Samsun Yurt Savunma

Şehit aileleri provakatör değil ama açılıma karşı!

Samsun Kent Haber köşe yazarı şehit ağabeyi Ayhan Hamlı, Terörsüz Türkiye ve Çerçeve Yasa'ya karşı çıkan şehit yakınlarına provakatör yakıştırması yapılsına tepki gösterdiği köşe yazısında, "Eğri oturup, doğru konuşalım. Şehit aileleri provakatör değil ama açılıma karşı! Provakatör arayan aynaya baksın" dedi.

PKK terör örgütünün mağdur ettiği, kardeşsiz bıraktığı bir şehit ağabeyisim. Bizim yaşadıklarımız, bizim duygularımız birilerine masal gelebilir. Ama biz masal anlatmıyor, birebir 34 yıl 5 aydır yaşadıklarımızı ve tecrübelerimizi paylaşıyoruz. Kimine göre duygusal olabiliriz ama bu bir duygusallık değil, tamamen hassasiyetimiz ve duyarlılığımızdır. 

Başkasının bağından, bahçesinden bir şeyler bağışlamak herkes için çok kolaydır. Halbuki kendinden vermek, kendinden fedakarlık yapmak, kendi canından, kendi kanından bir şeyler vermek, daha açık ifade edeyim canından can vermek vatan içinse, değerinin bilinmesini istemek, kırmızı çizgilerin geçilmesine tepki vermek, duygusallık değil doğru safta sabırla durmaktır.

ŞEHİT AİLELERİ PROVAKATÖR DEĞİL AMA AÇILIMA KARŞI

İşte biz şehit aileleri, tam da çerçeve yasanın uygulanmaya başlandığı bu günlerde, bunu yapıyoruz. Ama bunun bazıları tarafından provakatörlük olarak servis edilmesini, asla kabul etmiyor ve külliyen reddediyoruz. Asıl provakatörlük şehitlerimizin katillerini, içimize salmak ve hiçbir şey olmamış, hiçbir şey yaşanmamış gibi, hareket etmektir. Bu nasıl bir akıldır bunu anlamıyoruz ? Böyle bir anlayışı, kabullenişi bizden kimse beklemesin.

Dün Bebek katili şehitlerimizin katili Abdullah Öcalan’ın asılması için, yanımızda durduğunu söyleyenler, ne acıdır ki biz şehit ailelerini ve şehitlerimizi arkadan hançerlemişlerdir. Kimse bu duruşu devlet aklı diyerek savunmasın. Dün o devlet aklı bize, şehitlerimizin cenazesinde devlet adına söz veren devlet yetkilileri, yasal sınırlar içerisinde yasalar uygulanarak PKK’lı teröristler ve teröristbaşı Abdullah Öcalan hak ettiği cezasını çekecek, herkes bağımsız Türk yargısına ve Türkiye Cumhuriyeti Devletine güvensin demiyorlar mıydı? 

Şimdi dün dündür, bugün bugündür mü denilecek? Yoksa devlette devamlılık esastır, terör örgütü ile hak ettiği şekilde, son terörist etkisiz hale getirilene kadar, her türlü terörle mücadeleye devam edilecek mi denilecektir? 

Bize "Devlet teröristlerle pazarlık yapmaz, hele bir teröristin ayağına milletin vekili hiç gönderilmez." denilmiyor muydu? 

Bu gün bunlar artık rahatlıkla yapılıyorsa, bu işte bir ihanet yok mu? 

Bizden kimse teröristbaşına, merhamet istemesin ve beklemesin. Eğri oturup doğru konuşalım, trafikte yaşanan en basit bir hataya bile tahammül edemeyip karşısındakinin bir anlık hatasının bedelini, ağır ödetenler içimizden birileri değil mi? Ömrünü terör örgütü saflarında geçirmiş, teröristleri affederek yapılmak istenen akıl işi mi, yoksa yoksa birilerinin dayatması mı? 

Biz şehit yakınları bu durumu elbette sorguluyoruz. Terörle mücadele şehit yakınlarının ve gazilerinin bu süreçte, adeta konuşmaması fikir beyan etmemesi yönünde bazı telkinlerin yapıldığını duyuyor ve bu durumun nedenlerini kendi aramızda konuşuyoruz. Bunu kimse provakatörlük olarak değerlendirmesin. Biz şehit ailelerine, kan kusturan Abdullah Öcalan midemizi bulandırıyor. 50 bin insanın ve şehitlerimizin katili Abdullah Öcalan’a tahammül etmemiz asla mümkün değil. Dünyanın hangi ülkesinde biz de olduğu gibi, terör örgütü ve teröristbaşını aklamaya yönelik adımlar atılmış ve karşılık bulmuştur.

Dünyanın hiçbir ülkesi, buna Afrikadaki kabile devletleri dahil, teröristlere cezasızlık ve hoşgörü ile karşılık vermemiştir. Şehit yakınlarına provakatörlük yakıştırması yapmak, iftiradan ve PKK terör örgütüne ve yöneticilerine prim vermekten başka bir şey değildir. Bir şehit annesi "Söylemek istediğim çok şey var ama çerçeve yasanın gündemde olduğu bu süreçle ilgili konuşamıyorum" diyorsa, bunun manası üzüntü verici değil midir? 

En çok üyesi ve şubesi olan bir şehit derneğinin genel başkanının, Çerçeve Yasa ile ilgili konuşmaması sadece sürece razı olduğundan mı, yoksa başka bir nedenden midir? 

Biz şehit yakınları ve gaziler bu durumu sık sık sorguluyoruz, aramızda konuştuklarımız sır olarak kalmasa, neden konuşamadığını millet duysa çok şey sorgulanır, şehit yakını olarak iddiam bu yönde. Bu yüzden hiçbir şehit derneği bizi temsil etmiyor, bizim rızamız olmayan bu sürecin kötülere yeni fırsatlar sunmak olduğu iddiamızı devam ettiriyoruz. 

Bir şehit annemizin söylediği gibi, kötü kötüdür kötüden iyi olmaz diyoruz. Kimin provakatör olduğunu görmek isteyen aynaya baksın. Şehit yakınlarının Çerçeve Yasaya eleştirisini provalkatörlük olarak paylaşanlar. Bebek katili Öcalan’n posterlerinin asıldığı yerlere ve onları asanlara baksın, gerçek provakatörleri görecektir. Terörsüz Türkiye’nin masal olmadığını bebek katili Öcalan’dan öğrenecek değiliz.