Samsun hipodromu, Canik atları, Gülsan Sanayi ve belediye binası!
Samsun Kent Haber köşe yazarı mimar ve şehir plancısı Embiya Sancak, yeni köşe yazısında Samsun Hipodromu, Canik atlarını, Gülsan Sanayi Kentsel Dönüşümü ile bu alana yapılacak belediye binası ve ticaret merkezini yazdı.
- Mert Irmağı vadisi ve Gülsan Sanayi Sitesi'nin hikayesi- 3. bölüm
Günümüzde medyatik olan husus, Gülsan Sanayi Sitesi Kentsel Dönüşümüdür. Her kentsel dönüşüm yapılan kent topraklarının geçmişinde var olan yapılaşma ve kullanım kararlarını bilmezsek, ruhsuz, geçmişten kopuk maziye saygısız davranmış oluruz.
Kentsel dönüşüm bölgelerinde geçmişin izlerini belgeleyerek, gelecek kullanıcılara aktarmak Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin kültür görevidir. Bir kez daha hatırlatıyorum; Samsun Hipodromundan, Teyyare Meydanı ile Samsun Panayırından önce bir boşluğa ve sonra bu boşluktan Gülsan Sanayi Sitesine varan 130 yıllık bir süreç yaşandı!
Samsun Hipodromu, 1895 yılında inşa edilmiştir. İnşa edildiği yer ise günümüzde Gülsan İş Yeri Sitesinin, bir kısmı ile şuanki Millet Bahçesini kapsamaktaydı. Düz arazinin Çinekoğlu köyü tarafındaki kısmı ekilen araziydi. Devamında mera yer almaktaydı. İşte bu mera olan araziler, 1895 yılında at koşu alanı olarak seçilerek tesislerin yapılmasıyla Samsun Hipodromu hizmete girmişti.
Samsun’da at koşusu, bu alanda 1964 yılına kadar devam ettirildi. Bu koşu alanında ayrıca Samsun için çok önemli olan panayır kurulurdu. Yarışlar her yıl Eylül ayında yapılırdı. Samsun’un geleneksel olarak en popüler sporu, at yarışı ile güreşlerdir. Samsun sporunun doğuş alanı Mert Irmağı alüvyon ovasının bu kısmıdır. Buradaki yüksek yer altı suyu çevre kanallarla alınarak denize ve Mert Irmağına aktarılırdı.
Özellikle at yarışlarına panayırın da eklenmesi ile,Samsun Kuzey Anadolu’nun At Yarışı merkezi haline gelmiştir. Panayır, bölgesel ticareti, Hipodrom ise sporu geliştirmiştir.
Samsun’da Canik atları konusunda çalışmalar yapılmıştır. Bilimsel makaleler yayınlanmıştır. Makaleme, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Yaşar Doğu Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğretim üyelerinden Mehmet Türkmen’in bir makalesinden alıntı yapılmıştır.
"Türkler'in tarihin her döneminde çok sayıda ve çok güzel atlar yetiştirdikleri, zaman zaman bunları itinalı bir şekilde ihraç ettikleri; ekonomik, siyasi ve özellikle de askeri alanda. Bu sayede güçlü oldukları bilinmektedir. Yorga ata gelince; M.Ö. 900 yıllarında Karasuk kültür çevresinde Türkler tarafından binildiği kaydedilse de, somut olarak ilk kez M.S. 745'te yazılmış olan Göktürk yazıtlarında rastlanmaktadır. Bu dönemlerden itibaren yorga atı Türker’in sosyal yapı ve yaşayışlarının her safhasında görmekteyiz. Orta Asya'dan Anadolu'ya gelen Türkler'in, bu atları beraberinde getirdikleri bilinmektedir. EFLAKİ (1286-1360) Konya'da Filubet Sahrası'nda çok sayıda ve çok güzel yorga atların Türkler tarafından yetiştirildiğini bildirmektedir. Bu atın Osmanlı saray muhitinde ve imparatorluk sınır boyları, dolayısıyla da Avrupa'da yetiştirildiği görülmektedir. 1856'ya kadar dünyaya at ihraç eden Türkler, bu tarihten itibaren Osmanlı devleti vasıtasıyla, at ithal etmeye başlamışlardır. Osmanlı-Rus, Balkan, 1. Dünya ve ardından da, Kurtuluş Savaşı çerçevesinde Türk atçılığı büyük darbe almış ve rahvan at da, bu gerilemeden etkilenmiştir. Buna rağmen Anadolu'nun bazı yörelerinde, Orta Asya menşeli olan rahvan atlardan bazıları korunabilmiştir. Bugün Türkiye'de en iyi rahvan atlar Samsun'da yetişen Canik atlarıdır. Bunlar çok sert ve asabi mizaçlı olmalarına rağmen, çok zeki ve çok çeviktirler. Ortalama 132-140 cm. cidago yüksekliğindedirler. Bir de Kars-Göle'de yetişen rahvanlara rağbet fazladır." ( Gazi Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi)
Altta tam olarak Gülsan Kentsel Dönüşüm Sahasında kent belleği izlerinin fotoğraf belgeleri verilmiştir.
Bu fotoğraflar ve daha pek çok miktarda saha ile ilgili fotoğraflı albüm hazırlanmalıdır
Bu arazide yapılacak olan Samsun Büyükşehir Belediyesi Yönetim Binası ve Kültür merkezi salonları, bu kent belleği fotoğrafları ile donatılmalıdır. Elbette yetmez. Bu durumu gören Mimar, Fotoğraf Sanatçısı Barbaros Odabaşı Gülsan Kentsel Dönüşümde Mevcut Bina Yıkımının fotoğraflarını çekti. Keşke sanatçıya Samsun Büyükşehir Belediyesi teknik imkân sağlamış olsaydı da, sanatsal ve foto anlatım dilinde daha pek çok fotoğraflar çekilebilseydi.

Samsun panayırı şehrin gelişmesi döneminde kurulmaya başlanılan önemli ekonomik, kültürel ve eğlence faaliyetidir. Panayırla ilgili bilgiler Osmanlı Arşiv belgeleri üzerinden verilecektir. Panayırın düzenlendiği yer ise, at koşu alanının yanındaki mera alanıdır. Panayır ve at koşu alanı ve hipodrom seyir binası yer için, somut bilgi alabileceğimiz bir vaziyet planı belgesi yoktur. Buna rağmen 1947 Kadastro paftası üzerinde değerlendirilme yapılacaktır.

1895 yılında faaliyete başlayan Samsun Hipodromu 1947 Kadastro paftasında Kılıçdede Mahallesi 57 pafta 106 adanın 2 numaralı parseline isabet etmektedir. Hipodrom tesisi ve koşu parkuru dışında bir yerde de, panayır binasının bulunduğu düşünülmektedir. Saha feyezan halinde, su taşkın alanı ve yer aldı su seviyesi yüksek olan bir arazidir. Bu alanın dışında 1947 haritasına göre bir kuşaklama kanalının yapıldığını görmekteyiz. Kanalın yapılışının, hipodrom ile ilgili olup olmadığı bilenmemektedir. Ama her halükârda alanın kullanılabilmesi için, çevresinde en azından feyezan halinde suların tahliyesi için kanallar yapılmış olmalıdır.

Alttaki haritaya lütfen dikkatlice bakınız. Çinekoğlu köyü ve hipodrom belirtmesini ben yaptım. Ama uçak alanı ile, uçak alanı hangarını görmektesiniz
Takriben, Gülsan Bölgesel ve Kentsel Ticaret Merkezi inşaatı dört yıl sürer. Böylece burada ilk ticari ve sosyal faaliyet olan panayırdan -1895, 135 yıl sonra; Samsun'da bölgesel ve kentsel ölçekte tam donanımlı ultra çağdaş turizm, ticaret ve sosyal kullanımlı mekansal yapılanmaya sahip merkez oluşacak.
Sürece ilişkin yazılarım devam edeek. Saygılarımla...
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.





