Samsun Kent Haber köşe yazarı Temel Armutçu, otobüs, minibüs ve tur araçlarında yaşanan ihmalkarlıkları ve denetim eksikliklerini yazdı.
Dünyanın her yerinde, tıpkı ülkemizde olduğu gibi, toplu taşımada yer alan otobüs, minibüs ve tur araçlarında meydana gelen yangınlar büyük maddi kayıplara sebep olduğu gibi, malesef can kayıplarına da mal oluyor. Çoğu zaman bir kablonun şase yapması, dikkatsizlik sonucu bırakılan bir sigara izmariti ya da küçük bir teknik arıza, saniyeler içinde faciaya dönüşebiliyor.
Oysa dünya artık teknolojide, zirveye ulaşmış. Robotlar, insan benzeri reflekslerle çalışabiliyor, uzaydan yönetilen insansız savaş araçları hedefini kilometrelerce öteden vurabiliyor, yapay zeka hayatın her alanına girmiş durumda. Peki, insan hayatının en kırılgan olduğu toplu taşımada, bu teknolojik ilerlemeden neden faydalanılmıyor? Neden hala araçlarda standart bir yangın tertibatı zorunlu değil?
Bugün bir sürücüye kemer takmadı diye, anında cezai işlem uygulanıyor. Ancak bir otobüsün, içinde onlarca insan varken yangın söndürme sistemlerinin çalışıp çalışmadığı denetlenmiyor. Bu, trafikteki en büyük çelişkilerden biri değilde nedir? Şoför kemer takmadı diye, ceza kesilir ama otobüsün elektrik hattı mekaniği, kablo düzeni, yakıt hattı, yangın söndürme ekipmanları gözden kaçırılır. Oysa bir kemer, bir canı kurtarır, ama küçücük bir ihmal onlarca cana mal olur.
Şimdi araç sahipleri 'iş çıkarma başımıza zaten geçinemiyoruz, her gün ceza geliyor' diyebilir. Evet, ekmek parası çok zor kazanılıyor, ancak mesele sadece ekonomi değil, mesele hayat. Hangi para, bir insana; hatta bir çocuğa, bir annenin, bir gencin hayatına denk düşer?
İstatistikler incelendiğinde her yıl sadece, Türkiye’de onlarca otobüs yangını yaşandığı görülüyor. Dünya genelinde bu oran korkunç bir seviyede. Çoğu olayda neden hep aynı! Teknik ihmal, denetimsizlik, dikkatsizlik.
Dün bir turizm otobüsünde çıkan yangın haberini duyunca ülke olarak hepimizin yüreği ağzına geldi. Neyseki şans eseri can kaybı yaşanmadan atlatıldı. Ancak araç hareket halinde olsa, şoförün elinde çalışır bir yangın tüpü olmasa, belki bugün onlarca aile yasa boğulacaktı. O yüzden diyorum ki, hadi dünya teknolojisi yangın uyarı ve söndürme ekipmanları çok pahalı ve uygulanılamıyor. Ama en azından yangın tüpleri olmalı ve sürekli sürekli kontrol edilmelidir.
Hatta araçlarda mümkünse yedek bir sistem bulunmalı, küçük bir yangın dolabı misali, ek güvenlik alternatifi olmalıdır diyorum. Ve dahi trafik denetimlerinde kemere ve telefon kullanılımına duyulan hassasiyet yerini yangına sebebiyet verecek ekipmanların kontrolüne bırakılmalı diyorum.
Şoförlerimiz, hostlarımız, hosteslerimiz...
Sizler savaşlarda hudutlarda sınırlarımızı koruyan birer asker güvenlik görevlisi gibisiniz. Çünkü araçlarda oturan herkesin canı sizin sorumluluğunuzda.
Lütfen yola çıkmadan önce sadece motor, yakıt, lastik basıncı değil; kablolar, sigorta düzenekleri, yangın sistemi, ışıklandırma gibi teknik unsurları da mutlaka kontrol edin. Müşterinizin konforunu sağlamak elbette önemlidir, lakin öncelik her zaman güvenlik olmalıdır.
Tedbir bizden, takdir Allah’tan. Unutmayalım, bir anlık kontrol, onlarca hayatın can sigortasıdır.
Şoför direksiyona geçtiğinde sadece direksiyonu tutmaz, onlarca canın kaderini de eline alır. Bu sorumluluk hem vicdani hem insani bir yükümlülüktür.
Ve her birimiz, o insanların sağ salim evlerine ulaşması için elinden geleni yapmak zorundadır.
Yola çıkmadan önce bir dakikalık kontrol, bir ömürlük fark yaratır...









































Haftanın 3 günü jandarma bölge trafik,ilce trafik,ilce jandarma trafik tarafindan 19 mayis denetleniyor.Bilgiyi doğru paylaşın,zaten denetlenmekten bıktık birde denetleme yok demeyin lutfen
Tespitiniz ve çözüm öneriniz için teşekkürler.Kaleminize sağlık