Devlet Bahçeli’nin "Terörist başı çıksın TBMM'de konuşsun" çıkışıyla başlatılan süreç, şehit yakınlarının evine ateş olup düşmüştür!
İmralı'da DEM Partililerle Öcalan arasında gerçekleşen görüşmelere, Sayın Devlet Bahçeli istediği kadar 'açılım süreci' demesin. Biz şehit yakınları bu sürecin adını çok iyi biliyoruz!
Kim ne derse desin, şehit yakınları bu sürecin adını 'şehitlerimize ihanet süreci' olarak algılamıştır!
Bu sürecin adını şehit annesi olan annem Bedriye Hamlı'da şehitlerimize ihanet süreci diye açıklıyor, böyle algılıyor, böyle yorumluyor! Haksız mı?
Hiç kıvırmadan ifade ediyorum, bu süreç şehit evlerine ateş olup düşmüştür! Şehit yakınları, şehitlik ziyaretlerinde şehitlerinden utanır hale gelmiştir. Bir şehit annesi bu süreçte yaşadıkları karşısında, şehidine 'Oğlum bu vefasızlık karşısında çok utanıyorum' diyorsa, şehit anneleri sırtından hançerlenmiştir! Ne şehitlerimiz ne de biz şehit yakınları bugüne kadar böyle bir kötülük görmedik! Şimdi bu kötülük niye? Biz şehit yakınlarının yaşadıkları kötülük değilse nedir?
İmralı canisi Öcalan'la İmralı'da görüşüp Sayın Devlet Bahçeli'yi ve TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş'u TBMM'de ziyarete gelen DEM-İmralı heyetinin verdiği o fotoğraflar, kimine göre bir barış fotoğrafı olabilir!
Ama biz şehit yakınları o fotoğrafları şüphesiz, bir utanç fotoğrafı olarak algılıyoruz! O utanç fotoğrafını ilk gördüğümüzde ne diyeceğimizi bilemedik. Kahrolduk, yıkıldık üzüldük. Sözün bittiği son noktaya geldik. Bizi kandırmışlar, bizim şehitlerimizi siyasetlerine yıllarca malzeme yapmışlar. Soruyoruz, bir açıklama bekliyoruz! Elinde yağlı urganla şehir şehir dolaşıp 'Öcalan asılsın' diye miting yapanlar, bizimle şaka mı yapıyordu? Hiç utanmadan, şehitlerimizi bir an bile akıllarına getirmeden terörist başı Öcalan'ın kanlı elini sıkan o yandaş elleri, sıkarak şehitlerimize ihanet etmişlerdir!
Şehit yakınlarının bu sürece uhuletle ve suhutletle yaklaşmasını isteyenlere sorarım! Bir yakınınızı şehit vermeyi bir yana bırakın sıfır otomobilinize birisi sizin hatanız olmaksızın çarparak maddi hasarlı bir kaza yapsa, kaza sonucunda aracınız pert olsa, kazayı yapan kişiyi üzerinizde silahınız olsa vurmaya bile kalkarsınız! Şehit yakınlarından hiç kimse, şehitlerimizin kanını teröristbaşı Öcalan'a bağışlamamızı ve bu sürece onay vermemizi gözlerimizin içine baka baka beklemesin! Bizim şehitlerimiz sizin otomobilinizden daha değersiz olabilir mi?
Şehit yakınlarından bu süreçte sessizlik ve kolaylık bekleyenler ne istediklerinin farkındalar mı? Kötülük yapanlar yaptıkları kötülüklerin cezasını hukuken çekmeyecekse, bizim yakınlarımız niye şehit düştüler? Şehitlerimiz vatan dedi, bayrak dedi, millet dedi? Sahi siz ne diyorsun? Bu sürecin adı açılım süreci değil derken, aklımızla alay etmeyin.
İmralı'ya DEM'lileri elçi gönderip, Öcalan'ın elçileriyle TBMM'de görüşenler Öcalan'la görüşmüş olmuyor mu? 10 binden fazla asker ve polisimizi, 30 binden fazla masum vatandaşımızı, vahşice katlettiren teröristbaşı Öcalan'ın ve yandaşlarının yüzü gülerken, şimdi şehit yakınlarının ne halde olduklarını biliyor musunuz?
Bu süreçte teröristbaşı Abdullah Öcalan'ı İmralı'da hapishanede diriltenler, şehitlerimizi de diriltebilecekler mi? Ağlarsa anam ağlar, gerisi vallahi de billahi yalan ağlar! PKK'nın başı bebek katili Abdullah Öcalan'dan medet umulmasını içimize sindiremiyoruz.









































