SAMSUN HABER
Yayınlanma: 29 Ekim 2025 - 19:55
Güncelleme: 31 Ekim 2025 - 18:27

Samsun'da skandal iddia! Atatürk Anıtı ayçiçekyağı ile temizlendi!
Samsun'da koruma altındaki Atatürk Anıtı ile ilgili skandal bir iddia gündeme geldi. Samsun Atatürk Anıtı'nın su ile temizlendikten sonra üzerinde lekeler oluştu, lekeleri kapatmak için anıtın üzerine ayçiçekyağı döküldü.
SAMSUN HABER
29 Ekim 2025 - 19:55
Güncelleme: 31 Ekim 2025 - 18:27
Samsun'da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın 102. yılı nedeniyle Atatürk Anıtı'nın ayçiçekyağı ile temizlendiği gündeme geldi. Samsun Atatürk Anıtı zeytinyağı ile temizlendikten sonra adeta siyah bir renge büründü.
Samsun'da Cumhuriyet Bayramı için protokol töreninin yapılacağı Atatürk Anıtı'nda bayram öncesi su ile temizlik yapıldığı, temizlik işlemi sırasında Atatürk Anıtı kaidesinin su ile yıkandıktan sonra üzerinde gözle görülür lekeler oluştuğu gündeme geldi.
Samsun Atatürk Anıtı'nı su ile yıkayarak temizleyen görevlilerin, anıt üzerinde oluşan lekeleri ise kapatmak için, Anıt Park civarında bulunan bir marketten ayçiçekyağı alıp getirdikleri ve Atatürk Anıtı üzerinde oluşan lekeleri ayçiçekyağı ile kapattıkları iddia edildi.
ATATÜRK ANITI ÇEVRESİ ZEYTİNYAĞI KOKUYORSamsun'un simgesi olan ve ünlü Avusturyalı heykeltraş Heinrch Krippel tarafından yapılan Onur Anıtı, kültürel varlıklar listesine alınarak koruma altına alındı. Samsun Onur Anıtı geçmiş yıllarda da yapılan yanlış temizleme çalışmaları ile gündeme gelirken, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın 102. yılı öncesi anıtın önce su sonrada ayçiçekyağı ile temizlendiği iddiası şaşkınlık yarattı.
Samsun Atatürk Anıtı yapılan temizlik çalışması sonrası, adeta siyah bir renge bürünürken, anıt çevresinde ise hissedilir şekilde ayçiçekyağı kokması dikkati çekti. Öte yandan koruma altındaki Onur Anıtı'nın ayçiçekyağı ile temizlenmesinin doğru bir yöntem olup olmadığı da tartışma konusu oldu.Kaynak:SamsunKentHaber.com.tr
İlginizi Çekebilir
















- ATATÜRKÜN YAVERİNDEN BİR ANI. KESİNLİKLE OKUYUN !... Gazi M.Kemal, çiftliğinde dolaşıp hava alırken oldukça yaşlı bir kadına rastladı. Atatürk attan inerek bu ihtiyar kadının yanına sokuldu. - Merhaba nine. Kadın Ata'nın yüzüne bakarak hafif bir sesle; - Merhaba dedi. - Nereden gelip nereye gidiyorsun? Kadın şöyle bir duralayıp; - Neden sordun ki, dedi. Buraların sahabisi misin? Yoksa bekçisi mi? Paşa gülümsedi. - Ne sahibiyim ne de bekçisiyim nine. Bu topraklar Türk milletinin malıdır. Buranın bekçisi de Türk milletinin kendisidir. Şimdi nereden gelip nereye gittiğini söyleyecek misin? Kadın başını salladı. - Tabii söyleyeceğim, ben Sincan'ın köylerindenim bey, otun güç bittiği, atın geç yetişdiği, kavruk köylerinden birindenim. Bizim muhtar bana bilet aldı trene bindirdi, kodum Angara'ya geldim. - Muhtar niçin Ankara'ya gönderdi seni? - Gazi Paşamızı görmem için. Başını pek ağrıttım da... Benim iki oğlum da gavur harbinde şehit düştü. Memleketi gâvurdan gurtaran kişiyi bir kez görmeden ölmeyim diye hep dua ettim durdum. Rüyalarıma girdi Gazi Paşa. Bende gün demeyip muhtara anlatinca, o da bana bilet aliverip saldi Angara'ya, giceleyin geldimdi. Yolu neyi de bilemediğimden işte ağşamdan belli böyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey. - Senin Gazi Paşa'dan başka bir isteğin var mı? Kadının birden yüzü sertleşti. - Tövbe de bey, tövbe de! Daha ne isteyebilirim ki.. O bizim vatanımızı gurtardı. Bizi düşmanın elinden gurtardı. Şehitlerimizin mezarlarını onlara çiğnetmedi daha ne isteyebilirim ondan? Onun sayesinde şimdi istediğimiz gibi yaşiyoz. Sunun bunun gâvurun köpeği olmaktan onun sayesinde kurtulmadık mı? Buralara bir defa yüzünü görmek, ona sağol paşam demek için düştüm. Onu görmeden ölürsem gözlerim açık gidecek. Sen efendi bir adama benziyon, bana bir yardım ediver de Gazi Paşa'yı bulacağım yeri deyiver. Atatürk'ün gözleri dolu dolu olmuştu, çok duygulandığı her halinden belliydi. Bana dönerek; - Görüyorsun ya Gökçen, işte bu bizim insanimizdir... Benim köylüm, benim vefalı Türk anamdır bu dedi. Attan indim. Yaşlı kadının elini tuttum anacığım dedim, sen gökte aradığını yerde buldun, rüyalarını süsleyen, seni buralara kadar koşturan Gazi Paşa yani Atatürk işte karşında duruyor. Köylü kadın bu sözleri duyunca şaşkına döndü. Elindeki değneği yere fırlatıp Atatürk'ün ellerine sarıldı. Görülecek bir manzaraydı bu. İkisi de ağlıyordu. İki Türk insanı biri kurtarıcı, biri kurtarılan, ana oğul gibi sarmaş dolaş ağlıyorlardı. Yaşlı kadın belki on defa öptü Ata'nın ellerini. Ata da onun ellerini öptü. Sonra heybesinden küçük bir paket çıkarttı. Daha doğrusu beze sarılmış bir köy peyniri. Bunu Atatürk'e uzattı; - Tek ineğimin sütünden kendi ellerimle yaptım Gazi Paşa, bunu sana hediye getirdim. Seversen gene yapıp getiririm. Paşa hemen orada bezi açıp peyniri yedi. Çok beğendiğini söyledi. Sonra birlikte köşke kadar gittik. Oradakilere şu emri verdi; -'Bu anamızı alın burada iki gün konuk edin. Sonra köyüne götürün. Giderken de kendisine üç inek verin benim armağanım olsun.' Bu yazıyı okurken duygulanan veya ağlayanlar varsa, hala umut var demektir.. Ortada dolaşan saçma sapan elektronik postaları 10 kişiye yollamak yerine, bu tür yazıları herkese yollarsak belki Ata'mızın değeri daha çok anlaşılır.... Ne dersiniz? ...
Herkes bir yorum yapmış ama kabala , ilk önce kimyasal sürülmüş rengini bozmuslar, bronz özelliğini kaybetmiş , komple fena halde leke olmuş, durumda acil olunca lekeleri kapatmak için yağlamislar peki ya yağ yıkandıktan sonra altındaki lekeler ne olacak o anıt özel bir malzeme ile üretildiği için mecburen kimyasal lekesi giderilmek zorunda kalınacak yani özetle tadilat yapılması elzem hale gelecektir.Buda her heykel trasin yapacağı iş değil ozelliklede anit heykeli için hiç kolay değil ve maliyeti yuksek olacaktir yani özetle anıt heykelin rengi bozuldu.
Ne var bunda kardeşim ya... Şayet faydası olacaksa Zeytinyağı ile yıkamak da ne var? Zeytinyağı ile yıkamak hakaret mi yani... Deterjanla da yıkanır, zeytinyağı ile de yıkanır. Böyle böyle insanları Atatürk ten sogutuyorsunuz. Heykelin görüntüsünü daha iyi yapmak, koruyucu özelliği vs nedenlerle yapılmışsa ne var bunda? Yapmayın kardeşim ya.... Atatürkçülük, heykelin neyle yıkandığı ile değil, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimlerine sahip çıkmakla olur. Son sözüm: Ne mutlu Türküm diyene...
Kim bu görevliler? Bilmiyor musunuz kim yapmış bu sözde temizliği?