Gazze'ye eminim, gereken yapılmıştır ama Filistinli doktor, isyan etmiş
Filistinli doktor, isyan etmiş..
Sayın Tayyip bey "Tüm firmalarınız İsrail’e
erzak, BOTAŞ, petrol AKP’li bir çok firmanız
ihracata devam ederken, bize Gazze’ye
bir şişe su bile göndermediniz, neden yalan konuşuyorsunuz
Bizler müslüman değil miyiz"
"O size verilen, Yahudi cesaret madalyasını
neden iade etmediniz. Ülkenizde başka konuşuyor
İcraatlarınız, neden burada uygulanmıyor
Çocuklarımız katledildi
Hiç mi üzülmüyorsunuz
Gemileriniz İsrail’e, neler götürüyor
Bize su yok. Lütfen, dürüst olun" demiş...
Ben doktorun yalancısıyım..
Eminim, gereken yapılmıştır...
Ama duyumlarımda, AKP’li bir firma
İsrail’e, kablo bile gönderiyormuş...
Katili sevmem
Babam olsa, katildir...
Benden değildir...
Siyaseti zaten sevmem
Yanıldık, aldatıldık diyen
Zaten yanılmamış, aldatmıştır..
Aklın yolu bir,
Kullanana bin selam









































Erdoğan’ın gazzeye ysptıklarını bir araştırsanız öğrenirdiniz. Özel şirketlere karışamazsın devlet olarak! Kapitalizm işte
Erdoğan'ın, dini referanslarla kitlelerin duygularını harekete geçirirken, aynı zamanda bu duyguları pratikte karşılıksız bırakması, inanç istismarı olarak değerlendirilebilir. Örneğin, Peygamber'in "Bir Müslümanı yüzüstü bırakanı Allah da yardımsız bırakır" hadisine atıfta bulunan Dr. Hamad, Erdoğan'ın bu ilkeyi çiğnediğini ima etmektedir Sonuç olarak, Erdoğan'ın Gazze politikası, söylemde mazlumların yanında, eylemde ise seyirci kalan bir tutumu yansıtmaktadır. Bu durum, hem insani hem de dini açıdan ağır bir sorumluluk yüklemekte ve Erdoğan'ı, Gazze'deki zulme ortak olmakla eleştirenlerin sayısını artırmaktadır.errorlamam bu kadar.
Dr. Hamad'ın ifadeleriyle, "Bir şişe su, bir parça ekmek bile ulaştıramadınız" sözü, Erdoğan'ın söylemleriyle eylemleri arasındaki uçurumu gözler önüne sermektedir. Oysa Erdoğan, daha önceki dönemlerde İsrail'e karşı "One Minute" çıkışı gibi sembolik ancak etkili hamlelerle dünya kamuoyunda ses getirmişti. Ancak, Gazze'deki son krizde benzer bir duruş sergilenmemiş, uluslararası hukuk ve insani diplomasi adımları yetersiz kalmıştır. Ayrıca, Erdoğan'ın "İsrail'in katliamlarına sessiz kalmak suça ortak olmaktır" şeklindeki açıklamaları, kendi politikalarının da bir eleştirisi haline gelmiştir. Zira Türkiye, İsrail'in ablukası ve saldırıları altında inleyen Gazze halkına yönelik insani yardımları etkin şekilde ulaştıramamış, diplomatik girişimlerde somut sonuçlar elde edememiştir. Dr. Hamad'ın mektubunda vurguladığı gibi, "Tarih, Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde Gazze'nin katledildiğini ve buna engel olunmadığını yazacaktır".
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Gazze'de yaşanan insanlık trajedisi karşısındaki tutumu, özellikle Filistinli doktor Dr. Sahr Hamad'ın mektubunda da belirttiği üzere derin bir hayal kırıklığı ve ihanet duygusu yaratmıştır. Erdoğan'ın uluslararası platformlarda yaptığı sert çıkışlara ve İsrail'e yönelik eleştirilere rağmen, pratikte somut adımların atılmaması, Gazze halkının yaşadığı zulme ortak olmak anlamına gelmektedir. Erdoğan, özellikle Müslüman kimliğiyle öne çıkarak, dini duyguları ve insanların vicdani zayıflıklarını kullanmış; Mescid-i Aksa'nın kutsallığı, Filistin davasının meşruiyeti ve mazlumların yanında olma söylemleriyle kitlelerin desteğini almıştır. Ancak, Gazze'deki katliamlar ve insanlık krizi karşısında etkili bir diplomatik veya insani müdahalede bulunmamış, hatta temel ihtiyaçların (su, gıda, ilaç) dahi ulaştırılamamasına seyirci kalmıştır
hükümet sınıfta kalmıştır. filistin doktorun dediği gibi bu katliamlar "sizin" döneminizde yapıldı diye tarih yazacak!!
O doktor kim paylaşın lütfen yazınızda ..Hayata lünpen bkan bayan!
Gazze’deki Filistinli doktor Dr. Sahr Hamad
sana yazdiklarimizi yayinlamiyorlar sende okuyamiyorsun ....VE KENDINI BISEY Saniyooooooosun