Samsun'da ünlü sanatçıların yanı sıra çeşitli etkinliklerle 9 gün sürecek olan Kültür Yolu Festivali tartışılıyor.
Samsun'da AK Parti'ye yakın isimlerden olan gazeteci Said Çetintaş ile gazeteci Yalçın Karataş bakanlığın düzenlediği Kültür Yolu Festivaline yazdıkları yazılar ile eleştirilerde bulundu.Said Çetintaş, Kültür Yolu Festivali'nin kültürel bir etkinlik olmanın ötesinde, gittiği şehirlerde ciddi tartışmaları ve organizasyon krizlerini de beraberinde getirdiğini belirterek, yazdığı yazıda "Kültür Yolu Festivali, kültür ve sanatı şehirlerle buluşturan bir organizasyon olmaktan çok, milyonlarca liralık kamu kaynağının israf edildiği ve vatandaşların günlük yaşamını zorlaştıran, bakanlığın kendi çalıp kendi oynadığı bir etkinlik olarak anılmaya devam edecektir." dedi.

SAİD ÇETİNTAŞ'IN FESTİVAL TENKİTLERİ DİKKATİ ÇEKTİ
Kültür Yolu Festivali'ni organize edenlerin başta yerel medyayı yok saydığını kaydeden Said Çetintaş, yazısında "Tanıtım faaliyetlerinde de benzer sorunlar yaşanıyor. Yerel medya kuruluşlarının varlığı büyük ölçüde yok sayılırken, etkinliklerin duyurusu çoğunlukla Bakanlığın sosyal medya hesapları üzerinden yapılıyor. Ancak Türkiye genelinde en fazla 300 etkileşim alan düşük paylaşımlar, milyonlarca liralık organizasyonların geniş kitlelere ulaşmasını sağlamaktan uzak kalıyor. Ortaya çıkan tablo ise kamu kaynaklarının verimli kullanılıp kullanılmadığı sorusunu gündeme getiriyor. Vatandaşların yoğun ilgi göstermediği, hatta bazı vatandaşların haberinin dahi olmadığı programlarda; doluluk görüntüsü oluşturabilmek adına siyasi partilerin kadın ve gençlik kolları ile çeşitli kurum personellerinin organizasyon alanlarına yönlendirildiği yönündeki iddialar da dikkat çekiyor." ifadelerine yer verdi.

YALÇIN KARATAŞ'TAN KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ ELEŞTİRİSİ
Samsun'da yerel basının önemli isimlerinden bir olan Yalçın Karataş'da Kültür Yolu Festivali ile ilgili enformasyon ağını eleştirerek, yazdığı 'Kültür Yolu Festivali ve İş Bilmez Personeller' başlıklı yazıda "Diyorum ki, her yere iyi bir insan lazım. İş bilmez insanların elinde koskoca çalışmalar ne hale geliyor, görüyorsunuz. Madem böyle bir organizasyon var, arayın Samsun basınını, toplayın, tanışın. Sonra haberlerinizi kamuoyuna aktaralım. Samsun basını sizin emir eriniz mi? Kalk dediğinizde kalkan, otur dediğinizde oturan görevliniz miyiz? Kusura bakmayın, biraz ağır oldu ama herkes yerini bilecek. Zaten günümüzün sıkıntısı da bu, kimse yerini bilmediği için bu hale geliyoruz. Sonradan duydum ki benden sonra birçok basın mensubu arkadaşımız da gruptan çıkmış. Kendilerine duyarlılıkları için teşekkür ediyorum. Bu organizasyonu yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerine çağrıda bulunuyorum. Biraz empati diyorum." eleştirilerinde bulundu.

OKAN ÇAKIR'DA ELEŞTİRDİ! YEREL BASINDAN FAYDALANILMIYOR
Samsun'da gazeteci Okan Çakır'da Kültür Yolu Festivali ile ilgili eleştirilerini yazdığı köşe yazısında şunları dile getirdi:"Ancak görünen o ki organizasyonun iletişim stratejisi büyük ölçüde Ankara merkezli yürütülüyor. Etkinlik duyurularının önemli bölümü yalnızca bakanlığın resmi sosyal medya hesapları üzerinden paylaşılırken, şehirdeki yerel haber ağlarının gücünden yeterince faydalanılmıyor. Bu durum beraberinde önemli bir soruyu getiriyor: Eğer amaç vatandaşlara ulaşmaksa, neden vatandaşın her gün takip ettiği yerel medya kuruluşları sürecin dışında bırakılıyor? Festival programlarının milyonlarca kişiye ulaştırılmak istendiği ifade edilirken, şehirde geniş kitlelere erişim sağlayan internet medyasıyla herhangi bir partnerlik modeli geliştirilmemesi ciddi bir iletişim eksikliği olarak değerlendiriliyor. Üstelik sorun yalnızca tanıtımla da sınırlı değil. Festivalin düzenlendiği birçok şehirde geçmiş yıllarda trafik yoğunluğu, kapanan yollar, ulaşım problemleri ve yetersiz organizasyon planlamaları nedeniyle vatandaşların günlük yaşamının olumsuz etkilendiğine dair çok sayıda şikâyet gündeme geldi. Şehirlerin mevcut yapısı dikkate alınmadan yapılan planlamalar, kültürel etkinliklerin önüne geçen yeni sorunlar üretebiliyor. Samsun gibi nüfusu yoğun, ulaşım aksları belirli bölgelerde toplanmış bir şehirde bu tür organizasyonların çok daha hassas bir planlama anlayışıyla yürütülmesi gerekiyor. Bunun yolu da yerel paydaşları dinlemekten geçiyor."