Samsun Kent Haber köşe yazarı Taner Tekin, gündemdeki Talat Paşa tartışmalarını kaleme aldığı köşe yazısında, Talat Paşa'nın bir kahraman olduğunu söyleyerek, "Milli kahramanımız şehit Paşamızı itibarsızlaştırmaya çalışan, mücadelesine saldıran Türk düşmanı, Ermeni tohumları, Siyonizmin gayrı meşru çocukları ve emperyalizmin kiralık uşakları, iyi bilmedirler ki Türk Milliyetçileri buna asla izin vermeyecek" dedi.
Bir Talat Gider, Bin Talat gelir...
Sevgili okurlarım
Kıymetli Hemşerim hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. İki gün önce 15. Kuruluş yıl dönümünü kutlayan, Samsun Kent Haber'in kuruluş yıldönümünü kutluyor yayın hayatında ki başarılarının devamını diliyorum.
Yazıma başlamadan önce bir teşekkür etmek istiyorum! Köşe yazılarımla sizlerle buluşmama vesile olan teklifte bulunan kıymetli ağabeyime ve Samsun Kent Haber'de gazeteci sayın Haydar Öztürk'e şükranlarımı sunuyorum.
Dilimiz döndüğünce, aklımız, bilgimiz yettiğince doğru bildiklerimizi kaleme almaya ve siz kıymetli okuyucularımızla paylaşmaya gayret edeceğim. İlk yazıma başka bir konu ile başlamayı düşünüyordum aslında ama, TBMM’de yaşanan bir olayın üstüne fikrim değişti.
Talat Paşa kahramandır ve ona düşmanlık besleyen ise katıksız Türk düşmanıdır.
Talat Paşa doğduğu günden, kalleşçe şehit edildiği güne kadar ömrünü mücadele ve fedakarlıkla geçirmiş, kendisini milletine adamış büyük bir dava ve devlet adamı, tarihimize adını altın harflerle yazdırmış büyük bir kahramandır.
Türk Milliyetçiliğinin yılmaz savunucusu olan Türk Milli mücadelesinin zeminini hazırlayan, Kurtuluş Savaşı'nın başarıya ulaşmasında katkıları olan Talat Paşa, Enver Paşa gibi kahramanların fikri ve fiili katkıları, asla yok sayılamaz ve tartışılamaz!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal'in yol ve dava arkadaşı Milli kahramanımız şehit Paşamızı itibarsızlaştırmaya çalışan, anılarına ismine ve mücadelesine saldıran düşmanlık eden ebedi ıslah olmaz Türk düşmanı, Ermeni tohumları, Siyonizmin gayrı meşru çocukları ve emperyalizmin kiralık uşakları, iyi bilmedirler ki Türk Milliyetçileri buna asla izin vermeyecek!
Talat Paşalar'ın ruhunu, fikirlerini ve mücadelesini sonsuza dek yaşatacaktır!
“Beni bir gün sokakta vuracaklar.
Alnımdan kanlar akarak yere serileceğim.
Yatakta ölmek nasip olmayacak.
Ama ziyanı yok, varsın vursunlar,
vatan benim ölümümle bir şey kaybetmez.
Bir Talat gider, bin Talat gelir!"










































Savaşın ardından, 1918'de ülkeden ayrılmak zorunda kaldı. 15 Mart 1921'de Berlin'de bir Ermeni suikastçı tarafından katledilmesi, Türk siyasi tarihinin karanlık bir dönüm noktası oldu. Naaşı 1943'te Türkiye'ye getirilerek İstanbul Hürriyet Tepesi'ne defnedildi. Talat Paşa, sıradan bir memurken imparatorluğun kaderini değiştiren kolektif bir mücadelenin öncüsü oldu. Örgütleyici yeteneği, diplomatik başarıları ve zorlu dönemlerde sergilediği kararlı duruşla, modern Türkiye'nin doğuşuna giden yolda etkili bir aktördü. Onun hayatı, bir milletin diriliş umudunun somut ifadesidir.
1908 Jön Türk Devrimi'nin öncülerinden biri olarak tarihe geçti. 23 Ocak 1913'te gerçekleşen Babıali Baskını'nın planlayıcılarındandı; bu hamle, Balkan Savaşları sırasında Edirne'nin kaybedilmesini önleme amacı taşıyordu. Daha sonra, 1913'te İkinci Balkan Savaşı sonrasında yürütülen barış görüşmelerinde Osmanlı heyetine başkanlık etti ve Edirne'nin Osmanlı topraklarına geri kazandırılmasını sağladı. Bu diplomatik zafer, millî bir gurur kaynağı oldu. 1913-1918 yılları arasında Dahiliye Nazırı (İçişleri Bakanı) olarak görev yaptı; imparatorluğun iç güvenliğini ve idari düzenini sağlamaya çalıştı. 1917'de Sadrazam (Başbakan) olduğunda ise Birinci Dünya Savaşı'nın en kritik aşamasında devleti yönetti. Savaş döneminin ekonomik zorluklarına rağmen iaşe sistemini düzenlemeye, spekülatif fiyat artışlarını önlemeye ve halkın temel ihtiyaçlarını karşılamaya odaklandı.
Mehmed Talat Paşa, Osmanlı İmparatorluğu'nun en buhranlı döneminde yetişen, mücadeleci kimliği ve devlet adamlığıyla Türk siyasi tarihinin önemli figürlerinden biridir. Edirne'nin mütevazı bir mahallesinde doğan Talat, genç yaşta siyasetle ilgilenmeye başladı. II. Abdülhamid döneminin baskıcı rejimine karşı direniş hareketlerine katıldı; bu mücadelede gösterdiği cesaret nedeniyle 1896'da tutuklanarak Edirne Hapishanesi'nde bir buçuk yıl hapis yattı. Bu tecrübe, onun istibdat karşıtı fikirlerini pekiştirdi.Selanik'te posta memuru olarak görev yaparken, gizli örgütlenme becerisini kullanarak muhalefeti bir araya getirdi. 1906'da Osmanlı Hürriyet Cemiyeti'nin kurucuları arasında yer aldı ve bu yapı, kısa sürede İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne dönüştü. Mason locaları ve Bektaşi ağları gibi farklı toplumsal kanalları etkili şekilde kullanması, örgütleyici dehasını ortaya koydu.