Samsun'un Bafra ilçesinde eşi Gülşah Karaman Kıyak ve çocuğu Poyraz Kıyak'ı kasten öldürdüğü iddiası ile tutuklanan doktor Serdar Kıyak, cezaevinde kendini asmaya çalıştı.
Bafra ilçesinde 12 Eylül 2025 tarihinde meydana gelen kazada, doktor Serdar Kıyak'ın kullandığı otomobil Kızılırmak nehrine uçmuş, olayda Gülşah Karaman Kıyak ve Poyraz Kıyak isimli çocuk boğularak yaşamını yitirmişti. Aynı kazada otomobül sürücüsü olan doktor Serdar Kıyak ise yaralı olarak kurtarılmıştı. Acı olay sonrası yürütülen soruşturmada, doktor Serdar Kıyak 'kasten öldürme' suçlaması ile savcılık tarafından tutuklanarak Bafra Kapalı Cezaevine konuldu.
DOKTOR SERDAR KIYAK KENDİNİ ASMAYA ÇALIŞTIBafraHaber'de yer alan habere göre eşi ve çocuğunu kasten öldürme iddiası ile tutuklanan doktor Serdar Kıyak, Bafra Kapalı Cezaevinde kendini asarak intihar girişiminde bulundu. Serdar Kıyak'ın cezaevi görevlileri tarafından Bafra Devlet Hastanesine kaldırıldığı buradan da Samsun Ruh Sağlığı Hastanesine sevk edildiği bildirildi.



















kazanın olduğu yer merhum belediye başkanımız Muzaffer Önder ve benimde köyüm Kolay köyüne 3-5 km mesafe haberi ilk duyduğumda bunun normal kaza olmadığını düşündüm çünkü daha önceki kazalrda kurtulan olmamıştı malum baraj gölü normal deniz göle benzemez her yeri derindir şöför SK da elbiseleri dahi ıslaklık gözükmüyordu olayın şahitleri uzaktan kurtarmaya gitmediğini söylüyor polise öldü mü diye sormuş (ölen karısını soruyor) tahminim SK o bölgeden daha önce geçti ve bunu planladı aracı direk suya doğru sürdü çok hızlı olmayacak şekilde ve araçtan atladı
Iyi de deliller yeterli mi ? Kiz annesine beni korkutuyor diye mesaj atmis ee ? Esler arasi hic mi kavga olmaz ? Hem kavgali esler cocuklarini da alip gezmeye gider mi , tatile gider mi ? Bu sey gibi oldu . Anne cocuguna ; bak kaldirma beni ayaga oraya gelirsem gebertirim seni ; demesi gibi . Bunu dememis anne var midir ? Butun anneler oldurme tehtidi ile hapse mi atiliyor ?
1.si tutukluluk hali için yeterli deliller 1 tehdit ediliyorum mesajından daha fazlasıdır. 2.si delillerin durumuna göre süreç tutuklu yargılanma veya tutuksuz yargılanma olarak sonuç verir. 3.sü sadece 1 mesajla cinayet suçlaması yapılmaz. Kamuoyunun bilmediği şeylerin içerisinde “OLAY YERİ İNCELEME RAPORU” çerçevesinde bir zanlının beyanıyla örtüşmeyen şeyler varsa tutukluluk durumu oluşur. 4.cüsü oturduğunuz yerden osura osura klavyeden her düşündüğünüzü doğru sanmamanız gerekir.
Suçlu olduğu ispat edilinceye kadar herkes masumdur. Bu şahsı tanımam etmem. Ama her gün trafik kazalarında birçok kişi vefat ediyor. Tamam şüpheli bir durum varsa araştırılsın. Ama ortada delil dayanak yokken hiç kimse suçlu ilan edilemez. Yazıktır günahtır. Ne yani bizler de kaza yapabiliriz. Aile efradimiz ölse biz mi bilerek ve isteyerek öldürmüş olacağız. Olayın öncesinde eşine tehdit mesajı atmak suçtur ama bu kişiyi katil yapmaz. Aksi halde her tehdit edilen ölünce suçlu, tehdit eden olmalıdır. Olmaz öyle şey. Tehdit etmenin cezası olsun. Ama sırf tehdit mesajındxn dolayı katil etiketi yapıştırmak olmaz.
madem suçsuz niçin intihara teşebbüs etti ? !
Sen nasıl hukukçusun? Ortada delil yoksa içerde olmayacağını zaten biliyorsun? Tutuksuz yargılama durumu yok demek ki delillerin? Bir mesajla içerde tutulduğunu düşündüren nedir tam olarak? Size hukuk diploması verenin aklına tüküreyim.
sayın savcım bilmediğiniz bir takım olaylar var. adalet elbet gün yüzüne çıkacaktır. saygılar vesselam.