Samsun'da 24 Eylül 2024 yılında vefat eden gazeteci ve yazar Osman Kara dualarla anılıyor. Samsun Kent Haber ise meslek büyüğü Osman Kara'yı okuyucuları ile Samsun'un güncel tartışma konusu olan Sheraton Otel ilgili 3 yıl önce yazdığı köşe yazısı ile buluşturdu.
Samsun'da ruhsatları iptal edilen ve resmiyette kaçak duruma düşen Sheraton Samsun Oteli ile ilgili merhum Osman Kara, bundan üç yıl önce yazdığı 'Sheraton'u mühürlemek ya da yıkmak' başlıklı köşe yazısında, "Şimdi tartışıyoruz yıkılsın mı yıkılmasın mı diye. Mahkeme kararıysa uygulanması gerek ama o kadar çok ki bu ülkede uyulmayan yargı kararları. Bırakınız herhangi bir alt mahkemeyi Anayasa Mahkemesi’nin kararına bile uyulmuyor hem de yargı sisteminin içinde yer alan alt mahkemelerce. Ve de yasaları uygulamakla yükümlü idare makamlarınca" demişti.Lafı daha fazla uzatmadan; Meslek büyüğümüz Osman Kara'yı tekrar yad ediyor, mekanının Cennet olsunu dileyerek, sizleri 23 Ağustos 2023 yılında yazdığı köşe yazısı ile başbaşa bırakıyoruz.SHERATON’U MÜHÜRLEMEK YA DA YIKMAKÇok pahalı bir inşaat oldu Shereton, hem bu kent hem de sahipleri için.
Sahipleri ne gibi hesaplar yapmışlar ya da neler beklemişlerdi bilmem mümkün değil ama umduklarını bulamadılar. Önce Shereton çekildi işletmeden sadece isim bedeliyle yetinerek ve gelen markalar birer birer gittiler. Şimdi de mahkeme kararıyla “kaçak inşaat” konumuna düşmesi söz konusu.Yıkılmalı mı, yıkılmamalı mı? Farklı görüşlerde insanlar var bu kentte yıkılsın diyenler de yıkılmasın diyenler de bir arada. Üstelik onlarca yüzlerce kaçak yapı imar aflarıyla yasallaştırılmışken, hatta kimi kurumlar kaçak yapılarda oturmakla suçlanırken. Bu kentte yaşayan bir gazeteci olarak yıkılır mı yıkılmaz mı bilmiyorum ama ben bu kente çok hem de çok pahalıya mal olduğu görüşündeyim. Sadece mimarisi ile değil, o oteli oraya yapabilmek için yapılan imar değişiklikleri ve yıkımlar nedeniyle de o kanıdayım.İlk defa kıyı kenar çizgisi değiştirildi bu ülkede sırf o otel oraya yapılabilsin diye. Sonra da bir başka proje değiştirildi ve rekabet etmesin diye bir başka otel yıkıldı, yıktırıldı mecburen. Samsun Hafif Raylı Sistemi’nin ilk projesinde yol Baruthane altından kuzeye Batı Park’a geçecek, Yelken Kulübü’n önünden eski stadyuma ulaşacak oradan da stadın arkasından ve vilayetin altından geçerek Belediye Evleri’ne kavuşacaktı. Önce güzergâh Samsun-Bafra Devlet Karayolu’nun güneyine alındı sonra da Gençlik Park’ının oradan tekrar kuzeye geçti ve Büyük Samsun Oteli çaresiz yıkıldı.Güzergâh değişikliklerinin ve Büyük Samsun Oteli’nin yıkılmasının bu ülkeye maliyetinden başka bir de sırf bu otele “zengin müşteri” bulabilmek için inşa edilen ama bir türlü çalışmayan/çalıştırılamayan ve asla çalıştırılamayacak olan 18 delikli 600 dönümlük golf sahası yapıldı. Boş ve mevcut bir yer değildi golf sahasının kurulduğu alan. Deniz dolduruldu günler aylar boyu ve törenle hizmete açıldı golf sahası. Açıldı, birkaç müşteri geldi otele ve sonrasında ne gelen oldu ne de giden. Samsun’un rüzgârı golf oynamaya uygun değildi ve bu hesaplanmamıştı. Şimdi tartışıyoruz yıkılsın mı yıkılmasın mı diye. Mahkeme kararıysa uygulanması gerek ama o kadar çok ki bu ülkede uyulmayan yargı kararları. Bırakınız herhangi bir alt mahkemeyi Anayasa Mahkemesi’nin kararına bile uyulmuyor hem de yargı sisteminin içinde yer alan alt mahkemelerce. Ve de yasaları uygulamakla yükümlü idare makamlarınca...Bir başka yapılaşmaya örnek olursa bu bile teselli kaynağıdır bize…
















Sayın Osman Kara’yı tanıma şansına erişmiş, onu dinleme fırsatı bulmuş olmaktan dolayı çok mutlu ve bahtiyarım. Onu bazen bir kürsü arkasında, bazen bir kitap fuarında kitapların arasında, bazen de görüşü ne olursa olsun insanlarla sohbet ederken gören ve hatırlayan çoktur. O; iyi bir Türkçü, Atatürkçü, Ülkücü, vatansever ve İttihatçıydı. İyi bir yazar, iyi bir okur, iyi bir dinleyici ve iyi bir anlatıcıydı. Onu bazen Türk Ocaklarında, bazen Atatürkçü Düşünce Derneğinde, bazen CHP’de, bazen de MHP’de; kısacası vatanını, milletini, bayrağını seven her hangi bir dernekte, sivil toplum örgütünde veya parti etkinliğinde, öğrenmeye hazır bir olgunlukla, her zamanki sükûneti ve ağırbaşlılığıyla görebilirdiniz. O, tam anlamıyla mîr-i kelâm bir beyefendiydi. Bir gün yaşım kemale erdiğinde onun kadar olgun, anlayışlı ve çok yönlü olabilir miyim, bilmiyorum. Zaman zaman eski yazılarını ya da toplantılar sonrası kendisinden rica edip aldığım notlarını okuyorum ve hâlâ faydalanıyorum. Ancak Onunla aynı siyasi kökenden gelip, aynı kültür ikliminde bulunmuş, gazetelerde kalem tutan, köşe bulan; ama ondan bir nebze feyz alamamış, bırakın onu aşmayı, kendini dahi aşamamış ergen ruhlu gazetecileri anlayamıyorum,şaşırıyorum. Şimdi sizin gazetenize veya Samsun’a farklı Osmanlar gelebilir; ama ne yazık ki artık bir Osman Kara bir daha asla gelmez. Ruhu şad olsun.Allah rahmet eylesin.
Haydarcığım seni bu vefalı duruşun için tebrik ediyorum. Değerli Osman Kara'yı bu şekilde anman gerçekten gurur ve onur verici. Mekanı Cennet olsun