Samsunspor ile ilgili köşe yazısı yazan Samsun Kent Haber köşe yazarı Temel Armutçu, Kulüp Başkanı Yüksel Yıldırım'ın 'Takımı ben satın aldım, benim şirketim kimse hesap soramaz' dediğini belirterek, "Samsunspor’un bedeni zenginlerin elinde olabilir, ama ruhu halkın kalbindedir." dedi.
Samsunspor öyle bir kulüptür ki; sadece bir futbol takımı değil, bir şehrin, bir kültürün ve bir inancın sembolüdür. O formanın rengi sadece kırmızı-beyaz değil, aynı zamanda siyahı vefanın, cefanın ve alın terinin rengidir. O nedenle kim ne kadar para harcadığını söylerse söylesin, Samsunspor’un ruhuna biçilecek bir bedel yoktur.
Yüksel Yıldırım, kuşkusuz başarılı bir iş insanı. "Takımı ben satın aldım, benim şirketim; kimse hesap soramaz" diyor. Kısmen haklı, evet...
Mülkiyet hukuku açısından takımın sahibi o. Ancak mesele burada bitmiyor. Çünkü Samsunspor sadece bir ticari kurum değil, bir şehrin ortak vicdanıdır. Bedelini ödeyip bir takımın lisansını alabilirsiniz ama tarihini, taraftarını, halkın sevgisini, stat dolusu coşkuyu satın alamazsınız.
“100 milyon dolar harcadım,” diyor Sayın Yıldırım. Doğrudur, emek harcamıştır, yatırım yapmıştır. Fakat asıl soru şudur: Ne kadar kazandı? Çünkü futbol sadece para harcanan bir alan değil, aynı zamanda vizyonla, planlamayla, gönülle kazanılan bir dünyadır. Harcamayı söylerken kazancı gizlemek, tabloyu eksik göstermektir.
Ha şunu da hatırlatmak gerek. Bir zamanlar Samsunspor Basketbol takımıyla da büyük bir hikâye başlamıştı ve ardında yine güçlü sermaye vardı. O başarı öyküsüyle başlayan Basket takımımız nerede şimdi? Neden o hikaye paraya rağmen bitti? İşte bu sorular da en az “ne kadar harcadım” kadar önemli. Spor sadece para değil, sürdürülebilir bir kültür ister.
Evet, yatırımcılar gelir, gider. Başkanlar değişir. Ama Samsunspor’un adını, simgesini ve anlamını yaşatan o fedakâr taraftarlardır. Onlar parayla değil, kalpleriyle sahip çıkarlar. İşte o yüzden Samsunspor’un ruhu asla satılamaz.
Birileri bedelini ödedi diye kimse Samsunspor’un manasına hükmedemez. Çünkü Samsunspor, Karadeniz’in yüreğinde yaşayan bir inançtır. Ne şirketlerin tabelasına, ne sermayenin soğuk rakamlarına sığar. O, Samsun’un çocuklarının sokakta büyürken yüreğine kazıdığı bir sevgidir.
Kısacası; harcanan dolarlar, yapılan yatırımlar birer araçtır. Ama Samsunspor ruhu bir mirastır. O mirasa sahip çıkmak, hem yönetenin hem taraftarın boynunun borcudur. Unutmayalım,
Samsunspor’un bedeni zenginlerin elinde olabilir, ama ruhu halkın kalbindedir.










































Taraftara söylemleri düzeltmeli hatta özür dilenmeli. Taraftarı İstanbul taraftarlarıyla karşılaştırmamalı Samsun taraftarının çoğu asgari ücret ve dengiyle maaş alan insanlar. Her hafta maça gitmek zorlayıcı olabiliyor bunu bilerek yorum yapılmalı insanların gururuna dokunulmasın bu taraftar her koşulda destek verdi yine verecektir.
Gördüğüm kadarıyla halk samsunspora sahip çıkmıyor dolmayan staddan belli.okadar basariya ragmen Samsunspor garip bırakıldı.kimse başkana bişey demesin önce kendimize soralım.takim geliri nereden bulacak parasız başarıda olmuyor bu bir gerçek yüksel bey takıma bir standart getirdi tek başına Samsun'a tarih yazdırıyor samsun şehri desteklemeli.
O ruh takımı kayyuma götürmeye çok müsait, o ruh takımı Akhisar, Denizli'ye benzetmeye çok müsait. Sorun param da param param da param demesi. Göztepenin de sahibi var, kim olduğunu bilmiyorum ama mütevazi olduğu aşikar...
Valla helal olsun bu kadar bir takımın tanımı yapılabilir?
Bir kısmında haksız sayılmazsın. Peki senin paran var,şunu al bunu sat söyle yap böyle yap diye akıl verenlere ne demeli.