SAMSUN HABER
Yayınlanma: 02 Eylül 2025 - 17:43
Güncelleme: 05 Eylül 2025 - 13:07

Samsun'da Atakum Belediyesi maaşları neden ödeyemiyor? Açıklama yapıldı!
Samsun'da Atakum Belediyesinde 'maaşlar neden ödenemiyor' açıklaması yapıldı! Atakum Belediye Meclis üyeleri, maaşların neden ödemediği ile ilgili açıklama yapan Meclis Başkanı Halil Taşkın ile tartıştı.
SAMSUN HABER
02 Eylül 2025 - 17:43
Güncelleme: 05 Eylül 2025 - 13:07
Samsun'da Atakum Belediyesi'nde personel maaşlarının neden ödenemediği ile ilgili meclis toplantısında açıklama yapıldı. Atakum Belediye Meclis Başkanı Halil Taşkın, maaş ödemelerinin yapılamaması ile ilgili nedenleri açıkladı.
Samsun'da Atakum Belediyesi'nin Eylül ayı açılış toplantısında belediye personellerinin maaş ödemelerinin yapılamaması ile ilgili sorun gündem oldu. MHP Meclis üyesi Ahmet Hatinoğlu ve AK Parti Meclis üyesi Erdal Benli, Atakum Belediyesi'nin işçi maaşlarını ödeyemediğini belirterek, bu durumu eleştirdi. Eleştiriler üzerine toplantıda açıklama yapan Atakum Belediye Meclis Başkanı Halil Taşkın, maaşların ödenememesi ile ilgili açıklamalarda bulundu.
BORÇLAR İLLER BANKASI PAYLARINDAN KESİLİYORAtakum Belediyesi Meclis Başkanı Halil Taşkın, yapılan toplantıda maaşların ödenememesi ile ilgili "Belediyeyi aldıktan sonra hiç ummadığımız hiç hesapta olmayan bir borçla karşı karşıya kaldık. Bilinen borçların haricinde devlete olan borçlar karşımıza çıktı. Çıkan yasa ile bu borçlar İller Bankası kaynaklarından kesiliyor. Borçlara karşılık takas ile ilgili kararlar aldık. Bunun bir kısmında başarılı olundu bir kısmında başarılı olunamadı. Sorun hala çözülmeye çalışılıyor. Personelimizin çekmiş olduğu sıkıntı hepimizin sıkıntısı. Ama bunu sadece yönetime ve başkana bağlamakta haksızlık olur. Bir gidiyorsunuz bir hendekle karşılaşıyorsunuz. Başka bir adım atıyorsunuz başka bir süpriz ile karşılaşıyorsunuz. Elimizde sihirli değnek yok ki biranda bitirebilesin. İhaleye çıktığımız herşey satılamadı." dedi.
PERSONEL SAYISI DEVAMLI ÇOĞALIYORAtakum Belediyesi Meclis Başkanı Taşkın'ın borçlara yönelik yaptığı açıklama sonrası söz alan AK Parti Meclis üyesi Erdal Benli ise eleştirilerini sürdürerek, "Bize bir zaman verin dediniz. Bu zaman zarfında personel alımında artış oldu, şefaflıktan bahsediliyordu o da yok. Personel sayısının devamlı çoğaldığı söyleniyor." karşılığını verdi.HATİNOĞLU: BU BORÇLARI PERSONEL YAPMADI
MHP Meclis üyesi Ahmet Hatinoğlu'da Atakum Belediye Meclis Başkanı Halil Taşkın'ın açıklamalarını eleştirerek, "Belediyeyi aldıktan sonra bu kadar borçla karşılaşacağımızı bilmiyorduk sözünü kabul etmiyorum. Belediye başkanı adaylık sürecinde bunu öğrenmiştir. Bu borçları personel yapmadı. Satışlardan bahsediyorsunuz. Hangileri satıldı hangileri satılmadı bilmiyoruz. Ordan gelen paraların nereye gittiğini ben biliyorum. İşçiler ikinci plana atılıyorsa ben bunu sorgularım" dedi.
Kaynak:SamsunKentHaber.com.tr
İlginizi Çekebilir















İşçi maaşı ödenmiyor herkes ekonomistliğe soyunmuş yorumlara komedi gibi. Şaka mısınız siz şak şak cımısınız adamların çoluğu çocuğu var 3 ay olmuş hala yönetimi savunuyorsunuz. Yazık o kafanıza yatacak yeriniz yok. Takım tutar gibi fanatikler bu ülkede oy kullanmamalı.
Ödenmeye ödenmemiş 3 ay onu anladık da ödenmeyecekmi bundan sonra işciler bedava mı çalışacak
Benim anlamadığım 3 ay olmuş ve halen şundan sebep bundan sebepler le zamanı geçirmek bu insanların ihtiyaçları vardır illaki halen verilmediyse maaşları yazık günah.
AKP nin ekonomi politikaları ülkeyi bitirme noktasına gelmiştir. demokrasiden uzaklaşmak ve darbelerle seçilmiş belediye başkanlarının haklarını almak yönetemediği ekonomiyi dahada çıkmaza sokmaktadır. ekrem imamoğlu tecritten çıkarıldığı gün ülke özüne dönecek istikrar sağlanacaktır. cumhurbaşkanı artık ekrem imamoğludur.
Haftaya okullar açılacak çocuklara kıyafet yok defter yok kalem yok okullarla irtibata geçinde bari eylül ayını kıyafet kontrolü yapılmasın defterder kalemde bu ay kalsın naapalım beklemekten başka çare yok.
Borcu personel yapmadı ise maaşınıda günü gününe ödemek başkanın boynunun borcudur net.Ayrica artık bu konu chp nin imajına da yansıtmaktadır.
bu borcu bu başkan yapmadı ise bunu ödemekte bunu yapan başkanın boynunun borcudur!! akp ve akp ekonomisinin ülkeyi getirdiği nokta ortada. tel tel dökülen bir ekonomi. yazıklar olsun. milleti kuru ekmeğe muhtaç bırakan bir akp ile karşı karşıyayız üstüne birde pkk ile işbirliği vicdanları yaralamakta.
BU MİLLETİ KURTARACAK ADAM; EKREM İMAMOĞLUDUR. NOKTA.
Uluslararası arenada ise bu yakınlaşma, realpolitik çıkarların bir yansıması olarak görülmektedir. ABD ve Irak'taki Kürt aktörlerle olan ilişkiler, Türkiye'nin bölgesel politikalarını şekillendirirken, PKK'nın silah bırakma kararının arkasında da bu tür uluslararası baskıların olduğu iddia edilmektedir. Bu ittifakın toplumsal sonuçları ise ağır olmuştur. Özellikle MHP tabanında derin bir hayal kırıklığı ve ideolojik bir kriz yaşanmıştır. AKP seçmeninde ise terörle mücadelede yaşanan kayıplar ve çözüm sürecinin başarısızlığı, bu tür diyaloglara karşı şüpheyle yaklaşılmasına neden olmaktadır. Sonuç olarak, AKP-MHP-PKK diyaloğu, ideolojik tutarsızlıklar, siyasi fırsatçılık ve toplumsal güven kaybı üzerine inşa edilmiş pragmatist bir ilişki olarak değerlendirilmektedir. Türkiye'nin demokratik geleceği açısından bu tür şeffaf olmayan ittifaklar yerine, hukukun üstünlüğüne dayalı kapsayıcı bir siyasetin benimsenmesi gerekmektedir.
AKP ise 2013-2015 yılları arasında sürdürdüğü "çözüm süreci" politikasında başarısız olmuş, bu süreç binlerce vatandaşın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanmıştır. Buna rağmen 2025 Temmuz'unda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "AK Parti, MHP ve DEM beraber yürümeye karar verdik" açıklaması yapması, siyasi istikamet konusunda kafa karışıklığı yaratmıştır. DEM Partili Pervin Buldan'ın bu ittifakı "süreç ittifakı" olarak tanımlaması, ilişkinin pragmatist temellerini ortaya koymaktadır. Bu durum, kalıcı barış ve demokratikleşme yerine, güç paylaşımı odaklı bir siyasi manevra olarak değerlendirilmektedir.
AKP, MHP ve PKK arasındaki siyasi ilişkiler, Türkiye'nin demokratik geleceği açısından ciddi endişelere neden olmaktadır. Tarihsel olarak birbirine zıt ideolojik pozisyonlara sahip bu aktörlerin son dönemdeki yakınlaşması, siyasi fırsatçılığın ve ideolojik tutarsızlığın çarpıcı bir örneğini oluşturmaktadır. MHP, geçmişte PKK'ya karşı sert mücadele söylemini siyasi kimliğinin merkezine yerleştirmiş bir partidir. 2006 yılında AKP'yi "PKK'nın siyasallaşma stratejisine hizmet etmekle" suçlayan MHP lideri Devlet Bahçeli'nin, 2024 Ekim'inde Öcalan'ı Meclis'e çağrı yapacak kadar radikal bir tavır değişikliği göstermesi, inandırıcılık sorununu beraberinde getirmiştir.
yahu bir allahın kulu neden i.t ve a.b döneminde peşkeş çekilen yerlerden bahsetmiyor anlamış değilim?
akp-pkk-mhp kolkola ülkeyi uçuruma suruklemeye devam.
Gelir Dağılımındaki Adaletsizlik Ekonomik büyümenin meyvelerinin toplumun tüm kesimlerine eşit şekilde yayılmadığı, eleştirilen bir diğer konudur. Bazı kesimlerin zenginliği artarken, geniş halk kitlelerinin ekonomik sıkıntılarla boğuştuğu yönündeki görüşler, gelir adaletsizliği tartışmalarını alevlendirdi. Bu konular, AKP döneminin ekonomi politikalarını değerlendirirken sıkça ele alınan ve tartışılan başlıklardır.
Dış Borç ve Borçlanma Politikaları Ekonominin büyümesi için sıkça borçlanma yoluna gidilmesi, dış borç stokunun artmasına yol açtı. Özellikle kısa vadeli borçların yüksek olması, ekonomiyi dış şoklara karşı daha savunmasız hale getirdi. Bu durum, gelecekteki ödemeler ve finansal sürdürülebilirlik konusunda endişelere neden oldu. İşsizlik ve İstihdam Türkiye ekonomisi, bir yandan büyürken diğer yandan işsizlik oranlarında istenen düşüşü sağlayamadı. Özellikle genç işsizlik oranları, uzun yıllar boyunca yüksek seviyelerde seyretti. Nitelikli işgücünün yurt dışına göç etmesi de "beyin göçü" olarak bilinen bir sorunu ortaya çıkardı.
Enflasyon ve Hayat Pahalılığı Enflasyon, AKP döneminde sıkça gündeme gelen bir mesele oldu. Özellikle 2018'den sonra artan oranlar, vatandaşın alım gücünü ciddi şekilde düşürdü. Fiyatlardaki sürekli artış, temel ihtiyaç maddelerine erişimi zorlaştırırken, bu durum özellikle dar gelirli kesimleri olumsuz etkiledi. Enflasyonun nedenleri olarak, döviz kurlarındaki artışlar, faiz politikaları ve küresel ekonomik koşullar gösterilmektedir. Döviz Kurlarındaki Dalgalanmalar Türk Lirası'nın (TL) döviz kurları karşısındaki değer kaybı, bu dönemin en belirgin özelliklerinden biri oldu. 2018 ve 2021 yıllarında yaşanan ani değer kayıpları, TL'yi rekor seviyelerde zayıflattı. Bu durum, hem ithalatı pahalı hale getirerek enflasyonu körükledi hem de dış borç yükünü artırdı.
Devletin kaynakları, israf ve rant projeleriyle çarçur edildi. Vergi yükü, zaten zor durumda olan vatandaşın sırtına binerken, bir avuç insan bu yıkımdan faydalandı. Adaletsiz bir gelir dağılımı, toplumdaki uçurumu daha da derinleştirdi. Türkiye'nin ekonomik geleceği, umutsuz bir tabloya dönüştü.
AKP Döneminde Ekonomi: Bir Yıkım Hikayesi Akıl almaz bir hızla borç batağına sürüklenen Türkiye ekonomisi, AKP iktidarında adeta bir felakete sürüklendi. Tek haneli enflasyon masalları, yerini dizginlenemeyen bir fiyat artışı sarmalına bıraktı. Halkın alım gücü erirken, yoksulluk giderek derinleşti. Her köşede biten AVM'ler, inşaat projeleri ve gösterişli kamu binaları, aslında bir balonun şişirildiğinin en belirgin kanıtıydı. Bu yapay büyüme, ülkeyi her geçen gün daha da büyük bir krize doğru sürükledi. Türk Lirası'nın tarihi değer kaybı, ithalata dayalı sanayiyi felç ederken, dış borçlar akıl almaz seviyelere ulaştı. Merkez Bankası'nın bağımsızlığına yapılan müdahaleler, zaten zayıf olan ekonomik yapıyı daha da kırılgan hale getirdi. Güvenilmez veriler, şeffaflıktan uzak kararlar ve sürekli değişen politikalar, yabancı yatırımcıyı ürküttü ve ülkeyi küresel finans sisteminden izole etti.
Demokratik kurumlar sistematik olarak zayıflatılmış, yargı bağımsızlığı fiilen ortadan kaldırılmıştır. Dünya Adalet Projesi’ne göre Türkiye, hukukun üstünlüğü endeksinde 140 ülke arasında 117. sırada yer alarak otoriterleşme eğilimini belgelemiştir. OHAL döneminde çıkarılan KHK’lar ile on binlerce kişi hukuki güvenceler olmadan kamu hizmetinden uzaklaştırılmıştır. Dış politikada ise “komşularla sıfır sorun” politikası tamamen terk edilmiş; Türkiye, Suriye, Mısır, İsrail ve Avrupa Birliği ile olan ilişkilerinde ciddi yalnızlaşma ve güven kaybı yaşamıştır. Siyasi istikrarsızlık ve belirsizlik, yatırım ortamını olumsuz etkilemiş, ülke risk primini sürekli artırmıştır. Sonuç itibariyle, AKP iktidarı; ekonomiyi iflasın eşiğine getirmiş, yolsuzluk ve kayırmacılığı yapısal hale getirmiş, demokratik denge ve hukuk devleti ilkelerini tahrip etmiş ve Türkiye’nin uluslararası itibarını ciddi şekilde zedelemiştir.
bugun bu durumun sebebi tamamen akp dir. hem ülkenin şu anki ekonomik durumu hemde atakum belediyesinin önceki akp dönemlerinden kalma borçları yuzunden maalesef durum gun geçtikçe kötüye gitmektedir. hükümet kendi aprtisinden olmadığı için kredide sağlamıyor. serhatın yerinde olsam satarım arazileri millet sussun. bırak işini onurlu olarak bir senmi yapcan. sat gitsin. senmi kurataracaksın bu ülkeyi. peşkeş çeken çekene. madenler araziler heryer satılıyor sende sat gitsin.
İşçiye maaş yok, 6-7 eylülde Özören'de fıntık festivali var, kutlamalara, ağırlamalara gelince para var, özgür özelin Sinop mitingine belediye otobüsü giderken parayı buluyorsunuz, işçiye gelince para yok, yersen...
CHP bir iktidara gelsin ülke çapında maaş ödemezler. Bunların tek düşündüğü kendi ceplerini doldurmak. CHP demek ***lık, yolsuzluk, heykel, konser, çöp, kokan körfez vb. demektir.
bak hele müfteriye bak. 25 yıldır iktidarsanız ekonomi bitti. adalet bitti. eğitim bitti. çalan çalana . en ufak sekreterinden 5 kilo altın çıkıyor. hac başkanı milyon dolarları sayıyor. iftira atmaya utanmıyor ama sorsan müslüman! ula kuş akıllı sen bu yalanlarla insanları kandıracagınımı sanıyorsun? heykelin alasını baban melih gökçeğe sor :) bu lafları soylemek için ne kadar maaş alıyorsun müfteri . pkk ile masaya oturdugunda ne verdiniz onlara onuda soyle bi zahmet.az pudra çekin toplantılarınızda..bu da sana yeter.
Hee kardeşim hee.ankara,İstanbul'da ödemiyor dimi .tekkekoyde akp değil mi.
4 ay işçinin maaşı ödenmiyor yazık işçi evine ekmek götürmüyor hiç bir neden olmaması gerek işçinin alın teri günü gününe ödenmesi gerek , sendika işçinin hakkını savunmuyorsa işçi birlik olup başka sendikaya geçsin her ay işçiden aidat almayı biliyorlar