İmralı görüşmelerini başlatanlara göre, bu sürecin adı çözüm süreci değil! Çözüm süreci olmayan bu süreçte, bütün yollar terörist başı, bebek katili Abdullah Öcalan'ın serbest bırakılmasına endekslenmiş! Bu nasıl olacak bilmiyoruz?
Bu işin mimarlığına kalkışanlar bunu da düşünmüşler midir, bunuda bilmiyoruz!
Ciddi manada bir acelecilik var! DEM Partililer bir kanun teklifi dahi vermişler! Terörist başı sanki cami avlusunda top oynadığı için hapse atılmış, kendisine adeta özür mahiyetinde Ankara'da bir evde kalma imkanı verilecekmiş! Üstelik güvenliğine de çok dikkat ediliyormuş! Maalesef millet olarak rezaletin daniskasını kucağımızda bulduk!
Bazı adımlar şehit yakınlarının canını yakan adımlar olsa da, iyi güzel de eğer Türkiye Cumhuriyeti Devleti anayasasında yazdığı gibi, gerçekten bir hukuk devleti isek, bütün bunlar nasıl olacak?
Bu bebek katili Abdullah Öcalan bizim bilmediğimiz bir kaza sonucu, bir kişinin ölümünden değil 40 binden fazla kişinin ölümünden, birinci derece sorumlu gerçek bir katildir! Ekonomiye verdirdiği zararı, yaktırdıklarını, yıktırdıklarını sakat (engelli) bıraktırdıklarını hiç hesaba katmıyorum Gerçekten bu nasıl olacak?
Sadece bunlarda değil, 10 binden fazla kahraman asker ve polisimiz, öğretmenler, savcılar, imamlar, mühendisler, ormancılar, devlet memurları, TEDAŞ çalışanları, müfettişler, gazeteciler, işçiler her meslek grubundan kamu görevlileri, PKK'lılar tarafından şehit edilmedi mi?
Hani şehitler ölmez vatan bölünmezdi! Bunu şehit cenazelerinde aramıza sızarak yanımızda görünüp yüksek perdeden söyleyenlere sormak isterim! Şehitlerimizin kanları bu kadar ucuz mu?
Devlet aklı denilerek aklımızla alay ediliyor! Devlet aklı bunun neresinde? Bu olayda devlet aklı diye bir şeyden bahsetmek, gelinen bu noktada biz şehit yakınlarını aptal yerine koymaktır!
Ama biz aptal değiliz! Biz şehit yakınları 'Ah şehidim ah' diyorsak, Öcalan yine de İmralı'dan çeşitli bahaneler üretilerek, serbest bırakılacak mı? Bu işin vebali o kadar basit değil! Bu işin mimarları hangi yüzle yüzümüze bakacaktır?
Herkes şapkasını önüne koysun, bunu düşünsün! Şehit yakınlarına daha çok maddi hak verip onları razı ederiz düşüncesine, saflığına kimse kapılmasın! Kimse şehit yakınlarına da kendi cebinden bir hak vermiyor. Verilen hakların tamamında ise gariban halkımızın alın teri var!
Dünyayı da verseniz şehit yakınları, sizin vereceğiniz hiç bir hakka şehidinin kanını satmaz. Bir şehit ağabeyi olarak nokta diyorum!
Hangi görevde olursanız olun, eğer evladınızı şehit vermemişseniz, bir evlat sahibi değilseniz, terörist başı Abdullah Öcalan'ı affetme hakkını kendinizde görmeyiniz! Devleti yönetebilir olabilirsiniz. Kendinizi devletin tek sahibi gibi de görebilirsiniz ama şunu unutmayın, devletin gerçek tapusu şehitlerimizin ve gazilerimizin üzerine kayıtlıdır!
Açık ve net olarak söylüyorum! Devletin bile böyle bir hakkı yoktur. Ayşe anneye, Fatma anneye, Bedriye anneye, Pakize anneye sormadan bu işe asla kalkışmayın ve bulaşmayın! Ayşe anneye, Fatma anneye, Bedriye anneye, Pakize anneye terörist başı Abdullah Öcalan'ı serbest bırakmayı düşünüyoruz demeye yüreğiniz var mı? Aksi takdirde bebek katilinin serbest bırakılması çok baş ağrıtır! Bütün güç bir kişi de dahi toplansa, hiç kimse bu işe sıcak bakmıyor, bakmaz!
Bir şehit annesi dahi, ben razı değilim diyorsa, İmralı'dan o terörist başını çıkartmamalısınız! Biz böyle uygun gördük diyerek, bu süreçte Öcalan'ı İmralı'dan çıkartabilirsiniz. Adaletten bahsedip adaletsizlik yapma hakkınızın olmadığını unutmayın! Burada bir adaletsizlik var! Terörist başı ile resmen pazarlık yapılıyor! Bu pazarlıkta şehitlerimizin kanları var! Devlet durup dururken beka meselesi diyerek yasaları birilerinin istediği şekilde vatan hainlerinin de desteği ile değiştirerek, vatan hainliğine prim veremez, vermemelidir! Vatan hainliğine prim olmaz!










































Ayhan tam yerini bulmuşsun sonunda. Tebrik Ederim. Başarılar Dilerim.
Sizin kafanız bu işlere ermez... Devlet aklı.... B.O.P : BÜYÜK OSMANLI PROJESİ