Samsun Kent Haber köşe yazarı Doç. Dr. Zafer Şahin, orman yangınlarını yazdığı köşe yazısında alınması gereken tedbirleri anlattı "Çıkan orman yangınlarında 113 bin futbol sahası kadar alan yandı. Ormanı kasıtlı yakan vatana ihanetten yargılanmalı" dedi.
Yeşil Vatan Savaşları! Eğer kasıt varsa orman yangınları bir insanlık suçudur!
Türkiye’nin ciğerleri yandı. Sadece insanlarımızı kaybetmedik, insanlarımız maddi manevi zarar gördü ve yangın bölgelerindeki hayvanlarımızı, ağaçlarımızı ve orman habitatını kaybettik.
Kıymetli Samsun Kent Haber okuyucuları, bu yazımda içinde bulunduğumuz dönemde yüzleştiğimiz vahim orman yangınları hakkında sizlerle dertleşmek istiyorum. Bu vesileyle orman yangınlarında hayatını kaybeden vatandaşlara Yüce Allah’tan rahmet ve yakınlarına sabırlar diliyorum.
Temmuz ayının ilk günü tarihli yazımda uyarmıştım. Yaz aylarında orman yangını oluşma riskinin artış göstereceğine ve yanan alanların vatandaşların anlayabileceği ölçeklerle verilmesinin yaşanan veya yaşanması muhtemel hadiselerin vahametini idrak etmek bakımından önemine değinmiştim. Yine yaz mevsimi geldi ve yine çok sayıda orman yangını oldu. Haberlerde bas bas bağırarak bu vahim hadiseler topluma sunuldu. Şimdi soruyorum, devasa yangınların meydana geldiği ve hatta can kayıplarının olduğu ve insanların evlerini kaybettiği bu elim hadiselerde ne kadarlık alan yandı? Fikri olan var mı?
Öyle ya bir ayı aşkın süredir Türkiye’de devam eden bu süreçte Yeşil Vatanının ve doğanın akciğerlerinin ne kadarını kaybettik? Yanan alanlar ne kadar genişlikte biliyor muyuz? Hektar bazında sunulan bu bilgiyi söyleyeyim: Şu ana kadar 2025 yılı itibariyle 80 bin hektar alan kül oldu. Bu bilgiden ben çok fazla bir şey anlamıyorum çünkü günlük hayatta metre ve kilometre birimlerini kullanıyoruz. Biliyorum sizler de gözünüzde canlandırmakta zorlanıyorsunuz.
O halde çoğumuzun az çok fikir sahibi olduğu bir konu üzerinden durumu aydınlatayım: Yanan alanların büyüklüğü yaklaşık 113 bin futbol sahasına denk geliyor. Bunun metre veya kilometre cinsinden karşılığını vermek ise devletin alışkanlık haline getirmesi gereken bir husus olduğunu tekrar vurgulamak istiyorum.
Ben uyarıp duruyorum ama yetkililerin çok fazla kale aldığını sanmıyorum. Vatandaşlar ne anladı ve ne önlem aldı onu da bilmiyorum ama uyarılarımın başımıza gelmesinin üzüntüsünü ve hayata geçmediğini görmenin hayal kırıklığını yaşıyorum.
Şimdi Ağustos ayının ilk gününde de daha yüksek sesle seslenmek istiyorum: Çevreye ve doğaya karşı insanoğlunun vurdum duymazlığının önüne geçilmeli artık! Bu kadar ihmal ve sorumsuzluk olmaz. Olmamalı. Mutlaka insanlığa ve doğaya karşı işlenen bu suçların cezalandırılması sağlanmalı ve ileride olmaması adına gerekli önlemler alınmalıdır!
İçinizden “bu yazı kimlere ulaşacak ve nasıl önlem alınmasına vesile olacak ki” diye düşünenler olabilir. Bu tür meseleler ne kadar çok dillendirilirse o kadar hayata geçme gücü artacaktır. Şahsen ben öyle düşünüyorum. En azından toplum bilinçlendirilmiş olacak ve siyasetçiler ve yöneticiler bu uyarıları kale almak zorunda kalacaktır. Bu amaçla, benim yaptığım belki Hz. Süleyman için yakılan ateşe su taşıyan karınca misali; safımı ve iyi niyetimi ortaya koymaktadır. Bu sayede siz kıymetli vatandaşlarımızın dikkati ve bilinçlendirilmesi artacaktır. İnşallah yanılmıyorumdur zira bu konuda hayal kırıklığı yaşamak istemem.
Daha Yaz mevsimi bitmedi ve sıcaklar en az 1 ay daha yüksek derecede olacak. Başka felaketlerin olmasından korkuyorum. Bari bundan sonra gereken adımlar atılmalı ve muhtemel orman yangınlarının önüne geçilmeye çalışılmalıdır. Bazı hayati önlemlerin hemen olmayacağının fakat bugünden başlanmasının önemli olduğunu düşünmekteyim. Yani mevcut yapı ve anlayışla maalesef belli bir süre daha orman yangınlarıyla yüzleşmemiz muhtemeldir çünkü ortada eğitim eksikliği ve planlama hataları bulunmaktadır. Bu eksikliklerin giderilmesi ve hataların önlenmesi hemen olacak hususlar değildir. Peki, nedir o önlemler? Hemen açıklayalım:
Orman yangınlarının önlenebilmesi için ilk koşul eğitimdir. Bunun için hem vatandaşlar hem de orman personeli için eğitim programları hazırlanmalı ve mevcut işleyiş mutlaka gözden geçirilerek, daha disiplinli bir tutum sergilenmelidir. İklim değişikliği ve muhtemel etkilerine yönelik olarak sadece orman yangını değil diğer konularda da bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır. Çevreye duyarlı vatandaşlar arasından adeta gönüllü orduları oluşturulmalıdır. Mevcut personel sayısı, ekipman ve yangınla mücadele için hava ve kara araçları yeterli hale getirilmelidir.
Ağaçlandırma ve orman oluşturma politikası gözden geçirilmeli ve daha uygun bir orman yapısı için adımlar atılmalıdır. Bu işe yanan alanların tekrar ağaçlandırılması için uygun ağaç türlerinin seçimiyle başlanmalıdır. Gereksiz yere adeta çıra deposu olan çam ağaçlarının yerine daha farklı ağaç fidanları dikilmelidir.
Bilinçsiz olarak orman yangınlarına sebep olanlar da dahil olmak üzere özellikle kasıtlı olarak orman yangını çıkaranların vatana ihanet eşdeğeri cezalar ile yargılanması sağlanmalıdır.
Son olarak, biraz sert olsa da doğal yaşam alanlarının ve ormanlık bölgelerin insanlar tarafından kullanılmasında geçerli yasal sınırlar belirlenmeli ve eğlence, piknik ve diğer amaçlarla insanların yararlanması kurallara bağlanmalı ve hatta vergiye tabii olmalıdır.
İnsanoğlunun oksijen kaynakları birilerinin keyif sürmesi için heba edilmesinin önüne geçilmelidir. Bu yaşanan elim hadiseler, bizim gibi kurallara uyan ve doğaya saygı duyan insanların mağdur edilmesidir ve kul hakkıdır. Şimdi içinde bulunduğumuz durum ve yaşanan orman yangınlarının vahameti için bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum:
2025 yılının ilk 7 ayında Türkiye genelinde 4 bin 426 orman yangını meydana geldi.
26 Haziran itibariyle 3062 yangın oldu.
Orman yangınlarının yaklaşık yüzde 88’i insan kaynaklıdır. Bu oran Türkiye’de yüzde 90’ı bulabilmektedir. Bu yıl çıkan yangınların yüzde 96'sı insan kaynaklıydı.
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan resmî açıklamada; Yeşil Vatan’ımızı korumak için hâlihazırda 27 uçak, 105 helikopter, 6 bine yakın kara aracı, 25 bin kahraman orman çalışanımızla, 132 bin gönüllümüzle birlikte gece gündüz teyakkuz hâlinde olduğu bildirildi.
33 ilde orman yangını oldu.
149 şüpheli, 39 tutuklama ve 64 kişiye adli kontrol şartı ile soruşturma yapıldı.
10 ilde 53 yerleşim yeri boşaltıldı. Köy bazında bu sayı yüzlerce köyü buluyor.
Neticede;
İnsanlarımızı kaybettik
Yaralananlar var
Hayvanlar telef oldu
Ağaçlar ve bitki örtüsü büyük zarar gördü
Orman habitatı alt üst oldu
İnsanoğlunun elini attığı birçok şeyi mahvettiği gerçeğinden yola çıkarak, doğaya daha duyarlı olmak ve orman yangınlarını azaltmak adına; insan kaynaklı faktörlerin azaltılması ve alınması gereken önlemlerin bir an önce hayata geçirilmesinin önemini tekrar vurgulayarak, herkese esenlikler dilerim.









































Her sene aynı tablo, yeter artık! Yapılacaklar belli, biran önce harekete geçilmeli. Yanan alanlar şimdi ağaçlandırılsa bile 40 yıl sonra eski haline dönebiliyor. Kıyameti bilinçsize toplum hazırlıyor.
En büyük problem verilerin de gösterdiği üzere bilinçsiz halk, keyfine göre yakanları da görmezden gelmemek lazım. Nitekim bu tarz "homo habilisler" hayatları boyunca öğrendikleri tek şey olan ateş yakmayı keşfettiğini sanıp ilkel bir şekilde denerlerken binlerce km ormanı yok etmektedirler, bariz bir şekilde vatan hainliği ama gel de anlat! Orman yangınları için verdiğiniz değerli öneriler ve halkı bilinçlendirme konusunda ilgili davranışlarınız için teşekkür ederiz.