22 Eylül 2020 Salı

SP SAMSUN İL BAŞKANI TEMEL ARMUTÇU'DAN SURİYELİLERLE İLGİLİ FLAŞ AÇIKLAMA

SP Samsun İl Başkanı Temel Armutçu'dan Suriyelilerle ilgili flaş açıklama

Saadet Partisi(SP) Samsun İl Başkanı temel Armutçu, Suriyelilerle ilgili yaptığı flaş açıklamada, "Namaz kılan kardeşlerim gideceğine, kendi ırklarının etlerinden para kazanan deyyuslar gitsin" dedi.

03 Mart 2020 Salı 15:39 SİYASET

Saadet Partisi Samsun İl Başkanı Temel Armutçu, Suriyelilerin gitmesi ile ilgili yaptığı açıklamada çok sert mesajlar verdi.


Açıklamasında "Ne vakit bu kadar gaddar bir toplum olduk" diye soran SP Samsun İl Başkanı Armutçu, "Sorarım size Şehitlerimizin kanının intikamı ne zamandan beri himayemize girenlerden bize sığınanlardan alınır oldu." dedi.

Suriyelilerle ilgili yaptığı açıklamada "Gitmesinler. Kapımızın önünden geçerken yüreklerinde acı ve korku ile boynu bükük sessizce acep ne derler endişesine rağmen selam veren Abdullah abiler Mahmut dedeler gitmesin." diyen Saadet Partisi Samsun İl Başkanı Temel Armutçu,  "Kendi ırkından soyundan akrabasından faydalanmak için 200 TL'lik evleri 500 TL'ye kiraya veren emlakçının beslemeleri gitsin. Köşe başlarında kendi ırklarının etlerinden para kazanan deyyuslar gitsin. Kendi ırklarını suç örgütlerine peşkeş çeken 3 kuruşa kendi kardeşini pis işlerine alet eden psikopatlar gitsin." açıklaması yaptı.

Saadet Partisi Samsun İl Başkanı Temel Armutçu Suriyelilerle ilgili yaptığı açıklamada şunları dile getirdi.
"Tamam gitsinler ama vicdanlarımızı götürmesinler. Peki suçlu kim? Biz miyiz onlar mı? Onlar bir umudun peşine takılıp geldiler. Onlar bebekti bezi yoktu. Annesinin sütü yok. Evinde sobası yoktu. Tenceresinde aşı yok. Ekmeğini bilmem kaç km. öteden bir fırıncının kapı önüne bir dolabın içerisine koyduğu kalan ekmeklerin kendine kalan parçalarının nöbetindeydi; belki 5 bilemedin 7 yaşındaki Zehra. Peki soruyorum size; hangi birinizin Zehrasını bir ekmek için nöbet tutturdunuz fırıncı Sebahattin dedenin kapı köşesinde.  Dillerinde Muhammed, Allah... Çünkü bildikleri ortak tek kelime, bizlere tutunmak küçücük bir ilgi amaçlı kurdukları iki ortak kelime... İkinci el eşyalarını mı kıskandık acaba? pazar köşelerinden çöp toplayıcılarımızın bile toplayıp çöp arabalarına attıkları meyve sebze artıklarını mı? Yok ya da sokakta bağıra bağıra belki de umutsuzluklarını yalnızlıklarını geçmişte bıraktıkları ölülerini biraz olsun unutmak adına birbirleriyle olan konuşmalarını mı? Yine sorarım size 20 TL yevmiye ile o soğuk kış günlerinde inşaatlarda çimento, mermer, petek moloz taşıyan yetim ve öksüz Ali'yi mi? Yok ya da arabaya, dolmuşa verecek parası olmayan minik bebeğini ateşler içinde hastahaneye kilometrelerce kucağında taşıyan babayı mı kıskandık? Bodrum katında farelerin dahi umut kestiği sıvası dökük rutubet kokulu 1 oda 1 mutfak 2 göz odunluğu mu kıskandık? Tamam gitsinler. kendi ırkından soyundan akrabasından faydalanmak için 200 TL'lik evleri 500 tl ye kiraya veren emlakçının beslemeleri gitsin. Tamam gitsinler. köşe başlarında kendi ırklarının etlerinden para kazanan deyyuslar gitsin. Tamam gitsinler. kendi ırklarını suç örgütlerine peşkeş çeken 3 kuruşa kendi kardeşini pis işlerine alet eden psikopatlar gitsin. Ama gitmesinler. Ayağında ikinci elden aldıkları yırtık boyasız ayakkabısıyla kapımıza bir ekmek için utana sıkıla gelen Ayşeler Ahmetler gitmesin. Gitmesinler. Kapımızın önünden geçerken yüreklerinde acı ve korku ile boynu bükük sessizce acep ne derler endişesine rağmen selam veren Abdullah abiler Mahmut dedeler gitmesin. Gitmesinler.  O çıplak ayaklarıyla seccadesiz mermer üstünde cuma'ya gelip bizle beraber saf tutup namaz kılan müslüman kardeşlerim gitmesinler.  Kalemi kırık silgisi yenmiş defterinin yaprakları yırtık belki de kendisinin ve ailesinin kaderini değistirmek hayali ile zor bela okula giden Zehralar kadirler gitmesin. Ne vakit bu kadar gaddar bir toplum olduk... ihaneti yapanlar Hans, bizler hesap sormak için Hassan'ın çürük tahtadan kapısına çöküyoruz. Zulmünden kaçıp sığındıkları zulmedenlerin yaptıkları günahlar ve kötülükler için zulmünün karşılığını intikamını o zulümden kaçanlardan sormak nereden öğretildi bize... Sorarım size Şehitlerimizin kanının intikamı ne zamandan beri himayemize girenlerden bize sığınanlardan alınır oldu. Üzülüyor kahroluyorum... ve  kendimden utanıyorum; kanatlarının koparılıp özgürlüğü yakalayabilecek mi düşüncesiyle kedi önüne atılan bir güvercinin kedi tarafından parçalanmasını doğa kanunu gibi seyirciliğini yapan bir toplumun ferdi durumuna düşürülmekten utanıyorum... Allah bize şuur nasip etsin... çürüyen kaybolan vicdanlarımızı geri versin diye de dua ediyorum."

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

DİĞER HABERLER

SONRAKİ HABER

Mustafa Demir'den Samsun içme suyu ile ilgili önemli açıklama

Mustafa Demir'den Samsun içme suyu ile ilgili önemli açıklama