Samsun'da turizm ve sağlık turizmi üzerine yıllardır atılan adımlardan bir sonuç alınamadı. Her yıl aynı nakaratların tekrarlandığı Samsun turizmi, neden ileryemedi, Samsun sağlık turizminde neden istediği hedefe ulaşamadı. Cihat Ayeş, Samsun turizminin nedenlerini ve niçinlerini yazdı!
Kısaca her şey var bu şehirde!Türkiye'nin ve Samsun’un kendi geleceğini seçmesi gerekiyor. Türkiye'nin ve Samsun’un önündeki en büyük fırsatlardan biri sağlık. Türkiye ve Samsun sağlıkta bir dünya markası olabilir. Türkiye'nin ve Samsun’un elinde bugün çok daha güçlü bir kombinasyon var: İyi hekimlik, ileri teknoloji, güçlü hastaneler, yüksek hasta deneyimi, kaliteli hizmet, turizm çeşitliliği ve mükemmel coğrafya. Bunların hepsini aynı pakette sunabilen ülke ve şehir sayısı sandığımızdan çok daha az.Evet; Türkiye ve Samsun’un artık kendi geleceğini seçmesi ve bu seçimine de sahip çıkması gerekiyor. Elimizdeki potansiyeli ve değeri bazen anlamıyoruz veya değersizleştirmeye çalışan insanlara kanıyoruz. Rakamlar bize aslında her şeyi anlatıyor.
2025 yılında yaklaşık 1.4 milyon kişi sağlık hizmeti almak amacıyla Türkiye'ye geldi. Sağlık turizminden elde edilen gelir yaklaşık 3 milyar dolar oldu. 2026'nın ilk üç ayında 302 binden fazla kişi Türkiye' de sağlık hizmeti aldı ve yaklaşık 762 milyon dolar elde edildi. (Bu rakamlara yurt dışında yaşayan ve Türkiye’ye sağlık hizmeti almak için gelen gurbetçilerimiz de dahil)Sağlık Bakanlığının 2020 yılında yayınladığı sağlık-turizm raporunda öngörülen 2023 hedefi; Dünya sağlık turizminde ilk 5 ülke arasında bulunan Türkiye’de 2023 yılında sağlık turizmi kapsamında gelen hasta sayısının 2 milyon, elde edilen gelirin ise 20 milyar dolar olması hedeflenmektedir ( Sağlık Bakanlığı, 2020 )2025 yılında yaklaşık 1.4 milyon kişi sağlık hizmeti almak amacıyla Türkiye'ye geldi. Sağlık turizminden elde edilen gelir de yaklaşık 3 milyar dolar oldu. Türkiye ve Samsun nasılda birbirlerine benziyorlar di mi? (di mi Çarşamba’ca değil minin kısaltılması)2023 yılı hedefini, 2025 yılında kişi sayısına yüzde 70 yaklaşılırken, hedeflenen gelire ise yüzde 20 bile yaklaşamamışız. Yıllardır bu şehirde de sağlık turizminin gelişmesi için master planları yapılıyor ama sonuç değişmiyor...Uluslararası kalite standartlarında sağlık hizmeti veren birçok hastane, poliklinik, tıp merkezi gibi kurum ve kuruluşlara ev sahipliği yapan bir şehir Samsun!Kısaca her şey var bu şehirde!Evet yıllardır sağlık turizminin gelişimi için ciddi adımlar atıldı bu şehirde.
Şehrin üst düzey amirleri iyi niyetli bir şekilde sağlık denilince, turizm denilince akla ve göze gelenleri sektör paydaşlarıyla birlikte dinamiklerin ve yol haritasının belirlenmesi için mevcut durum analizleri ile nice çalıştaylar, sempozyumlar ve master planları yaptılar durdular. Amirler iyi niyetliydi, emir erleri becerikliydi, şehir beklentideydi
Bu bağlamda, hastaneler, tıp ve tedavi merkezleri, oteller, seyahat acenteleri, tur şirketleri ve organizasyon firmalarından üst düzey yetkililer ile sabah kahvaltılarında söyleştiler, dertleştiler durdular.
Durmadılar...
Çalıştılar...
Kısaca her şey vardı bu şehirde!
Takdir edilmek, tercih edilmekten daha öncelikliydi…
Maliyetlerin düşük olması, bekleme zamanının kısa olması, ulaşım imkanlarının uygun olması, iletişimde sınırların aşılması gibi çok sayıda nedenlerden dolayı Gürcistan ile sağlık turizminde ciddi bir ivme yakalamıştık. Ta ki.
O günlerden geriye ne mi kaldı?Artık hastanelerimiz Gürcistan’da ki irtibat ofislerini kapattılar. Samsun’da ki mevcut hastaneler de kapanmasın diye Gürcistan’da yaşayan Türk iş adamlarından destek almak için sıraya girdiler, araya aracılar koydular. Kısaca her şey var bu şehirde!
Bu arada Sağlık kenti olamadık ama Spor Kenti olduk. Avrupa’ya gittik.
Artık marka değerimiz veya markamızın algısal değeri dünya çapında. Bu şehirde ki herkes bir araya gelse bunu asla başaramazdık. Sadece bir kişi sayesinde oldu olanlar.Sağlıkta da yanlış kişilere mi gidildi acaba.
Bu şehir her zaman galip mi gelmek zorunda!
Kendi gücüne inanmayanı, Yıldırım çarpsın he mi.Bizim artık sağlık turizminde fiyat yarışından değer yarışına geçmemiz gerekiyor.
Türkiye ve Samsun kendisini "Bu ameliyat başka ülkede 30 bin dolar, biz de daha ucuz" diye pazarlamamalı. Çünkü bu bizi sürekli fiyat rekabetine mahkum eder. Sağlıkta en ucuz ülke ve şehir olmaya çalışmak tehlikeli bir yarış. Her zaman sizden daha ucuz bir ülke ve şehir bulunabilir. Ama sizden daha iyi olmak çok daha zordur.Yeni mottomuz şu cümle olmalı:
Biz bu işi çok iyi ve çok lüks yapıyoruz.
Gerçek lüks doğru teşhis, doğru hekim, doğru zamanda doğru teknolojiyle doğru tedavinin uygulanmasıdır.
Türkiye'nin ve Samsun’un artık kendi geleceğini seçmesi gerekiyor.
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun da dediği gibi:
‘’Artık başarıyı yalnızca "Türkiye'ye kaç yabancı hasta geldi?" sorusuyla istatiksel verilerle ölçmekten vazgeçmeliyiz. Çünkü çok hasta her zaman başarı ve değer anlamına gelmez.
Daha önemli sorular sormalıyız:
Hasta başına ne kadar değer ürettik?
Kaç kompleks vakayı Türkiye ye çekebildik?
Kaç uluslararası hastayı uzun dönem takip programına alabildik?
Ne kadar sağlık teknolojisi ürettik?
Ne kadar klinik araştırma yaptık?
Kaç uluslararası bilim insanını Türkiye'ye çekebildik?
Kaç insan Türkiye'ye yalnızca hastalığını tedavi ettirmek için değil, sağlıklı geleceğini planlamak için geldi?
21'inci yüzyılın sağlık turizminde asıl büyük değer yalnızca yatak satmakta değil. Bilgi, teknoloji güven, sağlıklı gelecek satmakta.’’
Kısaca her şey vardı bu şehirde...Not: Geleceğimizi öngörmeye çalışanlar, görenler bundan sonra bir çalıştay, masterlı veya mastersız bir plan hazırlamadan önce ‘’doğal aptallık, yapay zekadan daha iyidir’’ demesinler ve sorsunlar. AI BakışıŞehirlerin sağlık turizmi master planları genellikle raflarda kalarak sonuç vermez; çünkü bu planlar sahanın gerçeklerinden kopuk, katılımı yetersiz ve kâğıt üstünde hedeflerden ibaret kalır. Planların başarısız olmasının ardında yatan temel yapısal ve yönetsel sorunlar şunlardır: Planların Başarısızlık Nedenleri• Ortak Akıl Eksikliği: Planlar yerel dinamikler, hastaneler, oteller ve sivil toplum kuruluşları ortak bir masaya oturmadan, bürokratik kararlarla hazırlanır. • Uygulama ve Takip Yokluğu: Raporlar bittikten sonra somut eylem planlarına, ölçülebilir hedeflere ve bütçeye bağlanmaz. • Altyapı Uyumsuzluğu: Şehir içi ulaşım, havalimanı bağlantıları, çok dilli personel ve otelcilik hizmetleri uluslararası standartların gerisinde kalır. • Plansız Rekabet: Şehirler kendi özgün potansiyellerini (örneğin termal, ileri medikal ya da yaşlı bakımı) öne çıkarmak yerine her alanda aynı hamleleri yapar
















