Samsun Kent Haber köşe yazarı Recep Söylemez, akciğer kanserine neden olan asbest meselesini yazdı, Samsun'da yıkımı yapılan eski ve yeni binalarda asbest taraması yapılıp yapılmadığını sordu.
Samsun'da yıkımı yapılan eski ve yeni binalarda asbest var mı? Samsun Kent Haber köşe yazarı Recep Söylemez, köşe yazısında Samsun'daki binalarda asbestli malzemelere dikkati çekti.
Kafalarımız o kadar dolu ki, belki bir yıl içinde duyacağımız olumlu olumsuz söylev ve yazılanları bir güne sığdırır olduk. AK Parti başta sağlık, tarım, sanayi, teknoloji ve çevre ve şehircilik konularında, çok ciddi yatırımları olduğunu takdir, tenkit ve takip yazılarımla bu köşeden aktarmaya çalışıyorum.
Samsun kamuoyunun sıkça sorduğu soruların başında, Gazi Devlet ve Doğum Hastanesi'nin akıbeti ne olacak? sorusu geliyor.
Yetkilerden dinlediğim kadarıyla, her şeyin çok güzel olacağı yönünde bilgiler aktarıyorlar. Samsun’da sağlık yönetiminin işine hakim olması, şehri iyi tanıyor olmaları elbette şehrimiz için çok büyük avantaj.
Tarım hayvancılıkta da söylenenlere bakılırsa, özelliklede her yıl Şubat ayı tarım hayvancılıkla ilgili yeni ve yenilenen vaadler, kısacası masalımsı anlatımlar dikkatlerden kaçmadı yine!..
Köşe yazımın konusu, zeytin yağlı yiyemememiz basmalı fistan giyemememiz ve sağlıklı evlerde yaşayamamamız ve de, asbest lifleri sayesinde nefes alamamamıza değinmek istiyorum...
Ülke tarımının en kıymetli emtiya ürünü zeytinin ihraç edilmesinden kaynaklı, iç piyasada pahalı olduğundan alım gücünün düşük olduğu bilinen bir gerçek. Kısıtlı ulaşabildiğimiz zeytin bahçelerinin, yer altı kaynaklarının üzerinde olduğu için sökülüp yok edilmesiyle birlikte, sofralarımızdan daha da uzaklaştırıldığını söylemek beni ukalalaştırmaz sanırım..!
Kendir-Kenevir üretimi yasaklandı, basmalı fistan pahalılaştı; İç piyasa tekstil üreticisi 'alternatif pamuk' dedi, ama o da son umudumuzdu. Fiziki posası gibi uçup gitmesini engelleyemedik!..
Velhasılıkelam, zeytin ağacının kökünden, dalındaki yaprağa, kendir-kenevirin de keza aynı iç piyasada, bolca olmasını sağlayamadık bu gidişle de sağlayamayacağımızı üzülerek söylemek istiyorum. Bizler zeytinin posasını bulsak da, kendir-keneviri de bulamıyoruz ki, sağlıklı yiyip, sağlıklı giyinelim hem de en ucuzundan..!
Asbesti bilir misiniz?
Covit ve benzeri gibi virüsler hak getire!..
Farkında mısınız bilmiyorum ama Eternit içinde yaşıyoruz!
İnşaat malzemeleri, boru, levha, balata, conta, elektrikli aletler, iplik ve dokuma, sahne perdeleri, yalıtım malzemeleri ve saymakla bitiremeyeceğim üretim alanlarının nerdeyse vazgeçilmezidir.
Peki! Eternit oluklu levhaları başınıza taç ettiğinizi veya pardon! Ettirildiğiniz dersem daha doğru olacak!.. Eternit lifli çimento üretilmesine rağmen, asbest içermediğini söylüyor ve yazıyor işin uzmanları; fakat işlevine yani özelliklerini, okuduğunuzda ben kuşku duyuyorum ya, sizler?
Uzmanlar diyor ki, 'Eternit lifli çimentodan üretildiği için, asbest içermez, esnek yapıdadır, ses emicidir, elektrik akımını iletmez'
Şuraya bakar mısınız A-1 sınıfı yanmaz özelliği de varmış; Eklemiş uzman arkadaşlar, şimdi sıkı durun; Bin beş yüz rakamla yazıyorum 1500 derecede erime yapıyormuş!.. Bu saydığınız özelliklerin, ana ham maddesi asbesttir. Ha! Ben bu kadarını biliyorum. Şüpheciyim, çünkü işim bu benim!
Ben mühendis değilim ama, sanayi gazetecisi olduğum için aklımda kalanla bu işin böyle olmadığını olmayacağını anlayabilirim. Yazımı okuyan branşta mühendis ve bilirkişiler yorum ya da, bana ulaşırlarsa halkı da doğru bilgilendirmiş oluruz hep birlikte, olmaz mı?
Konu ve konular hakkında yazıyı uzatmak için, o kadar çok sebep ve nedenler var ki ama ben halkı bilgilendirmekle yükümlüyüm ve yükümlü olduğum konularda önce kamuoyunu ve onlara hizmet etmekle yükümlü, yetkili birimlerin dikkatine sunar, gereken önlemlerin alınmasını ister ve takip de ederim.
Bilindiği gibi bu zıkkım, yani zehir olan asbest liflerinin solunması sonucu, akciğer zarında kireçlenme ve kalınlaşma, su toplamasının yanı sıra karın zarı kanserine de neden olduğu bilinen bir gerçek!
Eternit üretimi ile ilgili 2015 yılında o zamanki adıyla BİMER'e gönderilen bir yazı okudum ve sizinle paylaşmak istiyorum. Kelimesi noktası virgülüne dokunmadan.
***
Çatı, cephe kaplaması, yalıtım malzemesi olarak kullanılan eternit üretimine devam eden fabrikaların Adana, Mersin, İzmir ve Gebze’de devam ettiği bilgisi yer almaktadır. 2005 yılında kısmen, 2010 ve 2013 yılında yayımlanan asbest yönetmeliğine göre, akciğer kanseri ve mezotelyoma yaptığı gerekçesiyle asbestin çıkarılması, üretimi, ithalatı, ihracatı, kullanımı, ticareti tamamen yasaklanmıştır. Eğer eternit üretiminde asbest kullanılıyor ise, eternit üreten fabrikalar asbesti nereden temin etmektedirler. Türkiye’de üretim olmadığına göre, asbest ithalatı yapılmakta mıdır? Eğer ithalat yapılıyor ise, 2005 yılından beri miktarının ne olduğunu' sormuştum.
Talebime, sadece Adana’da 2, Kocaeli, Mersin ve İzmir’de birer adet eternit fabrikası faaliyette olduğu bildirilmiştir.
***
Konuyu yazmamda ki amacım 2015 yılında BİMER'e gönderilen bu yazıyı ve eklemek istediğim soru ve önerilerimi Sağlık, Gıda, Sanayi-Teknoloji ve Çevre Şehircilik Bakanlıklarının dikkatlerine sunuyorum!
Asbeste maruz kalanların, akciğer zarı kanseri-mezotelyoma hastalığı teşhisi 30 ila kırk senede belirlendiği bilinmektedir! Ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında bu vakalara sıklıkla rastlamak mümkün!
70’li yıllarda üretim ve kullanımı yaygın olan asbestin yol açtığı hastalıklardan kaybettiğimiz insan sayısı kaçtır mesela;
Yine yetmişli yıllarda özellikle inşaat alanlarında kullanılan, çatı kiremitleri ve benzeri gibi ürünlerin, günümüz kentsel dönüşüm furyası, yani uygulaması yapılan ve yapılacak yerleşim yerlerinde, binalarda yapım ve yıkım için asbestten arındırıldı mı? Yıkımı gerçekleştiren resmi veya özel firma çalışanları bu konuda eğitim verildi mi? Soruları artırmak mümkün!
Batı Avrupa’da 2030 yılına kadar bu hastalıktan ölen ve öleceklerin toplam sayının 500 bini bulacağı öngörülmektedir. Yani asbest yasaklanmış olmasına rağmen, insan ve doğayı tehdit etmeye devam ediyor.
Eski yapıların asbest kalıntıları, sadece ülkemizde değil dünyanın sorunu haline geldiğini söyleyebilirim!..
Farkında mısınız bilmiyorum ama şu anda en büyük sorun asbestin insan sağlığını tehdit ettiği gerçeğidir. En yaygın görülen alanın ise inşaat sektöründe olduğudur.
Yeni yapı ve dönüşüm alanlarında hem yapının hem de yıkımı gerçekleştirilecek binalarda çalışanlarla birlikte çevresel önlemler alınmalıdır. Can alıcı soruyu tekrar ediyor ve soruyorum...
Samsun mülkü idaresine, eski ve yeni yapıların yıkımında ve yapımında asbest taraması önlemlerini aldınız mı?
Yazıyı okuduktan sonra bilinçli vatandaşlardan gelen ihbarlar işin iç yüzünü gösterecektir.
Yazıyı okuma zahmetinde bulunduğunuz için teşekkür ediyorum.










































Çok uzun mizah eğilimli sadete gelmek sabır işi üzgünüm merak edileni okumadım.