Samsun Kent Haber köşe yazarı Temel Armutçu, toplumların gerçek felaketinin ekonomik çöküntü değil, ahlaki çöküntü olduğunu yazdığı köşe yazısında "Bugün ülkemizde ne yazık ki bu sessiz çöküşü hep beraber yaşıyoruz. Uyuşturucu bir salgın gibi yayılıyor; kumar, bahis, sanal oyunlar genç beyinleri teslim alıyor. Fuhuş, ahlaksızlık ve rüşvet, ne yazık ki kimi çevrelerde sıradan birer alışkanlık haline gelmiş durumda" dedi.
GERÇEK FELAKET EKENOMİK ÇÖKÜNTÜ DEĞİL, AHLAKİ ÇÖKÜNTÜDÜR
Tarihin sayfalarını araladığımızda görürüz: Dünya nice kez ekonomik yıkımlar, savaşlar, kıtlıklar ve salgınlarla sarsılmıştır. Kimi dönemlerde insanlık “artık bitti” dendiğinde, bir yerlerden yeniden dirilmiş, yeniden üretmiş, yeniden yükselmiştir. Çünkü ekonomi, çalışkan ellerin, sabırlı akılların, doğru liderliğin elinde bugün olmasa yarın mutlaka toparlanır. Fakat bir şey var ki; yıkıldı mı, kolay kolay düzelmez; O da ahlaktır!
Toplumların gerçek felaketi ekonomik değil, ahlaki çöküştür. Çünkü para kaybolduğunda yeniden kazanılır ama ahlak yitirildiğinde nesiller de yok olur. Bugün ülkemizde ne yazık ki bu sessiz çöküşü hep beraber yaşıyoruz. Uyuşturucu bir salgın gibi yayılıyor; kumar, bahis, sanal oyunlar genç beyinleri teslim alıyor. Fuhuş, ahlaksızlık ve rüşvet, ne yazık ki kimi çevrelerde sıradan birer alışkanlık haline gelmiş durumda. Artık bu karanlık ağlara düşenlerin yaşları 10’a, 12’ye kadar indi. Çocuklarımız ellerimizden sökülüp alınırken biz sadece ekranlara boş boş bakıyoruz.
Dahil olduğumuz bu süreç bir ekonomik kriz değil; bu bir vicdanın çöküşüdür. Bir milletin kalbi olan aile parçalanıyorsa, okul eğitemiyorsa, medya kirletiyorsa ve toplum buna alışıyorsa, ülkenin ekonomisi değil, ahlakı iflas etmiştir. Tarihte nice kavimler topraklarını, saraylarını, servetlerini değil, önce vicdanlarını kaybettikleri için helak olmuşlardır. Tüm dinlerin öğretilerinde İlahi bir ceza olan helak malesef ekonomik değil ahlaki çöküntüler sebebiyle tecelli ettiğini beyan eder.
Bugün bu topraklar da o teglikeli kıyılara yaklaşmış durumda. Uyuşturucu tuzağına düşen bir genç sadece kendini değil; ailesini, toplumunu, geleceğini de kaybediyor. Kumar masasında kaybedilen sadece para değil, onur. Ve bu gidişatı tersine çevirecek tek güç; ne yasa, ne sistem, ne politika, sadece ahlaktır, milli vicdandır.
Artık hep birlikte dönüp kendimize sormamız gerekiyor: Çocuklarımızın ellerinden fuhşiyat ve kirli dünyaları özendiren tabletleri alıp ahlakı ve maneviyatı güçlendiren merhameti, inancı verebiliyor muyuz? Veremiyorsak ve haksızlığa susarken hangi yüzle “ahlaklı nesil” diye slogan atıyoruz?
Bir ülke yolsuzlukla, rüşvetle, uyuşturucuyla kirlenirse, hiçbir ekonomik büyüme onu kurtaramaz. Zenginliğin değil, vicdanın milli gelir olduğu bir döneme geri dönmeliyiz. Çünkü tarih bize şunu öğretmiştir: Para biter, üretim durur, ekonomi çöker, epsi yeniden yapılır. Ama ahlak çöktüğünde, o milletin adı tarihin sayfalarına sadece “artık yok” diye yazılır.
Bugün bu yazının uyarısı budur. Uyanalım. Çünkü kaybeden ekonomi değil, insanlığımızdır. Ve unutmayalım, ahlakı kaybeden bir toplumun geleceğini hiçbir büyüme grafiği, hiçbir faiz indirimi, hiçbir reform kurtaramaz. Asıl reform, yeniden insan olmaktan, yeniden vicdanı hatırlamaktan geçer.









































Ak parti olmasa toplumun durumu daha kötü idi. AKP sayesinde bir nebze toplum düzgün. Zamanında İHL yasakken AKP iktidarında İHL yaygınlaştı. İnadına Erdoğan inadına AKP
tam bir garabetsin. bütün bunların tek sebebi akp. ihl yaygınlkaşsa ne olur yaygınlaşmasa ne olur eğitim yok ahlak yok. geç bak okullara neler dönüyor. neyse savcısının başka şirketten maaş aldığı bir ülke bitmiş demektir. anayasa mahkemesi kararını tanımayan alt mahkemeler ülkenin çivisini çıkarmış demektir. dönün bakın etrafınıza ne kadar alkolik keş varsa hep iktidara yakın. allah büyüktür. hz alinin ne güzel lafı vardır bilirmisin? zalimin neden azdığı ile ilgili. ben yazmıyorum sen araştır.
Aklı olan kendi durumuna bakacak. Eğer kendi durumunda sorun yoksa eyvallah. Ama sağında solunda bu yapılanların biri yaşanıyorsa durup düşünecek. Teşekkür yazara...