Samsun'da eski Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci, CHP'nin içine düşürüldüğü durumu ve çıkış yolu ile ilgili fikirlerini paylaştı.
CHP'de mutlak butlan kararı sonrası yaşanan tartışmaların yalnızca bir partinin iç meselesi olarak görülmemesi gerektiğini, CHP'nin Türkiye'nin en eski siyasi kurumu olduğunu belirten Cemil Deveci, CHP'nin temel sorununun yalnızca liderlik meselesi olmadığını vurguladı.
Eski Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci, son dönemde CHP'nin içine sürüklendiği tabloyla ilgili yazdığı yazıda, "Son dönemde CHP'nin içine sürüklendiği tabloya bakıldığında iki farklı değerlendirme öne çıkmaktadır. Birinci görüş, partinin dışarıdan gelen siyasi ve hukuki baskılar nedeniyle zor bir süreçten geçtiğini savunmaktadır. İkinci görüş ise asıl sorunun parti içindeki yönetim anlayışı, liderlik rekabetleri ve kurumsal eksikliklerden kaynaklandığını ileri sürmektedir. Gerçekte bu iki değerlendirme birbirini dışlamamaktadır. Güçlü kurumlar dış baskılara karşı daha dayanıklı olurken, iç çekişmeler de dış müdahaleleri kolaylaştırmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisinin içine düştüğü durum, demokratik siyaset dışı yollara sapılması nedeniyledir. Buradan çıkmak için ortak akılla iş birliği yapması daha ülke ve parti yararına olacaktır." dedi.
Cemil Deveci, CHP'de yaşananlar ve CHP'nin içine düşürüldüğü durum ve çıkış yolu ile ilgili şunları dile getirdi:- CHP'nin İçine Düşürüldüğü Durum ve Çıkış YoluDemokratik rejimlerde siyasi partiler, yalnızca seçim kazanmak için değil; toplumun geleceğine dair umut üretmek için de vardır; toplumun taleplerini siyasal sisteme taşıyan, yurttaşları örgütleyen ve devlet ile toplum arasında köprü kuran kurumlardır. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin yaşadığı tartışmalar, yalnızca bir partinin iç meselesi olarak görülemez. Çünkü CHP, Türkiye'nin en eski siyasi kurumu ve ana muhalefet partisidir. Onun gücü ya da zayıflığı, doğrudan demokrasinin kalitesini de etkiler.Son dönemde CHP'nin içine sürüklendiği tabloya bakıldığında iki farklı değerlendirme öne çıkmaktadır. Birinci görüş, partinin dışarıdan gelen siyasi ve hukuki baskılar nedeniyle zor bir süreçten geçtiğini savunmaktadır. İkinci görüş ise asıl sorunun parti içindeki yönetim anlayışı, liderlik rekabetleri ve kurumsal eksikliklerden kaynaklandığını ileri sürmektedir.Gerçekte bu iki değerlendirme birbirini dışlamamaktadır. Güçlü kurumlar dış baskılara karşı daha dayanıklı olurken, iç çekişmeler de dış müdahaleleri kolaylaştırmaktadır. Partinin üye yapısı, Belediye Başkanlarının yerel yönetimlerden aldıkları güçle parti yönetimine müdahale etmeleri, üye iradesinin ilkeli, demokratik siyaset zemininden çıkarılmasına neden olmuştur. Parti içi demokrasi zedelenmiş, üye/delege iradesi sakatlanmış en azından üzerine kuşku-şaibe şalı örtülmüştür. Cumhuriyet Halk Partisinin içine düştüğü durum, demokratik siyaset dışı yollara sapılması nedeniyledir. Buradan çıkmak için ortak akılla iş birliği yapması daha ülke ve parti yararına olacaktır.Avrupalı siyaset uzmanlarının CHP hakkında yaptığı değerlendirmelerde dikkat çeken ortak nokta, özet olarak; ‘CHP uzun yıllar boyunca seçim kazanmaya odaklanmış, ancak toplumun geniş kesimlerine hitap eden yeni bir siyasal hikâye oluşturmakta zorlanmıştır. Yerel yönetimlerde elde edilen başarılar önemli olmakla birlikte, seçmen yalnızca hizmet değil aynı zamanda gelecek vizyonu da görmek istemektedir’ denilmektedir.Bugün CHP'nin temel sorunu yalnızca liderlik meselesi değildir. Asıl sorun, parti programı ile toplumun beklentileri arasındaki ilişkinin yeterince güçlü kurulamamasıdır. Seçmen artık yalnızca iktidarın yanlışlarını duymak istememekte; eğitimde, sağlıkta, ekonomide, sanayide, teknolojide, hukukta ve dış politikada somut bir gelecek projesi görmek istemektedir.Peki çıkış yolu nedir?Birinci olarak, parti içi demokrasi güçlendirilmelidir. Farklı görüşler tehdit değil; zenginlik olarak görülmelidir. Güçlü partiler, farklı sesleri susturan değil; onları ortak hedefte buluşturan partilerdir.İkinci olarak, CHP bir kimlik tartışması yürütmek yerine bir gelecek programı oluşturmalıdır. Seçmenler ideolojik tartışmalardan çok hayat standartlarının nasıl yükseleceğiyle ilgilenmektedir.Üçüncü olarak, yerel yönetimler parti içi tartışmalardan arınarak başarıya odaklanmalı ve başarıları ulusal kalkınma programına dönüştürülmelidir. Belediyelerde uygulanan başarılı sosyal politikalar, üretim projeleri ve dayanışma modelleri Türkiye vizyonunun parçası haline getirilmelidir.Dördüncü olarak, parti yalnızca kendi seçmenine değil; kendisine oy vermeyen kesimlere de hitap etmelidir. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu şey kutuplaşmanın derinleşmesi değil, ortak vatandaşlık bilincinin güçlenmesidir.Beşinci olarak, CHP'nin temel hedefi iktidarı değiştirmekten önce siyaset anlayışını değiştirmek olmalıdır; kalıcı başarılar kişiler üzerine değil kurumlar üzerine inşa edilir. Çünkü iktidar, demokratik devlet kurumlarıyla birlikte inşa edilir ve sürdürülür.Sonuç olarak, CHP'nin bugün karşı karşıya bulunduğu sorunlar yalnızca bir kriz değil; aynı zamanda bir yeniden yapılanma fırsatıdır. Eğer parti bu süreci kişisel hesaplaşmaların ötesine taşıyabilir, demokratik kurumsallaşmayı güçlendirebilir ve Türkiye'nin geleceğine dair güçlü bir vizyon ortaya koyabilirse, yalnızca kendi geleceğini değil, Türk demokrasisinin geleceğini de olumlu yönde etkileyebilir.Siyasi partiler gelir geçer; ancak demokrasi kalıcıdır. Bu nedenle mesele CHP'nin kazanması ya da kaybetmesi değil; ülkenin daha güçlü, sürdürülebilir demokratik düzene kavuşabilmesi için Türkiye’nin kurucu partisi olarak, örgütlü, dayanıklı kurumsal kimliğini korumalı ve yaşatmalıdır.
maaşlar çok yüksek maaşlar düşürülmeli. acil olarak yapılmalı.
Hey gidi cemil başkan sen den sonra ne maaşlar düzgun ödendi nede yeni yapılan 2026 yılını %1 lik sözleşme si işcileri memnun etti Dünyada hangi belediye işcisine %1 zam verir başkanım en azından bunun izahı varmı
Seni munla arıyoruz Başkanım
Senden sonra Atakum CHP belediyesi bitik başkanım acı gerçek böyle
senden sonra maaş alamaz duruma geldik halen içerde 3 maaş 2 bayram ikramiyesi var ama para yok deniyor başkanım, belediyelerde mutlak butlan olrsa seni aramızdan görmekten ziyadesiyle mutlu oluruz
Biz maaş alamazken sen ikramiyeyemi takıldın be lawrarence bu ayıp da sana
ikramiye ne? ikramiye olayı kalkmalı. böyle bir soygun olamaz. ayrıca maaşlar çok yüksek acilen düşürülmeli.
Çok güzel ozetlemişsin başkanım senden sonra Atakum belediye hepten perişan hepten sahipsiz kaldı emeklerini inkar eden nankorlere inat Cemil Başkan teşekkür ederim emeklerin icin
DOĞRU SÖYLEMİŞ CEMİL DEVECİ