Samsun'da son günlerde yapılan milyon rakamlı ihaleler, yasak aşklar! Dernekler, vakıflar, küçük Emrahlar, solgun baharlar, ilk cemreyle gelen leylekler! Kütüphaneyi bekleyen panda konuşuluyor!
Daha önce bu konularla ilgili 'Samsun'da belediyeleri Dallas'a çevirmişler! Yasak aşklar, dullar, bungalovlar' başlıklı bir yazı yazmış, verilen makamları uçkurunun keyfine amade edenlerin, varlığına dikkat çekerek, uyarılarda bulunmuştuk!Ne demiştik bu yazıda "Samsun'da bir çok belediyede evli idareciler ile, dul kadın çalışanlar arasında yasak aşklar yaşandığı, bu idarecilerin yasak aşklarına cep telefonu ve otomobil gibi hediyeler aldığı, yasak aşk yüzünden eşinden boşananlar olduğu yönündeki iddialar ortaya saçılmaya başlandı. Samsun'da bazı belediyelerde, başkan yardımcılarının dahi adının karıştığı yasak aşk skandallarının, boşanmalara kadar gittiği ileri sürülüyor. Samsun sokaklarında kulaktan kulağa yayılan ve konuşulan bu durumlar her ne kadar 'özel hayat' statüsüne girsede, belediye koridorlarından dışarıya taşan Dallas vari entrikalar, kişi ve kişilerin temsil ettiği bu belediyelere itibar kaybı yaşatıyor."Bu mevzuların döndüğü iddia edilen noktaları bilenler biliyor! Bilmeyenler ve herkesin, artık ayağını denk alması için belirtmekte fayda var! İlk yazı Atakum içindi! Sonra bir mevzu İlkadım'da patladı! Ardından Büyükşehir'de aynı ve benzer bir hikaye, şu günlerde yazılıp çizilmeye başlandı.Sonra bu mevzuların üzerine yapılan milyonluk ihalelerde, hem kentin hem de yaygın basın ile bazı gazetecilerin gündemi oldu. Milyonluk ihaleler için 'Derneklere, vakıflara para lazım' savunmalarının yapıldığı, şehrin kulis koridorlarında yayılmaya başladı. Bahse konu bu dernek ve vakıflar necidir, kimdir biz bilmiyoruz! Ancak bu konu, bu minval savunmaları yapanların, izah etmesi gereken bir detay!Hesap verebilir olmak, minareye kılıf uydurmak değildir! Açık ve şefaf olunmadığı zaman, o kılıf kendi başınıza geçiyor. Yerel basına bu zamana kadar, gündeme gelen iddialar ve ithamlar için hiç bir konuda açıklama ve bilgilendirme yapmayanlar, mevzular yaygın basına yada yaygın basında nam salmış gazetecilere yansıdığı zaman, padişah fermanı gibi açıklama yapıyorlar. Elbetteki açıklama yapılmasını destekliyor ve bu konuda yerel basının da işin eğrisi, doğrusu ile ilgili bilgilendirilmesi gerektiğini söylüyoruz. Bunu neden söylüyoruz! Şunun için; İddialar, ithamlar bu kentte konuşuluyor! Bu kentte partililer, partisizler, siyasetciler, keza belediye başkanları bile kendi aralarında bu konuları konuşuyorlar! Yereli bilgilendirmezseniz, bire on katılmasına, siz izin veriyor olursunuz. O yüzden, ters düştüğünüz gazetecilerin yazdıkları da dahil olmak üzere, kamuoyu açıklaması yapılması, belkide aslı astarı olmayan dedikoduların önünü kesmek, 'derler derler ' denilmemesi için faydalı bir hamle olacaktır.Şimdi, Atakum, İlkadım derken, Büyükşehir'de de bir yasak aşk olayı kentin gündemine düştü. Ve herkes bunu konuşur oldu! Bize ne kimin, kiminle ne yaptığından.. Lakin kamuda yada belediye bu işler, baş ağrıtır, verilen hizmetlere gölge düşürür. Böylesi olaylarda, hizmetlerin değil, mevzunun dedikodusu yürür! Yasak aşk mevzusu yüzünden belediyeye gelen kadının, eşini tokatladığı ve ortalığın karıştığı kulaktan kulağa dolaşan, her yerde konuşulan, utanılası mevzular haline geldi. O yüzdendirki, bir taraftan can hıraş çalışılırken, bir yandan da hizmete böylesi gölge edenlerin bazıları, anında başka birimlere çekilmiş! Lakin asıl işin muhatabı olduğu iddia edilen küçük Emrah ise, şu sıralar mevzuyu ihale ettiği ve kütüphaneyi bekleyen pandayı kurtarmakla meşgulmüş!Anlatılar, söylenenler böyle! Ateş olmayan yerden duman çıkmaz derler! Her kim ki bu millete hizmet için kendisine verilen makamı, uçkur düşkünlüğü ile heba ediyor ise, sonu rezil olmaktır, sonu elbet bir gün otel odasında basılmaktır! Biz yine ve tekrar uyarmış olalım; Kırkından sonra azanı teneşir paklar!