Samsun Kent Haber köşe yazarı Musa Uzunkaya, vefat eden Valiler Mustafa Demir ile Alattin Yüksel ve meslektaşı Sadıgül Yıldırım'ı yazdı
Geçtiğimiz hafta içerisinde, 2003-2006 yılları arasında Samsun’da valilik yapan çok kıymetli dostumuz, mütevazi kişiliği ve hizmet adamlığıyla iz bırakan merhum Mustafa Demir Valimizi ebediyete uğurladık. Rabbim mekanını cennet makamını da yüce eylesin.
1941 yılında Mersin’in Silifke ilçesinde dünyaya gelen kıymetli Valimiz, gerek İçişleri Bakanlığı bünyesinde ve gerekse taşrada kaymakam ve vali olarak çok güzel hizmetlere imza atmış, tevazu ve samimiyetiyle gönüllerde taht kurmuş, kıymetli bir dost olarak, daima rahmetle yad edilecektir.
İnançlı muttaki ve hakşinas bir insan olarak kendilerini tanıdık. Aktif siyaset yaptığım ve AK Parti iktidarımızın ilk döneminde, Samsun’da yapılmaya çalışılan tüm hizmetlerde, bir vali olarak güzel destek ve katkıları olmuştur. Bir milletvekili olarak, yapılmasını arzu ettiğimiz hukuki olan her işte, daima öncü olmaya gayret etmiş, hükümetimizin başarısı için elinden gelen çabayı göstermiştir.
84 yaşında aramızdan ayrılan merhum valimize Allah’tan sonsuz rahmet ailesi ve tüm sevenlerine sabr-u metanet diliyorum. Tekrar mekanı cennet olsun.
1950 -doğumlu olan Alaaddin Yüksel valimizi ise, 1994-95 yıllarında ben Trabzon-Akçaabat müftüsü olduğum dönemde, yakinen tanıma fırsatım oldu.
Şöyle ki, Akçaabat’ın bir köyünde tacizle suçlanan bir öğretmenin adliye önünde halkın linç girişimi hadisesi, ilçede büyük çalkantılara sebep olmuş, adliye önü adeta ana baba gününe dönmüş, güvenlik ve kolluk görevlileri, halkı dağıtmakta ciddi zorluklar çekmişti. Aylardan Ramazan, günlerden de Kadir gecesi ve iftara takriben 1 saat kalmış, kalmamıştı. Çok ciddi bir gerilim vardı. İlçe kaymakamı, Trabzon Vali muavini ve Emniyet Müdür muavini yaptıkları konuşmalarla, toplumu yatıştıramadı ve dağıtmakta da, maalesef başarılı olamadılar. Bu sefer benim topluma bir şeyler söylemem istendi. Adliye önünde, halkın manevi duygularına tercüman olup, Kadir Gecesinin faziletine halel getirmeyecek bir olgunluk içerisinde, cemaatin dağılmasının gerektiğini, iftarı müteakip camilerimizde coşkuyla Kadir gecemizi idrak edeceğimizi, bu işin hukuki ve adli boyutunun devlet tarafından ve adalet içerisinde, çözümleneceğini uygun bir lisanda anlatarak kalabalığın dağılmasına vesile olduk.
Ertesi gün sayın vali Alaaddin Yüksel bey beni telefonla arayıp tebrik ve teşekkür ederek makama çağırdı. Ciddi bir facianın önüne geçilmesine sağladığımız katkıdan dolayı, bize şükranlarını ifade ettiler. Zaman zaman bir kısım resmi programlarda bir araya gelmişliğimiz ve bana duyduğu özel bir saygı ve sevgiyi esirgemediğini gördüm. Aynı yılın, yani 1995’in, 24 Aralık ayında milletvekili olarak seçilmemde, beni arayıp tebrik eden velilerimizden birisi olmuş, 1996 yılında Emniyet Genel Müdürlüğü görevine getirildikten sonra da, Ankara özelinde ve kendi hizmet alanında, çok ciddi temaslarımız olmuştur.
Özellikle yerli silah üretiminin teşviki, emniyet ve güvenlik ekiplerine yerli silahların verilmesi, ruhsatlı tabancalarda yerli silaha ulaşmada mali kolaylıklar sağlanması gibi, çok ciddi önerileri beraber değerlendirmeye çalıştık. Hatta benim o süreçte hazırladığım Kanun Teklifinde teşkilat olarak kendilerinden çok büyük destek gördüm. Emniyet Genel Müdürlüğünden çok tatsız bir şekilde alınan ve bilahare de, AK PARTİ iktidarlarında çeşitli illerde valilik görevi yapan, hatta Antalya Valisi iken kendilerine vaki ziyaretimde bizzat itiraf ve ifadeleri olarak, Antalya’ya bugüne kadar hiçbir iktidarın veremediği hizmetleri, gerek yerel ve gerekse merkezi idare nezdinde Sayın Tayyip Erdoğan’ın verdiğini, övgüyle bahseden yaklaşımları olmuştu. Balıkesir, İzmir ve en son Ankara Valiliği esnasında da illere programlar gereği gidişlerimde de sık sık ziyaretinde bulunur istişareler ederdik. Kendini yetiştirmiş bir devlet adamıydı.
19 Ekim-2025 Pazar sabahı akciğer sorunlarıyla mücadele eden kıymetli Valimiz emanetini Hakk’a teslim etmiştir. 20 Ekim 2025 pazartesi günü kabrine tevdi edilen merhum valimiz Alaaddin Yüksel Bey’e Cenabı Haktan rahmet, ailesi ve tüm sevenlerine sabırlar diliyorum. Rabbim bütün ölenlerimize rahmet ve mekanlarınıda cennet eylesin. Nihayet bizde sıramızı, bizden önce irtihal edenlerle bir araya geleceğimiz günü bekliyoruz. Allah istikamet üzere bir hayat yaşayıp iman ve salih amelle huzuruna varmayı, her birimize nasip eylesin.
Bu arada, kısa cümlelerle geçiştirilmeyecek kadar çok kıymetli bir dostum ve ağabeyim meslektaşım, siyaset yaptığımız dönemlerde mesai arkadaşım muhterem hocamız Sadıgül Yıldırım'ın da ölüm haberini üzülerek almış oldum.
Çok kıymetli bir dost ve mütevazi bir kardeşimizdi. Samsun İmam Hatip Lisesi'nde uzun yıllar, hocalık yapan ve emeklilik döneminde de, inandığı davasına siyaset zemininde katkı sağlayan, merhum hocamıza Cenabı Hak’tan rahmet, başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine ve hususan talebelerine sabırlar niyaz ediyorum. Her birerlerinin ruhları şad makamları cennet olsun.
Birer fatiha istirhamıyla..
Allah’a emanet olunuz..








































