muhatabı ile görüşerek iş pişirme yoluna başvurdu. Kısacası hepimiz büyüdük ve kirlendi dünya...

İsteriz ki, eskisi gibi yine ve yeniden dokuz köyden kovulan doğruyu söyleyen bir toplum olalım, isteriz ki gerçeklerden ayrılmayıp, beytülmala el uzatanlara izin vermeyelim. İsteriz ki, haksızlık karşısında susmayıp dilsiz şeytan olmaktansa, hem haksızlığa hem de şeytanlara göğüs gerelim.. İsteriz ki, kimi kime şikayet ediyorsun anlayışını yayarak devleti aciz ve işlevsiz göstermeye çalışanlara, devletimizde 'Hop' desin.. İsteriz ki mazlumun ahı yerde kalmasın.. İsteriz ki hiç kimse devletin gücünü haksızlık ve istismar için kullanmasın.. İsteriz ki, ilk cemre ile aklanalım.. İsteriz ki, insan olalım..

Sizce tüm bunlar için çok mu geç!!!

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YORUMLAR

  • Toplam 22 Yorum

Murat

19 Ağustos 2020 Çarşamba 18:26

Namuslu basın ve vatandaş olmasa ne dolaplar dönüyor öğrenemeyeceğiz,samsun kent haber e teşekkürler

Samet

10 Ağustos 2020 Pazartesi 12:21

Oturduğu koltuktan altında bir şey varmış gibi kalkmaktan korkanlar,herşeye kılıf uydurmakta,kumpas kurmakta da ayrica ustadır,memlekette liyakat değil yalakalik esas olmuş

Erdal

09 Ağustos 2020 Pazar 20:28

Ahlaklı ve namuslu siyasetciler gerekeni yapacaklardir

Orhan

09 Ağustos 2020 Pazar 10:28

Kul hakkı yiyeni,bulunduğu makami kötüye kullanip yasa dışı işleri yapanlari saklayip koruyanlari allah kahretsin

Bekir

07 Ağustos 2020 Cuma 01:01

Eğer zalim ısrarla zulme devam ediyorsa,bilki sonu yakındır,eğer mazlum da ısrarla direniyorsa bilki zafer yakındır...Hz..Ali

Mert

06 Ağustos 2020 Perşembe 14:19

Örneğin şu an Tarim müdürlüğü canik ilçe tarım müdürlüğünde olan şaibeli işleri sorusturuyor,dün formalite olarak soruşturma basladi,geçen hafta sonu müdürlük açıldı kimse yokken evraklar tanzim edildi,zaten sorusturmadan önce de tarım il müdürü ben müdürümü kimseye yedirmem,kol.kırılır yen içinde kalir,insan anasini babasini sikayet edermi diyerek personele gözdağı vermişti,suçluyu koruma ve kollama o kadar normal.oldu ki,sucluya gerekeni yapacaklarına ,kapattıkları gibi basina vereni arıyorlar

Ahmet Hamdi

06 Ağustos 2020 Perşembe 13:16

Gerçekten çok güzel bir yazı olmuş, herkes şapkayı önüne eğip düşünmesi gerekir. Bu gemi hepimizin

Hamit

06 Ağustos 2020 Perşembe 11:12

Şu an ülkenin en önemli sorunu adam kayirma,layik olmayanların makamlari işgal etmesi,haksızlığa göz yumulmasi ve israfdir,Samsun da da aynı anlayış hakim,kendine gelmeyen bir toplum batar,çok güzel bir yazı

Ali artun

05 Ağustos 2020 Çarşamba 23:18

Herkes dürüst insan arar ama kimse dürüst insani sevmez..toplumsal travma yaşıyoruz..harika bir yazı,tebrikler

derviş

05 Ağustos 2020 Çarşamba 13:52

bu ve bunun gibi birçok olay yaşanıyor. bu haberin ne maksatla yapıldığı malum. geçmiş haberlerden görebiliriz. ama ne yazık ki bu kadarla da bitmiyorlar. işin içine girince daha çok pislik ortaya çıkmaktadır.

Gurkan demir

04 Ağustos 2020 Salı 20:57

Her kim kul hakkı yerse yazıklar olsun

Selahattin erdem

04 Ağustos 2020 Salı 20:03

Devlet gücünü kendi kaprisi için kullanandan daha kötü kim olabilir

Ali kamacı

04 Ağustos 2020 Salı 14:17

Şu an ki durumu tüm gerçekliği ile özetlemişsiniz

Personel

04 Ağustos 2020 Salı 14:00

Sayın Editör, madem elinizde malum konularla ilgili kanıtlar var, Samsun Valiliği ve Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı ile irtibata geçmeniz gerekmez mi?!

namık

05 Ağustos 2020 Çarşamba 00:51

Bu siteden o kadar çok belgeli haber yayınlandı ki (Basının yayınladığı belgeleli her haber suç duyurusudur zaten. Savcılıkta Valilikte gerekeni anında yapmalıdır) hiç birine ne açıklama yapıldı, ne de cevap verildi. Elinde ki belgeleri zaten yayınladı bu site.. Cevap var mı yok.. Daha ne yapsın kardeşim bu gazete

Canberk

04 Ağustos 2020 Salı 13:57

Namuslu insanlar en az namussuzlar kadar cesur olursa Türkiye her türlü problemini çözecektir.

Muhammet yerkan

04 Ağustos 2020 Salı 13:40

İnsan olmak,ahlakli,erdemli insan olmak için hiç bir zaman geç olamaz,bahanesi de olamaz

Mehmet yılmaz

04 Ağustos 2020 Salı 13:16

Her işte,ehil,liyakat,vizyon,ufuk sahibi insanlar bir yere gelirse,yetkisiz,etkisiz insanlar söz sahibi yapılmazsa elbette herşey guzel olur,ayrica benim adamim,yakinim ,tanıdığım diye kayırmacılık yapılıp gerçekten hak edenler mağdur edilmemeli,hata yapan ise gereken yapılarak olduğu makamdan uzaklaştırılmalıdır,haksizliklar,haksizlik yapanlar yüzünden değil haksızlığa susanlar yüzünden oluyor,tepkisiz,duyarsiz,narkozlu bir toplum olduk

mehmet

04 Ağustos 2020 Salı 12:09

mal varlıklarını birinci derecede föto soruşturması gecirmiş ve memurlukdan men edilmiş bunlar ne yer ne içer bakdıgımda ise sanki görevden uzaklaştırmamış kazanclırına bakıyorum kimi ev alıyor kimi internet üzerinden satış yapıyoryor devlemizmiz bunlara nasıl müsade ediyor eskiden evileri bile olmayanlar şidilerde ise ticatertin başı olmuşlar neredeyse onlardan habersiz iş yapılmamakdayken şimdilerdeyse degişen bişey yok aynı tas aynı hamam bana göre

Hıdır akyar

04 Ağustos 2020 Salı 12:07

Yüreğinize ,emeğinize,kaleminize sağlık...temiz toplum,dürüst siyaset arzusunda olanlara tercüman olmuşsunuz..ilkeli,tarafsız,sadece gerçekleri yazan yayın anlayışınızı tebrik ediyorum..saygılar kent haber,iyi ki varsınız

mehmet

04 Ağustos 2020 Salı 12:05

fetodan atılanlara bakıyorum daha iyi daha cok zengin nasıl oluyorda bizler ve bizim gibi çalışanların hiç bir şeyi yok görevinden atılanlar iş bulub calışıyor evi var arabası var şahsen ben devlet olmuş olsam bunların bütün mal varlıgına el koyarım birinderecede hem eş hemde eşlerinin birinci derece mal varlıklarını inçelerim ve derimki bu maşla bukadar mal varlıgını nasıl yaptın anlat bakalım 15 tembuzdan sonrası ve 15 tembuz ve öncesini araştırırım ve sorarım bunları nasıl kazandın ticeteti

DİĞER HABERLER

SONRAKİ HABER

Samsun'da Pabuç Bar'dan Kadına Şiddete videolu tepki

Samsun'da Pabuç Bar'dan Kadına Şiddete videolu tepki