15 Temmuz hain darbe girişiminin 1'inci yıl dönümü yaklaşıyor. Algı operasyonları ise bitmedi!
15 Temmuz'un sene-i devriyesine sayılı günler kala, Samsun'da dahil olmak üzere ülkenin hemen hemen bir çok şehrinde savaştan kaçarak ülkemize sığınan Suriyeliler ile ilgili bir yerden düğmeye basılmış gibi müthiş bir algı operasyonu yapıldı. Sosyal medyada hashtagler açıldı, Suriyelilerin ülkemizden gönderilmesi istendi.
Sosyal medyada tamda bu algı operasyonları yapılırken, Samsun'un Atakum ilçesi sahilinde Suriyeli iki genç kumsalda ki kadınların görüntülerini çektikleri iddiası ile linç edilmek istendi. Bu olay ise algı yöneticilerinin ekmeğine yağ sürdü. Sosyal medyada bu olayın görüntüleri adeta paylaşım rekorları kırdı. Şimdi gelelim esas konumuza, Suriyeliler uzunca bir süredir ülkemizde misafir. Suriyelilerin varlığı demek ki birilerinin yeni dikkatini çekti. Ve bu konu üzerinden birileri 15 Temmuz'un sene-i devriyesi öncesi algı operasyonuna kalkıştı.
Atakum ilçesinde kadınların görüntülerini çektikleri iddia edilen iki Suriyeli'de çocuk sayılabilecek yaşta ayrıca. Her Türk genci gibi kanları kaynayabilir, hata yapabilir, nefislerinin kurbanı olabilirler. Burada iddia o dur ki, bu Suriyeli gençlere birileri kadınların görüntülerini çekmesi için para vermiş ve akabinde linç olayı ortaya çıkmış. Eğer ki ortada böyle bir şey var ise algı operasyonunu yürüten kişiler bütün illerde organize olmuş demektir..
Ayrıca şehrimizde ve ülkemizde barınan Suriyelilerin büyük bir çoğunluğu dilencilik yapmaktadır. Iraklı sığınmacıların zengin olduğu, Suriyelilerin ise dilencilik yaparak hayata tutunmaya çalıştıkları biliniyor.
Atakum sahilinde kadınların görüntülerini çektiği iddia edilen Suriyeli iki gençte, o sahilde kendilerini linç etmek isteyen kişilerle hemen hemen aynı yaşlarda. Sahilde Türk genci kadınları taciz edebilir, görüntülerini çekebilir ama başkası çekemez. Çekerse linç ederiz. Ahlak ve namus kavramı bencil bir anlayışla savunulamaz. Biz namusumuza helal gelmesin istiyor isek evvela önce bizim namuslu ve ahlaklı olmamız gerekir. Sen Türk vatandaşısın diye orada sahilde genç kızları rahatsız et, taciz et ama Suriyeli yaparsa (yaptığı iddia edilmekte) kıyameti kopar.
Suriyeli yada diğer sığınmacılarla ilgili sıkıntı yok mu, elbette var. Sığınmacılar arasında kötü insanlarda yok mu, elbette var. Bizim içimizde ne kadar iyi ne kadar kötü insan varsa sığınmacılarda da var. Ancak burada bizim eleştirmek ve dikkat çekmek istediğimiz konu bu değil. Ortada Suriyeliler üzerinden oynanan bir oyun var. Özellikle bu oyunun, bu algı operasyonunun 15 Temmuz'un sene-i devriyesi öncesi yapılması dikkat çekicidir!
15 Temmuz'da darbe girişimi ile ülkemizde iç savaş çıkarmak isteyen hainler ve işbirlikçileri ülkemiz üzerinde yeni senaryolar hayata geçirmektedir. Suriyeliler üzerinden yaratılacak kaos ile yarım kalan işi tamamlamak istiyorlar. Ülkemiz insanlarını kışkırtacak, galeyana getirecek hassas sinir uçlarına dokunarak, ülkemizde, şehirlerde gerginlikler yaratılmak isteniyor. İster Suriyeli, İster Türk vatandaşı, isterse herhangi bir ülkenin vatandaşı olsun, her kim kanunlara uymuyor suç işliyorsa cezasını çekmelidir. Tacizi, tecavüzü, hırsızlığı, arsızlığı savunmuyoruz, her kim yaparsa yapsın cezasını kanunlar ve adli makamlar vermelidir.
Ancak şu da unutulmamalıdır ki Türk milleti her zaman ve tarihte de olduğu gibi mazlumlara her zaman kucak açmıştır. Bu asillik Türk milletinin genlerinde olan bir duygudur.
Şimdi biz buradan şunu sormak istiyoruz, Atakum sahilinde hangi Türk genci denize giren kadınların yada kızların görüntüsünü çekmiyor. Hangi Türk genci, sokakta kızları yada kadınları taciz edip laf atmıyor. Hangi Türk genci, esrar, uyuşturucu satmıyor. Hangi Türk genci, cinayet, hırsızlık, tecavüz v. b olaylara karışmıyor!
Linç edilmek istenen Suriyeli iki genç eğer günahkar ise hangimiz değiliz. Ve öyle ise ilk taşı günahsız olan atsın..
Samsun'da Fener Plajı neden erkeklere kapatıldı acaba! Fener Plajının erkeklere kapatılması yüzünden Samsun ayağa kalktı. Olur mu öyle şey denildi. Ama orada denize giren kadın ve kızlar erkeklerden şikayetçiydi. Kadınlar, Fener Plajına gelen erkeklerin kendilerini taciz ettiklerini ve görüntülerini çektiklerine dair şikayetlerde bulunuyordu. İşte tam da bu yüzden Fener Plajı erkeklere kapatıldı. Kimdi bu erkekler, Türk vatandaşı değiller miydi!
Fener Plajı erkeklere kapatılmasına rağmen halen oraya gidip etrafta toplanarak, kuyruklar oluşturarak kadınları ve kızları röntgenleme derdine düşenler kim!
Eğer ki biz asil Türk milleti isek evvela bizlerin doğru ve ahlaklı bireyler olması gerekmez mi. Emin olun Suriyeli yada diğer sığınmacı vatandaşlar, bizlerde ne görüyorsa aynısını taklit ediyor. İyilik görüyorsa, iyi oluyor, kötülük görüyorsa kötü oluyor.
Bu insanların topluluk halinde gezmeleri de emin olun bizlerin kötü davranışları yüzünden. Çünkü bu insanlar, sığınmacı olarak geldikleri ülkemizde de kendilerini güvende hissetmiyorlar. O yüzden toplu ve bir arada dolaşıyorlar. Bu konuda diğer konularda olduğu gibi önce bizim iğneyi kendimize batırmamız gerekiyor.















