Balık hafızalı olduğumuzu düşünen ikiyüzlü şahsiyetler, Bebek Katili Abdullah Öcalan’dan bahsederken sanki önemli bir şahsiyetten ve çok saygıdeğer bir devlet adamından bahseder gibi, tarihe kayıt düşülecek bir görüntü vererek 'Sayın Abdullah Öcalan' demeye, defalarca 'SAYIN' vurgusu yapmaya özen gösteriyorlar.
Öcalan'la ilgili kamuoyuna açıklama yapan her kim olursa olsun Abdullah Öcalan kimliğinin başında 'Sayın' kelimesini kullanıyorsa, ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü uğrunda şehadet şerbeti içmiş, tüm şehitlerimize alenen hakaret etmektedir!
Biz şehit yakınları bu oldu bittiyi, asla içimize sindiremiyoruz! Her kim bebek katili Öcalan'dan bahsederken 'Sayın' kelimesini kullanıyorsa, bu kelimeyi maksatlı kullanarak, şehit ailelerini tahrik etmektedir! Onlar bebek katili Öcalan'ın yandaşı ve suç ortaklarıdır!
Bebek katili Abdullah Öcalan'a, 'Sayın Abdullah Öcalan' demek çizmeyi aşmak, sapla samanı ölçüsüz karıştırmaktır! Devletlerin bazı değerleri yaşatması için, çizgisinin olması gerekir. O çizgi havaya, kafaya, kişiye göre çizilen bir çizgi değildir! O çizgi ciddi bir çizgidir! Birilerinin ısrarla dayattığı bilmem kaçıncı çözüm süreci, demekten imtina ettiği bir ihanet süreci içerisindeyiz. Biz şehit yakınları biliyoruz ve görüyoruz ki, birileri bebek katili Öcalan'ı bir şekilde serbest bırakmak için, şehitlerimizin gözlerinin içine bakarak, asla başarı şansı olmayan bir yolculuğa çıkmışlardır!
Bu yolculuk şehitlerimize ihanet ve hakaret yolculuğudur! Kanlı bir terör örgütü lideri olan Öcalan'dan medet ummak insanın aklını yitirmiş olmasıdır!Maalesef son iki ayda gizli kapaklı olanlar hariç, kamuoyu önünde adeta deşifre olanlar 'Bu kadarda olmaz ki bu ihanettir' dedirtmeye devam ediyor!
DEM Parti heyeti, İmralı Adası'nda PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan ile 22 Ocak 2025 tarihinde ikinci kez görüştü. Bu görüşmeye ilişkin içi boş çok kısa bir açıklama ise 23 Ocak 2025 tarihinde yapıldı!
DEM Parti İmralı Heyeti 23 Ocak 2025 tarihinde yaptığı açıklamada;
"DEM Parti İmralı Heyeti olarak 22 Ocak 2025 tarihinde İmralı Adası'nda Sayın Abdullah Öcalan'la bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmede, Sayın Öcalan öncelikle Bolu’da yaşanan elim yangında hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar dilemiştir. Heyetimiz, yürüttüğümüz görüşmelerle ilgili olarak kendisine gerekli bilgilendirmelerde bulunmuştur. Sayın Öcalan’ın sürece ilişkin çalışmaları devam etmektedir. Bu konudaki hazırlıkları tamamlandıktan sonra kamuoyuna gerekli açıklamalar yapılacaktır. Bizler de heyet olarak çalışmalarımızı ve temaslarımızı yürüteceğiz, gelişmeler oldukça da kamuoyunu bilgilendireceğiz. Bu süreç herkesi, hepimizi birlikte ve özgürce yaşatacaktır. Bunun gerçekleşmesi umuduyla tüm toplumsal kesimlerin kıymetli katkılarını bekliyoruz." dedi.
Bu açıklama bebek katili Abdullah Öcalan’la yapılan 4 saatlik görüşmenin açıklamasıdır. Açık ve net bir şekilde bir çok şeyi saklıyorlar. Birde 50 bin kişinin ölümünden sorumlu olduğunu yok sayarak, Bolu Kartalkaya'da yaşanan otel yangınında hayatını kaybedenlerin, ailelerine başsağlığı dilemesi var ya binlerce canımıza verdiği zararı düşününce, insana 'hadi oradan sende insan mısın' dedirtiyor.
Pazarlık masasında paylaşılmak istenenin ve paylaşılanın ne olduğunu öğrenmeye ve gerektiğinde her Türk vatandaşının, 'Yeter Artık' demeye hakkı vardır.
Şehit yakını kimliğimle açıklamada bahsi geçen özgürleşmekten maksadınız nedir? Bunu anlamaya çalışıyorum! Bu sürece yeşil ışık yakan herkese soruyorum, bu süreçte şehitlerimizi nasıl özgürleştirmeyi düşünüyorsunuz?
Şehitlerimizin anneleri, şehit evlatlarının buz gibi mezar taşlarına sarılarak yaşamlarını sürdürüyor! Bu acı gerçekten haberiniz var mı? Sizler allem edip, gallem edip bebek katili Öcalan'ı özgürleştirmenin peşindesiniz! Ama biz şehit yakınları ne bebek katilini özgürleştirme planınıza, nede bebek katiline 'Sayın' diyerek şehitlerimize hakaret etmenize razı değiliz. Bir yere not alın her iki cihanda da şehit yakınlarının elleri yakanızda olacaktır!










































Ne Recep Tayyip Erdoğan nede Bahçeli apo nun serbest bırakılacağını veya ev hapsine alınacağını kesinlikle ifade etmedi Şehit aileleri provokasyonlara gelmeyin
Biz Türk Milleti Olarak Kanlı Katil Apo'nun Serbest Bırakılmasına Ve PKK-YPG Destekçisi DEM Parti'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Kalmasına Asla Müsaade Etmeyeceğiz. “Ne Mutlu Türküm Diyene”