Samsun Kent Haber, doğrulamadığı hiç bir bilgiyi haberleştirmez! Öncelikle tüm Samsun kamuoyuna bunu, bir kez daha hatırlatmakta fayda var.
Mesleki olarak 1998 yılından itibaren, dijital mecrada da, tam 15 yıllık bir serüvenimiz var. Nice haberlerimiz dijital alanda, bu 15 yıl içinde sesde getirmiştir, infialde yaratmıştır. Çokca haberimizde, yaygın basına yansımıştır. Mesleki anlamda kendimize güzelleme yapacak değiliz! Bilen bilir, bilmeyende kendisi gibi bilir!Belediye başkanının taşındığını gündeme getirdiğimiz ev ile ilgili, evet iki haber yayımladık! Bu iki haberde yer alan bilgiler doğrudur. Taşınma seçim sonrası olmuştur! Bu haberleri sosyal mecralarımızda yayımladık! Bilen bilmeyen ahali, yazdığımız ve gündeme getirdiğimiz bir haber olmasına rağmen, 'Atakum Belediye Başkanını' niye yazmadığımızı, sordu, kimi yıkama yağlamacılarda daha iyilerine layık olduğunu, yorumlarında yazarak başkana methiyeler düzdü! Hele hele yorum yapanların içinde biri vardı ki, verdiğimiz bilgiyi öğrenince, 'tam yağcıymış' diyeceksiniz! Bu bahse konu yorumcu kişi, başkanın eşinin akrabası olarak belediye iştiraklerinden birinden ihale ve işler alıyor! Alamaz mı, alır tabiki! Bizim aldığı işe değil, duygusal olarak bize verdiği tepkiyedir eleştirimiz! Hani dedik ya, kaz gelecek yerden tavuğu esirgemeyenler! Ha işte ondan!(Bir bardak suda çirkin ithamlarla fırtına kopartılan iki haberde yayında)Geçen haftalarda, büyük başkanın yönettiği belediyede, peyzaj işi ihalesi yapıldığını ve bu ihalede toprak malzemeyi, şartnamede belirtildiği üzere, belediyenin verdiği ve bu malzemeyi de, yine belediyenin kendi kamyonları ile peyzaj çalışmasının yapılacağı alana döktüğünü, bunun karşılığında işi alan yüklenici firmanın, sadece bu toprak malzemeyi tırmıkla düzelterek, 22 milyon TL ödeme aldığını yazdık. Ve yine ayrıca 4'lü çim tohum alımı yapıldığını ve yine bu tohumların şartname gereği, belediyenin serasından verildiğini, hal böyle ise işi alan firmanın, 5 bin kilo olarak belirtilen çim tohumlarına kilosu 1500 TL'den nasıl fiyatlandırma yazarak 7.5 milyon TL aldığını da belgeleriyle yazdık, sorguladık! İlgili belediye veya ihaleyi yapan birim yetkilileri, kafalarda soru işaretleri uyandıran, bu durum ile ilgili herhangi bir açıklama yapmadı! Ve bu haberler sonrası camiamızdan birileri, sanki bizim bu haberlerimize gönderme yaparcasına, yani sözün özü bizi eleştirerek 'ahlak' mesajları ile köşelerinden tarafımıza taş attı. Şöyle bir maziye bakınca o taşı atanların da bu meslek ve meslek ahlakı ile, en son akıl verecek kişiler olduğunu söylersek abartmış olmayız! Neymiş efendim belediye yasal olarak Basın İlan Kurumu üzerinden gazete ve internet sitelerine verdiği bütçeyi, olumsuz haber yapmasınlar, diye vermiyormuş! Bu ifadeye ve savunmaya kargaların güldüğünü eminiz sizde duyuyorsunuzdur! Her ne ise bunu da, kaz gelecek yerden tavuğu esirgemeyen gazetecilik anlayışına verdik, veriyoruz! Bugün, olumlu yada olumsuz, araştırıp yada belgeleri ile haber yapan arkadaşlarımıza ahlak dersi verenler, şöyle bir geçmişlerine önce bir baksınlar! Ne yapmışlar, nasıl yapmışlar, neler yazmışlar! Bugün kazı aldıkları için mi böyle düşünüyorlar, yoksa kazı alamamış olsalardı, ne yaparlardı, önce bunu aynaya bakarak vicdanlarında bir sorgulasınlar! Ve büyük başkanda bizim düşmanımız değil! Elbetteki Samsun için hayata geçireceği güzel iş ve hizmetlerde, her zaman yanında olacağız, her zamanda kent menfaatine yönelik hizmetlerini, Samsun kamuoyuna duyuracağız. Büyük başkanın yeni taşındığı ev konusuna gelince! Bir okurumuz ilgili haberi kaldırdığımız için, haklı olarak kinayeli bir şekilde 'Haberi neden kaldırdınız hakkınızda iddialar var' diye sormuş! Haklıdır! Lakin o okurumuza şunu hatırlatmakta fayda var! İddia ayrı şeydir, hezeyan farklı! İddia somut olur! Hezeyan ise, öyle olduğunu varsayarak, gerçekliğe dayanmadan sırf çamur atma maksadı ile kendi iç dünyasındaki kurguları dışa vurmaktır! Bu duruma toplumumuzda 'kişi kendinden biliyor işi' diyorlar! Hezeyanlarla haber yazdığını sananların, hedef ve amaçları bellidir! 'Derler derler' dedirtebilmek! Ve yine de yiğidi öldürüp hakkını verecek olur isek; Bu arkadaşlara her ne kadar sitem etsekte, zaman zaman isabetli, doğru haberleri ve analizleri de vardır! Evet biz o haberleri kaldırdık! Kaldırdığımızın üstüne de ne yazık ki başka türlü oturanlar çıktı! Eski bir başkan ile ilgili, geçmiş dönemde yayımladığımız bir habere atıf yapılmış! Bu da doğrudur! Onu da yaptık! Yani 'eski bir başkanın, uygunsuz görüntülerinin olduğu' iddiasının, bir facebook sayfasında gündeme getirildiğini ardından da bu görüntülerle ilgili eski başkana 'ŞANTAJ' yapıldığını isimlere yer vermeden, haber yaptık. Ve o süreçte, bu haberle ilgili 'namus' meselesi işin içine girdiği için, dostlarımızın ricası üzerine, bu haberleri kaldırdık! Şimdi bu algıcı solucan, hezeyanlarla aklı sıra yazdığı metinde, bizim o eski başkana şantaj yaptığımızı ima ediyor! Düdük makarnası işte! Şantajın yapıldığını yazan ve o eski başkan tarafından, iftira ile sanık durumuna düşürülen taraf biziz oysaki! Daha detaylı bilgi verir isek; o eski başkan, uygunsuz görüntülerle ilgili, kendisine şantaj yapan ve bizim de 'Şantaj yapılıyor' diye yayımladığımız haber sonrası, şantajı yapan kişiyi, kendisine 'tanık' olarak göstermiştir! Mahkeme kayıtları orada, isteyen o tanık gösterilen kişinin, nasıl oldu ise sonradan sanık olarak çıktığı mahkemede verdiği beyanlara da bakabilir! Efendim bu karanlıklarda ve yer altında yaşayan solucan, bir de şunu yazmış! 'Ev alan başkanın haberini o site kaldırdı! Para mı aldı? Alan da şerefsizdir, veren de! Gözüyle görmediği şeyi ima eden de!Bak bak bak! Çakala bak! Nasılda biliyor kendinden işi! O solucana şunu hatırlatalım! Öncelikle meslektaşlarımız ile atışmayı, onları itibarsızlaştırmayı doğru bulmadığımızı belirtelim! Telefon kadar yakın olan meslektaşını arayıp, meselenin içini dışını öğrenmeden, aklı sıra durumdan vazife çıkartmak bizim değil onun sorunu! Ve durup dururken kaldırdığımıza oturdu! Normaldir, zira yıllardır hormonal olarak acizdir! Para ise mesele, zaten o belediyeden ayrılan bir bütçe vardı! Bu bütçeye rağmen yazıyor isek, sizin bizi alnımızdan öpmeniz gerekir!Maksadı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olan bu solucana şunu hatırlatalım! Bu kentte, biz mesleğimizin diyetini ödedik ve ödemeye devam edeceğiz. O solucanda öyle yada böyle bu mesleğin diyetini ödedi, ödüyor! Belge ve bilgilerle bıçak sırtı haber yapan her gazeteci gibi, biz de adli süreçlerden geçtik, bu nedenle iki kez gözaltına da alındık! Birincisi bize ahlak dersi veren kişi ile dönemin siyasetçileri ve bazı gazetecilerin hesaplaşması yüzünden araya kaynatılarak, ikincisi de uygunsuz görüntüler haberi nedeniyle! Hezeyanlarınız vız gelir tırıs gider! Biz en azından hiç bir kurum, hiç bir kişi ve kişiye, reklam vermedi diye, yada herkese verdi de, bize vermedi diye itibarsızlaştırma haberleri ile, operasyonlar çekmedik! Biz en azından haber yapmama karşılığında löp löp mangırları götürmedik! Biz en azından, kafamızda kurduğumuz saçmalık ve art niyetleri, gerçekmiş gibi okuyucularımıza sunmadık! Bunun tıp dilinde tanımı şizofrenidir! Neyseki böyle bir hastalığımız yok! Söylesene solucan seni niye gözaltına almışlardı! Söylesene, sana kim ve kimler 'ŞANTAJ' suçlaması ile davalar açtı! Bu meslekte onca açmazlara rağmen, ne kadar dik durmaya çalıştığımızı en iyi bu solucan bilir aslında! Lakin kim yada kimler gıdıkladı ise kendisini, bizim üzerimizden bir yerlere 'gel gel' yapıyor aklı sıra!Kendinden bildiği ve kendisinin tücrübe ettiği 'Para işleri' ile ilgili, sözde kafasında kurduğu aşağılık hezeyanları, satırlara dökmüş! Mevzu şayet 'derler derler' algısı oluşturmak ise, bizimde elimizin armut toplamayacağını iyi bilir! Lakin biz meslektaşlarımızı, aslını astarını bilmeden, kafamızda kurduğumuz hikayeler veya öyle olduğunu sandığımız şizofrenik sanrılarla 'bu meslek daha da fazla itibarsızlaşmasın' diyerek hiç bir zaman hedef almadık, işlerine de, yaptıkları haberlere de salça olmadık! Gözü ile görmediği, şahit olmadığı, tanımadığı kişi ve kişilerle ilgili oluşturulan itham ve gıybetlere meyilli olup, niyetçilerin hezeyanlarına kulak kabartıp, bu mevzu ve ithamların üzerine çullananlar ise, sadece ve sadece kendi karekterlerini yansıtmış olur! Kaldırılan bir haberden öyle şeyler çıkartmışlar ki! Akıl sağlıklarından endişe ettik! İşin özü; Büyük başkanı seven o kadar çok kişi varmış ki, çok rica ettiler! Çok dil döktüler! Bu mesleğin en kötü tarafıda zaten bu! Hatır, gönül işleri! Ve diğer yandan baktık ki; Arsızlığa, hırsızlığa, sebepsiz zenginleşenlere, kral ve krallara soytarılık yapan o kadar çok onursuz kişi var ki; Size dar gelen bize bol gelir dedik, ne haliniz varsa görün, deyip kaldırdık" var mı ötesi! Bütün mesele bu! Bu durumu bilip bilmeden, siz şayet buradan farklı çıkarımlar yapıyor iseniz, bu da sizin psikolojik sorununuzdur!Haber doğru mu! Doğru! Ve ayrıca sayemizde meseleyi öğrenmiş oldunuz! Başkan o eve taşındı! Bunu da biz yazdık, meseleyi bizden öğrendiniz! Bizden öğrendiğiniz bilgiyle, bize yürüyecekseniz, bari mertçe ve adam gibi yürüyün! Adice, aşağılık ifadelerle karşımıza çıkmayın! Son söz olarak:Solucan, uyguladığı ve yaptığı herşeyi, dervişin fikri ne ise zikride o dur' diyerek yazıp çizmiş! Akıl okuma yetisi yok, olanı veya olacağı bilme kudreti de yok! Gaipten de haber veremediğine, haşa Allah olamadığına göre; Kişi kendinden biliyor işi, öyle ise! Yani solucan kendi tatbik ettiği şeyleri, itiraf etmiş işte! Niyetiniz ile imtihan olasınız!Solucan kardeş başkasının kaldırdığına bir daha sakın oturma! Oturacaksan da, edebinle otur! Yada aç ara sor! Ha ben edepsizce otururum diyorsan, o vakit keyifli oturmalar!
















TAKMA KAFANA ONLARI DA SENİ BİLİYOR BİLEN
sayın edtörün bu yazısına şapka çıkartırım zira sayın haydar öztürkü 2001 yılından beri tanırım gazeteciliğine onurlu dik duruşuna milyon dolar verseniz kalemini satmayacağına anamdan emdiğim sütkadar eminim zira yazının içeriğinde hatırı sayılılır insanların ricası üzerine kaldırdığını mertçe bildirmiş haydar öztürkün bir evi yok kirada samsunkenhaber kirada kalemini satsaydı kiracı olmazdı altında birde arabası olurdu lütfen haksızlık etmeyin haydar öztürk ulusal basında genel yayın yönetmenliği yapacak kapasiteye sahip bir gazeteci samsun için yaptığı gazetecilik samsuna yapılan büyük bir hizmettir yakın tanıyan birisi olarak o haberi para kalşığında kaldırmadığına emin olduğum için yazyorum