Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, 3 tip siyasetçi profili ile ilgili yazdığı köşe yazısında, "Bir insan neden siyaset yapmayı büyük bir iştahla ister?" diyerek 3 sebebi yazdı.
Değerli dostlar, dürüstlük, ahlak, iman, edep ve terbiye gibi kavramlar, dünyayı yönetmekte olan siyaset kurumunun ana omurgası olmadıkça, başarının hayırlısından söz etmek mümkün değildir. Bir insan neden siyaset yapmayı büyük bir iştahla ister? Bu sorunun üç cevabı vardır.
1. Vatanını ve milletini çok seviyordur ve bu uğurda bir adanmışlık ruhu, bilinci ve inancı ile samimi ve fedakarca çalışmak arzusu ile kalbi çarpıyordur.
2. Sosyal alanda kendini ifade etme biçimi olarak siyaset yapma arzusu ortaya çıkar. Siyaset vasıtası ile toplumda bir yer edinme, tutunma, fikirlerini ortaya koyma (?), ilgi çekme ve sosyal statü kazanma arzularını tatmin amacı taşır.
3. Kişisel veya grup menfaati hesabı ile siyaset yapma arzusudur. Bu amaçla siyaset yapan insanların bir milli ideali ve ulvi bir duruşları olmayıp sadece menfaatleri peşinde koşarlar. Bu ise onların içinde bulunduğu siyasi partiyi sürekli kemirir, törpüler ve yok oluşa giden yolda ciddi bir olumsuz katkı sağlarlar. Halkın gözünde ise değerlerini yetirinceye kadar menfaat elde etmeye çalışırlar.
Üçüncü tip siyasetçiler, siyaseten bir yerlere yükselmek, menfaat sağlamak ve benzeri amaçlar için her boyaya girerler. Siyasi yatırım amacıyla insan ilişkileri geliştirirler. Bu tip siyasetçileri toplum anlar ve bilir. Ancak bu tip siyasetçiler de içinde bulunduğu toplumun bir tür yansıması olarak da görülebilir. Yazımızın başında saydığımız ahlak ve iman vb. değerlerini yitiren toplumlar kaybetmeye mahkumdur.
Bir toplumun insani ve ahlaki değerlerini yitirmesi kazanmasından daha kolaydır.
İnsanın aç gözlülüğü, bencilliği ve cimriliği üçüncü tip insanların itibarını yükseltir. Oysa Allah insanlara sayısız nimetler vermiştir. Bir siyasetçi bu durumu İstanbul özelinde şöyle ifade etmektedir.
"İstanbul nimet nimet" aslında kainat nimetlerle doludur. Aç gözlü, bencil, cimri, hak yiyen ve değersiz dünyanın geçici ve çok kısa vadeli menfaatleri için civata olmaya gerek yoktur. Sahip olduklarımızın ne kadar da çok değerli olduğunun farkında olmadan yaşıyoruz.
İnsan, sayısını merak edip kendisine bahşedilen nimetleri saymaya kalksa ömrü yetmez.
Ama der ki:
-Neyim var ki benim, tamtakır, kuru bakırım:
"Allah'ın nimetlerini saymaya kalksanız, onu sayamazsınız."
Nahl suresi-18
Genellikle dünyaya tapan insanlar üçüncü tip insanlardan çıkar. Dünya malı için ahiretini kaybetmek ne kötü bir kayıptır.









































tam bir takiye uzmanısınız. 2 tip gazeteci vardır. birincisi yalan söyleyenler. ikincisi gerçekleri yazanlar. bilin bakalım siz hangisisiniz.