Samsun Kent Haber köşe yazarı Temel Armutçu, PKK'lı teröristlerin silahlarını yakması ile ilgili yazdığı köşe yazısında, "30 PKK'lı terörist sembolik olarak silahlarını yakıp, inlerine geri döndü. TIR'larca dolu silahlar, yüzlerce uçaksavarlar, bomba ve düzenekler ne olacak?" diye sordu.
30 PKK'lı terörist sembolik olarak silahlarını yaktıktan sonra inlerine geri döndü.
Yani 900'mü, 9 bin mi? Muamma..! TIR'larca dolu silah, yüzlerce uçaksavar, on binlerce bomba ve düzenek ne olacak?
E tabi bu bir başlangıç diyenleri ve acımasızca eleştiriye hazırlanan binlerce trol ordusunu şimdiden hissedebiliyorum. Ben yine de uyarımı yapayım ve burada dursun diyorum!
Her neyse sembolik silah bırakma, iktidar ve çoğu muhalefet partiler tarafından olumlu karşılandı. Bazıları abartıp terörist başı afişleri ile kendi flamalarını taşıyan araçlarını süsleyip, kortejler eşliğinde konvoylar düzenledi, halaylar çekti. Bakalım bugünden tezi yok, Anayasal süreçte hangi karmaşık ve sıkıntılı semboller, kurtuluş reçetesi gibi meclise dayatılıp kanun olarak önümüze sunulacak, onu da hep beraber yaşayarak göreceğiz.
Elbette kan dökülmesin, elbette gözyaşı olmasın, elbette acaba bugün kaç şehidimiz olacak diye korku ve hüzün içinde olmayalım! Elbette huzur ve sükunet içinde yaşayalım!
Lakin defaaten söyledik, uyardık! 23 yılda aldatılmadığımız, ihanete uğramadığımız hiçbir iyi niyet yaklaşımımız olmadı. Hepsinde de hiçbir sorumlu, sorumluluk alıp istifa etmedi! Yanlızca milyonların önünde yanıldık ve Allah affetsin denildi.
İnanın ne iktidara, ne de muhalefete art niyetli bir uyarım yok! Ve bireysel husumetim de yok! Ama buradan tekrardan uyarıyorum!
Terörist ile pazarlık olmaz!
Hele hele bu terörist yapılar emperyal siyonist yapılar tarafından kullanılıyorsa, hiç olmaz! Teröristle pazarlık, ancak kurdun kuzuyla olan pazarlığı gibi olur. Kurt acıkır, anlaşma bozulur ve kurt kuzuyu yer! Her zaman olduğu gibi, olan kuzuya olur...
Yani dostlar!
Onca aldatılmanın ülke ve millete uğrattığı maddi, manevi ve can kayıpları ortada!
O yüzden sütten ağzımız yandı, yoğurdu üfleyerek yemek farz diyorum!
Bu sembolik eylemler, kamuoyunda bir barış umudu yaratmak için sergilenen sahnelerden başka bir şey değil gibi görünüyor. Bugün sembolik olarak yakılan birkaç silahın, sorunların çözümünde gerçek bir adım olmadığını düşünüyorum!
Bizlere düşen, tarihin acı derslerini unutmadan hareket etmektir. Terör örgütlerinin, uluslararası güçlerin maşası olarak kullanıldığı gerçeğini gözardı etmek, geleceğimizi tehlikeye atmaktan başka bir sonuç doğurmaz! Bu nedenle, her türlü pazarlığın ötesinde, ülkemizi ve milletimizi koruma refleksiyle, kararlı bir duruş sergilemek zorundayız!
Unutmamalıyız ki terör, sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda bir strateji oyunudur ve bu oyunun kuralları oldukça acımasızdır!
Bu yüzden, geçmişin hatalarından aldığımız derslerle, geleceğimizi sağlam temellere oturtmalı ve her türlü tehdide karşı hazırlıklı olmalıyız. Huzur ve barış dolu bir geleceğe kavuşmak için, bugünden doğru adımları atmamız şarttır.
Allah'a emanet olunuz.









































