Dünyagöz Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Selim Demir, PRK, LASIK ve SMILE lazer göz tedavisi ile ilgili bilgiler verdi. Lazer göz tedavisinde iyileşme süresi ne kadar? Dünyagöz Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Selim Demir, lazer göz tedavi yöntemleri ve iyileşme süresi ile ilgili açıklamalarda bulundu.
Dünyagöz Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Selim Demir, lazer göz tedavisinde ilerleyen teknolojiyle birlikte hasta iyileşme sürelerinin çok kısaldığını açıkladı.Doç. Dr. Demir, lazerle göz tedavisinin gözlük ve lens kullanımına tamamen son vermek için etkili bir tedavi yöntemi olduğunu belirterek, PRK, LASIK ve SMILE lazer göz tedavisi hakkında bilgiler verdi. Lazer göz tedavileri ile ilgili merak edilen iyileşme süresi ile ilgili de konuşan Dünyagöz Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Selim Demir, "Lazer tedavileri sonrasında günler süren iyileşme süreleri, günümüz tedavileri sayesinde artık saatler hatta dakikalar içerisinde mümkün olmaktadır. Tedavinin ardından aynı gün akşam görme netleşmeye başlamakta, ertesi gün ise normal yaşama devam edilebilmektedir. Birçok hasta öğlen tedavilerini olup aynı akşam sosyalleşebilmektedir. Bu, günümüzde teknolojiyle birlikte gelen çok önemli bir olaydır" dedi.
Dünyagöz Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Selim Demir, göz bozukluklarının düzeltilmesinde yaklaşık 30 yıldır lazer tedavilerinin uygulandığına dikkat çektiği açıklamasında "Bugün gelinen, noktada lazerle kırma kusurlarının düzeltilmesi tedavisi, gözlük ve lens kullanımına tamamen son vermek için etkili tedavi yöntemidir. Eski yöntemler uygulandığında günlük yaşama dönmek günler sürerken, güncel tedavi yöntemleri sayesinde hastalar artık saatler içerisinde günlük yaşamına dönebiliyor" diye konuştu.Kırma kusurlarının görülme sıklığı artıyorÖzellikle kırma kusurlarından miyopi ve astigmatizmanın görülme sıklığının giderek artığı konusunda uyarıda bulunan Dünyagöz Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Selim Demir, "İnsanların kapalı ofis ortamlarda vakit geçirme süresinin artması, dış ortam aktivitesinin azalması ve artan ekranlı araç kullanımı gibi sebeplerden dolayı kırma kusurları daha sık görülüyor. Kırma kusuru nedeni ile gözlük ya da kontak lens kullanan kişiler sıklıkla göz hastalıkları uzmanına başvuruyor. Böyle giderse 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun yarısının miyopi hastalığına sahip olacak” diyerek uyarıda bulundu.
Uygun tedaviye hekim karar veriyorGünümüzde kırma kusuru olan hastalara uygulanan 4 tip güncel tedavi yöntemi olduğunu da anlatan Doç. Dr. Selim Demir, bu tedavileri şu şekilde anlattı: “Gözlük, kontak lens, göz içi mercekler ve lazer tedavisi seçenekleri arasından hasta uygun olan tedavi uzman göz hekimi tarafından belirlenir. 18 yaşın altında görme kusuruna sahip hastalara uygulanan en yaygın tedavi, gözlük ve kontak lens kullanımıdır. 18 yaş üstü ise göz içi mercek ve lazer ameliyatı seçeneği değerlendirilmektedir. Bu hasta grubunda hangi tedavi yönteminin uygulanacağına, hastanın yaşı, kaç diyoptri kırma kusurunun olduğu, mesleği, günlük aktivitesi, kornea tabakasının kalınlığı ve anatomisi, gözyaşı eksikliğinin olup olmaması, başka sistemik ya da göz hastalığının varlığı gibi etkenler değerlendirilerek karar verilir. Her hastada tedavi öncesinde bu faktörlerin mutlaka dikkate alınması ve yapılacak tedavinin bu etkenlere göre planlanması gereklidir.”
Üç farklı lazer tedavisi Günümüzde göz kırma kusurlarının lazer ile düzeltilmesinde üç farklı yaklaşımının kullanıldığının altını çizen Doç. Dr. Selim Demir, “Bunlar PRK, LASIK ve SMILE lazer tedavi yöntemleridir. PRK yöntemi yaklaşık 25 yıldır kullanılan bir teknik olup, iyileşme sürecinde 2-3 gün ağrı, yanma, batma yapabilir. Görme netliği kısa bir süre içerisinde oluşmaktadır.2000 yılından sonra ise LASIK tedavisini kullanmaya başladık. Kartal gözü tedavisi olarak bilinen bu yöntem çok yaygınlaştı. LASIK tedavisinde kornea dokusu üzerinde flep kesisi oluşturup alttaki yatağa ikinci bir lazerle (excimer lazer) uygulayıp numarayı düzeltmekteyiz. SMILE Lazer tedavisi ise gözün üst tabakasına etki etmez. Sadece 2 milimetrelik giriş yeri olması ve flep oluşturulmaması hastaların 1-2 saat gibi kısa bir süre içinde normal yaşantılarına dönmelerini sağlıyor” diyerek sözlerini sürdürdü.İlerleyen teknolojiyle birlikte hasta iyileşme sürelerinin çok kısaldığını da vurgulayan Doç. Dr. Demir, “Lazer tedavileri sonrasında günler süren iyileşme süreleri, günümüz tedavileri sayesinde artık saatler hatta dakikalar içerisinde mümkün olmaktadır. Tedavinin ardından aynı gün akşam görme netleşmeye başlamakta, ertesi gün ise normal yaşama devam edilebilmektedir. Birçok hasta öğlen tedavilerini olup aynı akşam sosyalleşebilmektedir. Bu, günümüzde teknolojiyle birlikte gelen çok önemli bir olaydır” diyerek cümlelerini sonlandırdı.

















