Samsun'da betona kimler su ve deniz kumu katıyor? Samsun'da bakkalı, çakkalı, doktoru, daire başkanı, tahsillisi, tahsilsizi herkes müteahhitlik yapıyor! Deprem felaketi gözleri açtı, Samsun'da yapılan binalar ne kadar güvenli tartışması başladı.
Samsun'da yapılan inşaatların denetimi ile ilgili geçtiğimiz günlerde bazı iddiaları gündeme getirmiştik. Mimarların görmedikleri binalara rapor hazırladıkları, bir müteahhitin yaptığı inşaatların denetimini satın aldığı yapı kontrol firmasına denetlettirdiği ile ilgili iddiaları irdelemiş ve bu konuda bir analiz yazısı yazmıştık. Yazımızın devam bölümünde ise bugün betona katıldığı gündeme gelen su ve deniz kumu iddiasını irdeleyeceğiz.BAKKALI ÇAKKALI, DAİRE BAŞKANI MÜTEAHHİTLİK YAPIYOREvet, Samsun'da da durum pek farklı değil! Önüne gelen müteahhitlik yapıyor! Tahsillisi, tahsilsizi hatta belediyelerde daire başkanlığı yapanlar dahi müteahhitlik işine soyunmuş durumda. Samsun'da en fazla konut ise Atakum ilçesinde yapılıyor. Atakum ilçe sınırlarında nereye baksanız inşaatlar yükseliyor. Bu inşaatların büyük çoğunluğu da, yüksek katlı, şatafatlı yapıyor. Yüksek katlı binalar, ihtişamlı oluyor! Zenginliğin bir nevi göstergesi gibi. Ama gelin görün ki, Avrupa ülkelerinin bir çoğunda yüksek katlı binalar zamanında Getto'lara yapılmış ve yoksul insanlar için yapılmaktadır. Avrupa'da zengin ve varlıklı insanlar genellikle, bahçeli ve tek yada iki katlı evleri tercih etmektedir. Tabi bizim ülkemizde durum farklı. Yüksek kat, zenginlik ifadesi!BETONA KİMLER SU VE DENİZ KUMU KATIYOR?
Konumuza dönecek olursak, Samsun'da inşaatlara dökülen betona su katıldığı ve deniz kumu katıldığı iddiaları var. Burada muhatap beton firmaları. Müteahhit, siparişi verir, beton firması da belirtilen adrese betonu mikser araçları ile götürür. Beton dökülürken standartlara uygun mu değil mi diye ilk başta, buna bakılması lazım. Evet bakılıyor! Fakat ilk beton dökülürken bakılıyor! Kimse beton dökülmesine sonuna kadar beklemiyor. Mikserin ucundan bir numune alınıyor o kadar! İçinde deniz kumu var mı, su oranı ne kadar, nasıl diye, kimse işin içini derinlemesine kurcalamıyor! Hal böyle olunca da, suistimaller ya da söylemek istemiyoruz ama, al takke ver külah iddiaları ortaya atılıyor. MÜTEAHHİTLER DERNEĞİ'NDEN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA
Geçen gün Samsun İnşaatçılar ve Müteahhitler Derneği(SİMDER) Başkanı Yunus Güney'de bir açıklama yaptı. Güney açıklamasında 'tek suçlu müteahhitler' algısı oluşturulmasına tepki gösterdi. Açıklamasında, dikkat çeken noktalar vardı. Bunlardan biri, bzim de analiz yazımıza konu olan, betona su katılması olayıdır. Yunus Güney açıklamasınnda, "Betonun olması gerektiği değerden slambını düşük ayarlayan ve betona su katanlara gerekli sorumluluk ve cezayı müeyyide yüklenmelidir." demişti.Ve bir diğer dikkat çeken ifadesi de "Müteahhitlik sektörünün yıllardır yasaya dayalı bir meslek odasının olması talebi karşılanarak, müteahhitlerin kayıt altına alınması, sicillerinin tutulması sorumlulukları ölçeğinde eğitim sertifikasyonuna tabi tutulmaları sağlanmalıdır" oldu. Burada Samsun İnşaatçılar ve Müteahhitler Derneği Başkanı Yunus Güney, her önüne gelenin müteahhitlik yapmasına atıfta bulunarak, bu mesleği yapanların kayıt altına alınması gerektiğini söylemişti.HESAP SORULMASI LAZIM
Evet, Samsun'da inşaat sektörüne kimler, su katılmış beton satıyor, kimler betona deniz kumu dolduruyor? Bu iddialar üzerinden ilgili kurumların harekete geçerek gerekeni yapması lazım. Dieceksiniz ki, beton dökülürken o ilgili kurumların yetkili kişileri işin başında durmuyor mu? Duruyorlar! Ama iddia odur ki, çoğu formaliteden iş yapıyor. Kimseyi zan altında bırakmak değil elbette derdimiz! Bu iddialar Samsun'da müteahhitlik yapan bir çok kişinin dillendirdiği meseleler. İşini doğru ve sağlam yapan kimseye lafımız yok! Lakin para hırsıyla, malzemeden çalan, sorumluluklarını yerine getirmeyen, inşaatın başında durmayan, alavere dalavere ile iş yapan her kim varsa, deprem felaketi yaşadığımız şu acı günlerde değil, her zaman takip edilmesi ve hesap sorulması gerekenlerdir. Bunun için öncelikle, Samsun'da inşaatlara ruhsat veren belediyelerin başkanları, deprem felaketinin yaşandığı şehirlere giderek, yıkılan binaları dikkatlice incelesin. Ve ibret alsın!
















Şili ... Türkiye gibi o da çok büyük depremler yaşayan bir ülke... Son büyük deprem 2010 da yaşanıyor ve Maraş depreminden kat kat daha büyük bir deprem... 8.8! Sadece 700 can kaybı var! Çünkü geçmişte yaşanan korkunç depremlerden sonra devlet, siyaset, bürokrasi vs tüm kurumlarda ***lığa yolsuzluğa izin vermeden, hiç bir iktidarın değişiklik yapamadığı tamamen bilimsel imar ve şehircilik planlamalarıyla tüm devlet ve toplum üzerine düşeni yaparak öldürmeyen şehirler kuruyorlar! Bizde ise ölümcül kaçıncı deprem ve halâ aynı kafa hem devlete/siyasete hem halka hakim. Göğe doğru yükselen cehennem manzaralı tabutlarda hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam ediyoruz ve halâ betona su katılmasını malzemeden çalınmasını konuşuyoruz!..
Bu kişilerin tespit edilip ifşa edilmesi ve tüm kazançlarına el konulması ve yargılanması şart Başka türlü bunun önü kesilmez
Maalesef inşaat sahasında şoförün miksere su ilave ettiğini bile gördük. Yeri müsait olduğu halde bazı inşaatlarda GECE neden beton dökülür?