Samsun'un geçmişinde yer alan zeytin ağaçlarını ve Zeytinlik mahallesini yazan Samsun Kent Haber köşe yazarı Doç.Dr. Zafer Şahin, eskiden Samsun'un tarihinde bulunan zeytin ağaçlarını hatırlatıp, Samsun'un unutulan zeytin çeşitlerini yazarak "Potansiyel var zeytin ağaçları yeniden dikilsin" dedi.
Zeytinlik Mahallesi Deyip Geçiyoruz" Mahalle Zeytinlik ise zeytin nerede, zeytin yoksa neden Zeytinlik diyoruz, hiç düşündünüz mü?
Bir mahalle düşünün ki adı “Zeytinlik” ama ortada zeytin yok. Bu durum bana garip deliyor. Bu ismin rastgele konulduğunu sanmıyorum. “Mutlaka tarihsel süreçte bir geçerliliği vardır” düşüncesiyle yaptığım araştırmada çok çarpıcı bilgilere ulaştım. “Zeytinlik Mahallesi” eski dönemlerde zeytin ağaçlarıyla kaplı ve dolayısıyla zeytin yetiştirilen bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Zeytin gibi kıymetli bir meyveyi tekrar Samsun topraklarında yeşertmek hem sosyal hem de ekonomik bakımdan iyi olmaz mı?
Kıymetli Samsun Kent Haber okuyucuları, öncellikle Zeytin tarımının, Türkiye’de özellikle Akdeniz ve Ege bölgelerinde yoğun olarak yapıldığını sizler gibi ben de biliyorum. Hatta Samsun dahil Karadeniz Bölgesi’nde yok denecek kadar az zeytin tarımı yapıldığını ve bu durumun bir nevi hobi amaçlı zeytin yetiştiriciliği niteliği olduğunun bilincindeyim.
“Peki, bu zeytin meselesi nereden çıktı?” diye düşünebilirsiniz. Haklısınız da ama zeytin meselesine derinlemesine bakınca bu konunun üzerinde durmaması gerekli kılan tarihsel gerçekler var. Bunları görmezden gelemeyiz. Zeytin tarımının Türkiye’deki genel tarihine bakıldığında, Akdeniz çevresinde Milattan Öncesi dönemlere kadar uzanan bir geçmişi vardır. Samsun ve çevresi için ise net bir antik dönem zeytin üretim verisi bulunmamakla birlikte, Karadeniz kıyılarında zeytin ağacı varlığının sınırlı da olsa mevcudiyetinden bahsedilmektedir.

Burada Zeytinlik Mahallesi ismi dikkatimizi çekiyor. Neden sınırlı bir üretimin yapıldığı bir ürünün ismi bir bölgedeki mahalleye verilir ki? Bu tesadüfi bir durum değildir. Nitekim, Osmanlı Dönemi itibariyle Zeytinlik Mahallesi’nde şimdi yerinde yeller esse de, zeytin ağaçlarının varlığı bilinen bir gerçektir.
Cumhuriyet Dönemi ve yakın dönem verilerine göre, konuyu ele aldığımızda 2011 yılına ait Samsun İl Tarım Master Planı’nda, Samsun’daki zeytin üretiminin “çok düşük düzeyde olduğu ifade edilmektedir. Maalesef sınırlı üretimle kastedilen bu alanlar arasında Zeytinlik Mahallesi yer almamaktadır. 2022 yılında yayımlanan bir haberde, Samsun’da unutulmuş zeytin çeşitleri örneğin Samsun tuzlusu, Samsun yağlısı, Samsun salamura gibi olduğunun tespit edildiği; örnek bahçeler kurulacağı, İl Tarım ve Orman Müdürü yetkilileri tarafından beyan edilmiştir.
Verdiğim bilgilerden çıkarılması gereken sonuç, Samsun’da zeytincilik potansiyelinin var olduğudur. “Peki, neden daha somut adımlar atılmıyor?” derseniz; ilk planda bu konuda bilinçsizliğin hâkim olması sebebiyle yeterli adımların atılamamış olmasının yanı sıra endüstriyel olarak yatırımcı potansiyelinin eksik olmasıdır. Nitekim, işin ucu ekonomiye dayandığı noktada, bu konu sadece istemekle olmuyor. Tam da bu noktada ben bir soru sormak istiyorum: Samsun’da toprak analizi yapılan ve uygun bulunan yerlerde zeytincilik ekonomik gelir kapısı olamaz mı? Araştırmalarım, Samsun’un bu konuda hiç de yabana atılamayacak bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir.
Nitekim, Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 2020 yılından itibaren zeytin yetiştiriciliğini geliştirme projesi başlatmıştır. Bu girişimle ilgili olarak, 2020 yılında yaklaşık 1.500 adet fidan, 2021’de yaklaşık 6.000 adet, 2022’de yaklaşık 7.800 adet olmak üzere toplam 15.300 adet zeytin fidanının yaklaşık 510 dekar alana dikildiği belirtilmiştir.
Samsun için uygulamaya konulan projelerde temel amaç zeytin yetiştiriciliğini alternatif üretim olarak geliştirmek, üreticilerin gelirini artırmak ve yerel çeşitleri tekrar canlandırmaktır. Eski dönemlerde var olan çeşitlerin korunmasına yönelik olarak, Samsun-orijinli yerel zeytin türleri genetik kaynak olarak kullanılarak; bu çeşitlerin çoğaltılmasına yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Bütün bu gelişmeler ümit verici olsa da yeterli değildir.
Benim düşüncem, bu gelişmelerin etkin ve yaygın hale gelmesiyle ilişkili olarak atılması gereken ilk adımın öncelikle Samsun Halkının bilinçlendirilmesidir. Evet, Samsun’da zeytin yetiştirilebilir ve bu durumun kanıtı olarak Samsun tuzlusu, Samsun yağlısı, Samsun salamura gibi zeytin çeşitleri sunulabilir.
Hatta, bu konuyla ilgili olarak, Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından “Samsun’da 548 dekar alanda, 2024 yılında, yaklaşık 24 ton sofralık zeytin üretimi gerçekleştiği bildirilmiştir. Samsun’un 19 Mayıs ilçesinde Zeytin Yetiştiriciliğini Geliştirme Projesi kapsamında yapılan toplantıda “önümüzdeki 7 yıl içinde zeytin üretim rakamlarının katlanarak artmasının beklendiği beyan edilmiştir. Bütün bu gelişmeler yolun başında olduğumuzu fakat başarabileceğimize dair önemli verilerdir.
Konuya Zeytinlik Mahallesi örneğinden başlamıştık. Bu mahallemize ait alanlarda endüstriyel anlamda zeytincilik yapılabilir mi? Bilmiyorum çünkü kentsel dönüşümde benim dikkat çektiğim bu konunun planlamaya dahil olduğunu sanmıyorum. Yani Zeytinlik bu mahallemiz için sadece kuru bir isim olarak kalacak gibi duruyor. Peki, buradan hareketle bir zeytincilik akımı oluşturulamaz mı? Bence pekâlâ bu durum hayata geçirilebilir ve endüstriyel olarak da gelir kapısına dönüştürülebilir. Böylece hem doğaya katkıda bulunulmuş olur hem de yeni bir ekonomik gelir kapısı kazanılmış olur. Bunun için öncelikle olmaz, yapılamaz önyargılarımızdan kurtulmamız gerekiyor.
Samsun kamuoyu tarafından ve bu önerim ne kadar kale alınır bilemiyorum ama ben bu konunun takipçisi olmakta ve yetkili birimlere ulaşma noktasında kararlıyım. Şunu biliyorum ki Zeytin tarımı yapılabilirliği açısından Samsun ili elverişli alanlara sahiptir. Zeytincilik için başlıca faktörler: topografya (rakım, arazı yapısı), iklim (Karadeniz etkisi), toprak PH ve mikro-iklim koşulları önem arz etmektedir.
Samsun’da bunun için 100-350 rakım aralığı ve engebeli araziler özellikle uygun alanlardır. Dikilecek zeytin türleriyle ilgili olarak ise özellikle yerel çeşitlerin genetiğinin korunmasının önemli: olduğunu düşünüyorum ve Samsun tuzlusu ve Samsun yağlısı gibi çeşitlerin üretiminin isabetli bir karar olacağını savunuyorum. Bu yönde atılacak bütün adımlar, neticede özellikle yöresel tarım, tarımsal gelir çeşitliliği ve coğrafi işaret açısından da ileri dönemde Samsun tarımına daha da değer katacak sosyal ve ekonomik değerlerdir.
Bütün bunlar yapılırken, eski dönemlerin hatırına Zeytinlik Mahallesi’nde yapılacak kentsel dönüşümde; bu yönde simgesel de olsa bir düzenleme yapılırsa çok güzel olur diye düşünüyorum.
Bu sebeple, buradan yetkililere seslenmek istiyorum: Lütfen, Samsun’un tarihsel sürecinden miras kalan değerlerine sahip çıkın! Ben bir vatandaş olarak bu konuyu ilgili makamlara iletmekte ve bu düşüncelerimin Samsun adına ehemmiyeti yüksek bir öneriye dönüşmesi adına gereken adımları atacağımı buradan ilan ediyorum. Güzel Samsun’umuzun yeşilliklerine zeytin ağaçlarının yeşilliğinin de katılması temennisiyle, yetkililerden de bu konuda önyargısız olmalarını ve ümitvar adımlar atma konusunda birlikte yürümeye istekli olmalarını rica ederek, esenlikler diliyorum.








































İnsan düşünür böyle büyük bir kara verirken bir düşünür. Neyi feda ediyorum? Niçin feda ediyorum? Diye. Güzelim zeytin ağaçlarını, beton yığınına döndürürken acaba hiç düşündüler mi? Seçtikleri bölgenin heyelan bölgesi olduğunu, bu gün zeytinlik olarak kalsaydı, dediğiniz gibi zeytin ve zeytin ürünlerinden bahsedebilirdik. Şehrimiz içinde tarımsal değer olurdu ama şimdi güvensiz zemin ve hâlâ heyelan bölgesinde kentsel dönüşüm. Beton için doğayı feda ettik şimdi bile bile neyi feda ediyoruz?
Yaşım 60 Kadıköyspor tesislerinin oralar hep zeytinlikti ayazma derdik oralara, şu anda hala birkaç tane mevcut diye biliyorum. Denizden esen rüzgarların ulaşabildiği alanlar kaldımı ki o alanlara zeytin ekelim.
Her güzel şey gibi onuda mahvettik maalesef, umarım kıymetli önerileriniz karşılık bulur.
Tamamen katılıyorum çok güzel anlatmış siniz inşallah anlar lar
Samsun'dan batıya doğru gittikçe eski zeytin ağaçlarının olduğu yerler mevcut şu anda bile. Zeytin mi yoksa sanayi mi ikileminde kalıyoruz genelde. Bu konuda büyük bir düşünürümüzün lafı bile var; "Dağ taş zeytin dolu, biraz zeytin ağacı kesilse ne olur" mealindeydi.
Samsundan ciddi zeytin üretimi yapılırmış, Kırım'a zeytin ihracatı yapacak kadar üstelik. Samsunda tütün ekimi ve üretimi başlaması zeytinin sonunu getirmiş. Zeytinlik, Kadıköy, Karasamsun, İlyasköy gibi yerlerde hala daha tektük eski zeytin ağaçlarından var.
Yıllarım zeytinlik mahallesnde geçti. Dedemler anlatırdı hep buralar zeytinlikti diye. İnşallah dediğiniz gibi yaparlar neden samsununda kendine özgü özel tadları olmasın
Sadece Samsun değil bütün ülkede bu konuda seferberlik ilan edilmesi gerekli,sadece zeytinle kalmamalı unutulan diğer bitki türleri için de uygulanması gerekli diye düşünüyorum.
Ben 53 yaşındayım, bizim çocuğumuzda Zeytinlik Mahallesi'nde yol kenarlarında, boş arazilerde ve birçok alanda zeytin ağaçları vardı.
Zafer hocam, düşüncelerinizi çok güzel kaleme almışsınız. Allah razı olsun. Verimli topraklar üzerinde beton binalar cirit atarken ve bizde bu çarkın içinde iken şu aşamada zor görünüyor. Keşke herşey dediğiniz gibi olsa Keşke
Tarımı çeşitlendirmede şehre güzel bir katkısı olabilir. Belirttiğiniz için teşekkürler
Gastronomi turizmi, bölgesel tarımla buluşmalı, yerel ürünlerimize sahip çıkıp ve üretimlerini artırmalıyız. Zeytin ve zeytinyağını (sıvı altını) sofralarımızda sağlığımız için değerlendirmeli, tezgahlardaki fiyat performanslarıyla değil!