Kuzeyin krallığında bitmek bilmeyen entrikalar, bitmek bilmeyen taht oyunları yaşanıyordu. Kral ise İrlanda boylarında Ak gezenlerle çetin bir savaştaydı.
Kral, kararlıydı. Ne kadar zor ve çetin olursa olsun bu savaş bitecek, Kuzeyin Krallığına zaferle dönülecekti. Ve öylede oldu. Binlerce kişiden oluşan ordusunu, kılıçtan geçirdiği Ak gezenlerin ardından, kuzeye doğru sürdü. Artık eve dönme vaktiydi. Kralın neredeyse ömrünün yarısı, Ak Gezenlerle savaşta geçti! Eve dönüş yolunda, yüzlerce liman fethetti! Ve o limanlara özgürlük ve bereket götürdü.
Savaş yıllar sürdü, ama kral topraklarına her şeye ve her şeye rağmen güçlü döndü. Savaş kazanılmıştı! Halk, 'Cesur yürek' tezahüratları ile büyük coşkuyla karşıladı kralı. Zira o yokken, taht ve tahtın hükmettiği topraklar, entrikalar nedeniyle yıpranmış, otoritesini yitirmişti! Krallığın topraklarında yaşayanlar ise, kaderine terk edilmişti! Gittiği yerlere bereket getiren kralın dönüşü, işte bu yüzden halkta umut yaratmıştı.
Tahta giden yol kapalıydı! Yokluğunda sahte bir tören ile krallık tacı ele geçirilmişti. Sarayın muhafızları ise tepeden tırnağa karşısındaydı! Ama kral, tahtı geri almalıydı! Ve kuzeyin krallığını ait olduğu gibi, eskiden olduğu gibi yükseltmeliydi! Ve kısa sürede tahta yeniden oturdu. Kuzeyin kralı ilk iş, ambarlara baktırdı! Bomboştu, talan edilmişti! Krallığı büyük ve ödenemez hale getirilmiş borçlarla karşı karşıya bırakılmıştı! Ambarları yeniden doldurdu, borçları ödedi, tahtın kapılarını açtı. İrlanda boyları ise bu gelişmelerden rahatsızdı! Çünkü Kuzeyin Krallığı işgal için çaresiz ve savunmasız kalmalıydı! Kral bu tehlikenin farkındaydı! O yüzden İrlanda boyları için tedbirler aldı! Topraklarının sınırlarını surlarla çevirdi. Kulelere gözcüler, attığını vuran keskin nişancı okçular yerleştirdi. Sınırda güvenlik önlemlerini üst düzeye çıkardı. Yıllar süren savaşlarda şunu öğrenmişti! Su uyur düşman uyumaz!
Kuzeyin kralı, sarayın içinde de ihanetlere uğrayacağını elbette biliyordu! O yüzden kimseye güvenmiyordu. İçerde bir süre sonra İrlanda boyları ile iş tutanların varlığını tespit etti. Savaşçı kral, onlarında ipini kendisi çekti. İçerden ve dışardan her an ihanete uğrayabilirdi. Ve uğruyordu da. O yüzden krallığını korumak için tetikte olmalıydı.
İrlanda boyları, kralı güçsüz, beceriksiz göstermek için hazırladıkları planları bir bir devreye sokuyordu. Ve bu planın içinde kralın baş muhafızlarıda işin içindeydi! İrlanda boylarının planları vardı, fakat tüm krallıkların topraklarını kasıp kavuran bir veba salgını peydah olup, her şeyi altüst etti. Salgın öylesine büyüktü ki, insanlar kırılıyordu! Kral, işte böylesi kaotik bir süreçte, kendisiyle birlikte salgına yakalanan en yakın ve en sadık dostunu kaybetti! Kral ise adeta ölüm döşeğindeydi! İrlanda boyları ellerini ovuşturuyordu. Ama beklenen olmadı! Kral yeniden ayağa kalktı ve kısa sürede gücünü yeniden topladı. Ve işte o gün bir kez daha halkına söz verdi. Kuzeyin Krallığı yükselecekti!
Düşmanları, entrikacıları, ihanet odaklarını birer birer yok etti. İrlanda boyları çıldırıyordu! Ama kral aynı Ak gezenlerle giriştiği savaşlarda ki gibi kararlıydı! Stratejik taktiklerle piyonlarını ileri sürdü! Kral şunu biliyordu! Piyonlar, etrafında kalan İrlandalıları su üstüne çıkartacaktı. Öyle de oldu! Krallığı bırakıyorum dedi. Piyonlar bu mesajı anında yaydı! Halk panik yaptı! Her kafadan bir ses çıkıyordu. Kral hem yalnız hem de suskundu! Bir planı vardı! Söz vermişti! Bu topraklar yeniden yükselecekti. Ve Kuzeyin kralı, İrlanda boyları ile taht oyunlarına girişenlerin son kırıntılarını da silmek için, planını devreye soktu. O plan Ak Gezenlerin sonunu getirmişti.
















