Samsun'da yaz sezonunda denizde yaşanan boğulma vakalarında ki artış nedeniyle neredeyse her gün denizden ceset çıkartan cankurtaranların psikolojisi bozuldu, yerli turist ise Samsun için 'Ölüm Denizi' demeye başladı.
Samsun'da bu yaz sezonunda şuana kadar 18 kişi denizde boğularak yaşamını yitirirken, Samsun Valisi Orhan Tavlı'ya yaptığımız tedbir çağrısı sonrası telfonlarımız susmadı. Samsun'un adının yaşanan ölümlü boğulma olayları nedeniyle çevre illerde 'Ölüm Denizi' olarak anılmaya başlandığı, sahilde vakalara müdahala eden cankurtaranların ise psikolojilerinin bozulduğu gündeme geldi. Geçtiğimiz gün Yozgat'tan gelen 5 kişilik ailede boğulma tehlikesi geçirirken, bu olaya müdahale eden iki cankurtaran ise fenalık geçirmişti. Bu durumun, cankurtaranların psikolojilerinin bozulmasından kaynaklandığı kaydedilirken, Samsun sahilinde gerekli tedbir ve önlemlerin alınmaması nedeniyle adeta cinayet işlendiği iddiası ortaya atıldı.Samsun'da sahil kıyısı ve denizde boğulma olaylarına müdahale etme konusunda ilgili kurumların yeterli tedbirleri almadığı bu nedenle yaşanan boğulma vakalarında göz göre göre cinayet işlendiği iddiası ortaya atıldı. Samsun'a çevre illerden gelen günübirlik turistlerden her birinin, bir aile ferdini denize kurban verdiği de ileri sürülürken, yaşanan sorun ile ilgili 'Samsun Valisi Orhan Tavlı'ya sesleniyoruz' başlıklı yazımız ise büyük yankı uyandırdı.
Bu haber vesilesi ile Samsun'da insanların can ve mal güvenliklerini korumakla sorumlu kurumları bir kez daha uyarıyor ve Samsun'a atanan yeni Valimiz Orhan Tavlı'ya acil önlem alması gerektiğini, bu konuda kusurlu ve eksiği olan kurumları da ciddi bir şekilde uyarması gerektiğini tekrar hatırlatıyoruz. Samsun'a gelen yerli turist, şehrimizin adını yaşanan ölümlü boğulma olayları nedeniyle 'Ölüm Denizi' olarak anmaya başlamışsa, bu gerekli önlem ve tedbirleri almayan kurumların sayesinde olmuştur.Samsun'a şehir dışından günü birlik gelenleri ve Samsunlu vatandaşları uyarıyoruz. Şayet çok iyi yüzme bilmiyorsanız, lütfen açılmayın. Karadeniz'de RİP yani çeken akıntı tehlikesi yüksektir. Rüzgarlı havalarda denize girmeme konusunda hassasiyet göstermelisiniz. Denize giren çocuklarınızın açılmalarını önlemek yada çeken akıntıya yakalanmaları durumunda, müdahale edebilmeniz için mutlaka yanında olun. Bulunduğunuz sahilde cankurtaran olup olmadığını kontrol edin. İyi yüzme biliyor olabilirsiniz, ancak bu konuda da tedbirli olarak açılmamaya, güvenlik şamandırasını geçmemeye dikkat edin.
Denize girenlerin % 80 ni emin olun yüzme bilmiyor. Kulaç atıp beş metre giden yüzme biliyorum zannediyor. Hayır kardeşim. Sırt üstü uzun süre yatamıyorsanız , sırt üstü avuç hareketi ile mesafe alamıyorsanız. yüzme bilmiyorsunuz demektir. Yoruluyorsunuz suda dinlenemediğiniz için panik ile kendinizi boğuyorsunuz. Deniz insanı öldürmez deprem gibidir. onu ve kendi kabiliyetinizi iyi tanımanız gereklidir. Yok ise lütfen omuz izasından öteye gitmeyin.
Alınabilecek tedbirler 1.Şehir dışından gelen kişiler için şehrin girişlerine boğulma tehlikesini hatırlatacak bilboardlar yerleştirilmeli 2. Samsun’da yayın yapan radyolardan kamu spotlarını yaz sezonu boyunca yayınlarında yer vermeleri sağlanmalı 3.Sahil bandında belirli aralıklarla bilgilendirici bilboardlar olmalı 4. Sahil şeridinin golf kulübünün oraya 1 adet, çobanlı iskelesinin oraya 1 adet ,Atakent sapağının oraya 1 adet hazır ambulans bekletilmeli 5.Cankuranlara belirli aralıklarla hepsine olmasa dahi jetski verilmeli 6.Cankurtaranların can siperhane calışmaları halk tarafından kimi yerlerde görmezden geliniyor bunu kolluk güçleri ile uyararak halk bilgilendirilmeli 7.Uygun olmayan havalarda sahile pandemi dönemi gibi uygun noktalara polisler ve bekçiler konulmalı tehlikeyi ve o günlük giriş engelini belirten uyarı afişleri asılmalı 8.Sahilin belirli kesimlerinde ambulans hareketini kısıtlayabilecek park yasağı olan yerlerde park yasağı uygulaması daha katı uygulanmal