Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi'nin Meteoroloji arazisinin satışı ile ilgili belediye başkanına verdiği protokol imzalama yetkisinin mahkeme tarafından iptal edilmesi sonrası, satışın iptal olduğu yorumları yapıldı? Peki bu mahkeme kararı aslında ne anlatıyor, işte detaylar.
Samsun'da Meteoroloji arazisinin satışına yönelik yapılan ihalenin ardından Samsun 2. İdare Mahkemesinden dikkat çeken bir karar çıktı. Mahkeme, Meteoroloji arazisinin satışına ilişkin Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi'nin belediye başkanına verdiği yetkiyi, protokol içeriğinin bilinmemesi nedeniyle iptal etti.Samsun Kent Haber ise hukukçulara, bu mahkeme kararını sordu ve onların alınan iptal kararını nasıl yorumlanması gerektiği ve kararın ne anlama geldiği ile ilgili görüşlerini aldı. İşte hukukçuların, Samsun 2. İdare Mahkemesi'nin Meteoroloji arazisinin satış protokolü ile ilgili aldığı iptal kararının yorumu.
Belediyelerin satış, ihale ve benzeri süreçlerde, şefaf olmaması, hem soru işaretlerine neden oluyor, hem de mahkemelere yansıyan bu gibi uygulamalarda alınan iptal kararları 'şaibe' iddiaların ortaya atılmasına sebep oluyor. Bu durum işi yapan taraf, yani belediye üzerinde gölge oluşmasına yol açıyor. Peki ne yapılmalı, ne olmalı, Meteoroloji arazisinin satışına ilişkin protokol imzalama yetkisinin yargı kararı ile iptal edilmesi ne anlama geliyor, gelin isterseniz bu detaylara bir göz atalımMahkeme kararlarını okurken çoğu zaman sonuç kısmına bakarız. "İptal edildi" ya da "dava reddedildi" cümlesi dikkatimizi çeker. Oysa hukukun asıl anlattığı hikâye, kararın gerekçesinde gizlidir.Samsun 2. İdare Mahkemesi'nin verdiği son karar da tam böyle bir karar.İlk bakışta sanki mahkeme Meteoroloji Genel Müdürlüğü için yapılacak binaya karşı çıkmış gibi anlaşılabilir. Oysa karar dikkatle okunduğunda görüyoruz ki mahkeme binaya değil, işlemin nasıl yapıldığına işaret ediyor.Belediyeler elbette başka kamu kurumlarıyla ortak projeler yapabilir. Kanun buna izin veriyor. Hatta gerektiğinde okul da yapabilir, sağlık tesisi de yapabilir, başka kamu hizmetlerine katkı da sunabilir. Sonuçta Belediyeler, toplum hizmeti için vardır. Ancak hukuk sadece yetki aramaz.
Bir kamu idaresine şu soruyu da sorar:
"Bunu hangi görevin kapsamında yapıyorsun?"İşte bu davanın düğüm noktası tam da burada.
Bilindiği üzere Samsun Büyükşehir Belediye Meclisi, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile bir protokol yapılmasına ve bu protokolü imzalaması için, Belediye Başkanına yetki vermişti. Davayı açan meclis üyesi ise, bu yetkinin belirsiz olduğunu ve meclisin aslında içeriği belli olmayan bir protokol için başkana sınırsız yetki verdiğini savundu.Mahkeme ise çok dikkat çekici bir noktaya işaret etti.
Dedi ki; kanun belediyelerin başka kamu kurumlarıyla ortak hizmet üretmesine izin veriyor. Başkanın da meclis kararına dayanarak protokol imzalama yetkisi bulunuyor. Fakat bunun için önce belediyenin bu işi, hangi görev ve sorumluluğu kapsamında yaptığının açık, somut ve tartışmaya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerekiyor.Dosyada ise bu açıklamanın bulunmadığı tespit edildi.
Yani mahkeme "Belediye bunu yapamaz." demedi."Belediye bunu neden yaptığını hukuken yeterince açıklayamamış." dedi.
Bu ayrım çok önemlidir.Çünkü idare hukukunda çoğu zaman davalar, yapılan işin iyi ya da kötü olmasından değil; hukuka uygun usulle yapılıp yapılmadığından kazanılır veya kaybedilir.
Bir başka ifadeyle...Doğru işi bile yanlış yöntemle yaparsanız, hukuk buna müdahale eder. Kararın en dikkat çekici bölümü ise son paragrafıdır.Mahkeme açıkça diyor ki; belediye eksik gördüğümüz bu hukuki gerekçeyi tamamlar, görev alanıyla bağlantısını somut biçimde ortaya koyar ve yeniden işlem tesis ederse, bunu yapmasının önünde hukuki bir engel yoktur.Yani kapıyı tamamen kapatmıyor. Eksik ödevinizi tamamlayın, yeniden gelin diyor.
Bu nedenle bu kararı siyasi bir zafer, ya da büyük bir yenilgi olarak okumak doğru olmaz.Aslında bu karar, kamu yönetimine verilen basit ama önemli bir hatırlatmadır:
Hukuk sadece "Ne yaptın?" diye sormaz."Daha önemlisi, bunu hangi hukuki gerekçeyle yaptın?" diye de sorar.
Hukukta gerekçe önemlidir. İdare hukukunun özü de tam olarak budur.












