Çarşamba Dernekler Federasyonu (ÇADEF) tarafından yapılan açıklamada Samsun'un Çarşamba ilçesinde 21 Haziran 2017 günü yaşanan aşırı yağış sonucu oluşan su baskınlarında 32 mahallede yaklaşık 12 bin 600 dekarlık tarım arazisi ve yerleşim alanlarının sular altında kalarak zarar gördüğü belirtildi.
Çarşamba Dernekler Federasyonu Başkanı Hayati Sözen imzası ile yapılan açıklamada Çarşamba ilçesinde meydana gelen su baskınlarının sadece yağmurun yarattığı bir sorun olmadığını, Devlet Su İşleri'nin de (DSİ) meydana gelen zararda ihmali olduğu belirtildi.
Açıklamada "Su Baskınları Çarşamba'nın kaderi değildir" diyen ÇADEF Başkanı Sözen, "21 Haziran 2017 günü Samsun Çarşamba ilçesinde aşırı yağış sonucu meydana gelen su baskınından ötürü başta Çaltı, Kara bahçe, Ovacık, Damlataş ve Manamut köyleri olmak üzere toplam 32 mahallede yaklaşık 12600 dekarlık tarım arazileri ve yerleşim alanları zarar görmüştür. Meydana gelen su baskınının asıl nedeninin sadece yağmurun çok yağması olmadığı, burada DSİ'nin yapmış olduğu drenaj kanallarındaki suların tek bir kanalda toplanması, tek bir kanalda toplanan suyun denize deşarj noktasının da açık olmaması, deşarj için gerekli olan aktarma pompalarının yapılmadan kanalların açılmış olmasının bölgede su baskınının boyutlarını arttırdığı ve ekili halde bulunan sebze, meyve ve fındık alanları ile yerleşim alanlarının su altında kaldığı gözlemlenmiştir" dedi.

Çarşamba ilçesinde meydana gelen su baskınları sonrası zarar gören arazileri ve köyleri gezerek inceleme yaptıklarını belirten ÇADEF Başkanı Hayati Sözen, yaptığı açıklamada şunları dile getirdi.
"Çarşamba’da aşırı yağış sonucu meydana gelen su baskını felaketi ilk değildir. Bu tür durumlarla zaman zaman maalesef çarşambalı çiftçi hemşerilerimiz karşılaşıyor. Bunun sonucunda üreticiler mağdur olmuşlardır. Bu durumlar maalesef köyden kente göçe’ de sebep olmaktadır. Hatta bu konu o kadar bildik bir şey ki filmlere ve türkülere kaynak oluşturmuştur. Su baskını Çarşamba’nın kaderi değildir. 21. Yüzyıl da bu görüntüler, gelişmekte ivme kazanan ülkemize yakışan bir durum da değildir. Bunun çözümünün mümkün olduğunun farkındayız. Bu konuda yetki ve görevleri olan kurumların, sorunun kalıcı çözümü için bir an evvel çalışmalara başlayacaklarını umut ediyoruz. ”
















Sivil toplum kuruluşlarının bu gibi doğa olaylarına yaklaşımı çok önemli sonuçta oralarda yaşayan hemşerilerimizin sesi oluyoruz yaraların sarılmasına vesile oluyoruz bu minvalde mensubu olmaktan gurur duyduğum çadef'imizi göstermiş olduğu bu hassasiyetten ötürü tebrik ediyor başta başkanımız Hayati SÖZEN olmak üzere yönetimdeki arkadaşlara saygılarımı sunuyorum. Ziya Yaman