Samsun Yurt Savunma

Uluslararası Coğrafya Olimpiyatında Rum bayrağı açılması olayı!

Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, yeni köşe yazısında Türk Coğrafya Kurumu tarafından düzenlenen Uluslararası Coğrafya Olimpiyatında Rum bayrağı açılması olayını eleştirerek kurum başkanı Dr. Barbaros Gönençgil'e "Kimin çanağını yalıyorsunuz? Siz kimsiniz?" diyerek tepki gösterdi.

Değerli dostlar, gündemi yakalamak adına bugün, iki konudan bahsedeceğiz. Malum olduğu üzere İsrail'in Netenyahu'su fazla söze gerek yok, tam anlamıyla kan ile beslenen bir vampir. Bu vampirin soyunu sopunu, yaptığı katliamı ve  cibiliyetini.... incelediğinizde Adolf Hitler'in genlerini taşıdığı anlaşılıyor. 

Bu cani olsa olsa Almanya'dan kaçan Yahudilerin torunu olmalı. Bunun anası değilse bile, nesnesinin mutlaka Adolf Hitler'in karargahına uğramış olduğunu insan tahmin edebiliyor. Veya onun gibiler de bu kategoriye dahil edilebilir. 

Netenyahu Hitler gibi..

İnanın bu asla bir hakaret değil, çok ciddi bir zan.  Bir gün gelecek bu zat İsrail'in sonunu getirecek. Bilinen en eski tarihe kadar, incelendiğinde hiç bir zalimin iyi sonu olmamıştır. Bu da öyle olacaktır. Netenyahu için en iyi son bir hapishane hücresinde ölmektir. Bizim tahminimiz ise, bir karkat ağacının yanındaki bir kuyunun içinde fare gibi enselenmek, veya orada gömülmek olacaktır. Eğer o da (atası) Hitler gibi kendi kafasına sıkmaz ise. 

Almanya şansölyesi Merz'de Yahudi aşığı

Bu İsrail şeysi Netenyahu'nun Almanlar ile akraba olduğunu, Almanya şansölyesi Merz'in de bir yahudi aşığı olduğundan da çok belli. Veya yıllar önce iddia ettiğimiz gibi 'Trump'a İsrail şantaj yapıyor zira ellerinde müstehcen ve ahlak dışı kayıtlar var' demiştik ve doğruluğu kanıtlandı. Buradan iddia ediyorum birçok ülkenin devlet başkanları ve muhalefet liderlerinin de, kasetleri olduğu ileride çıkacaktır. Bunlardan biri de Merz'dir.

Sayın arkadaşlar, dostlar, dikkat edilirse hayatta kime bir iyilik bir güzellik yaptıysanız, inanın bir gün gelir en büyük düşmanlığı, en büyük kötülüğü ve sinsiliği ondan görürsünüz. Bunlara da nankör denir. Günlük hayatta da, bu hep böyle olmuştur. Allah'ın, kitabında da belirttiği gibi, insanlar çok nankördür. Nankör insanların cesareti, kendine iyilik yapan ve iyi davrananlaradır. Çünkü düşünürler ki, o iyi insanlardan kendilerine bir kötülük gelmez. Bu nedenle de o iyi insanlara cesurdurlar. Hayatlarında kendilerine zarar gelmeyeceğini ve kendilerini hep koruyup kollayan insanlardan, daha fazla düşmanca davrandıkları kimse yoktur, desek yeridir. 

İspanya'dan yahudileri kurtarıp ülkemize getirmiş ve devletin tüm kademelerinde görevler vermişiz, devleti içerden yıkmışlar. Ama artık iş öyle değil. Hitler'in genlerini taşıyan yakın akrabası ve İsrail'in şeysi Netenyahu'nun avanesi ile birlikte sonu çok yakındır. Zalimlerin sonunu bize yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim bildirmektedir.

Uluslararası Coğrafya Olimpiyatında Rum bayrağı açılması olayı!

İkinci konu ise içimizdeki Netenyahu'lar. İstanbul'da 11-17 Ağustos 2026 tarihinde, başkanlığını Dr. Barbaros Gönençgil'in yaptığı Türk Coğrafya Kurumu (TCK) ev sahipliğinde, Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı düzenlendi. Buraya kadar her şey nizami ve masum gibi değil mi. Ama bakın ne oldu. Katılan bir çok ülke içinde biri vardı ve bunun adı Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti iyi mi! 

Enteresandır ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti davet edilmedi. Bu da yetmezmiş gibi yarışmada, bir müptezelin omuz üstünde dalgalandırarak şov yaptığı Rum bayrağı. Arkadaşlar bunu hiç ama hiç bir şekilde masum görebilir miyiz?

Kesinlikle hayır. Rum kesiminin katıldığı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin davet edilmediği bir yarışma, hem de İstanbul'da ve hem de Türk Coğrafya Kurumu ev sahipliğinde. Buradan Dr. Barbaros Gönençgil'e sesleniyorum. 

O Rum bayrağını açan veya açtıran ile senin ne farkın var, yoksa bu provokasyonu da, sen mi tertip ettin. İşte durum bu. Barbaros! 

Senin davet edilen ülkeler listesinden bilgin olmaması imkânsız. Yahu siz kimsiniz? Meydanı bu kadar mı boş buldunuz. Siz kimin çanağını yalıyorsunuz? Senin burada, masum olma şansın yok. Eğer suçlu değilsen özür dileyeceğim. Ancak ve ancak masum isen, sen o yaptığın görevi yapamıyorsun ve layık değilsin. Bırak git köyünde, koyun otlat. Bu durumu engelleyememişsen, o yarışmayı yaptırmayıp iptal etmeliydin. Bunu da yapamamışsan, o anda istifa etmeliydin. Yazık çok yazık. Buradan şuna gelmek istiyorum; maalesef bizim içimizde bu Barbaroslardan çok var vesselam. 

Siyasette var, bürokraside var, iş dünyasında var, var da var, her yerde var. Yaptığınız bir görevde çok yararlı biri dahi olsanız, bazen şartlar öyle gelişir ki; o göreve devam etmeniz halinde temsil ettiğiniz kurum ciddi zarar görecek bir istikamete gidecekse o göreve devam etmezsiniz. Bazen bu gerekebilir. Neye yarar derseniz, en azından kiminle olmayacağını göstermeye yarar.