Şehit edene villa! Şehit ailelerine sıvasız evler kaldı!

Samsun Kent Haber köşe yazarı ve şehit ağabeyi Ayhan Hamlı, Abdullah Öcalan'a vireleceği gündeme gelen villa konusunda yazdığı son yazısında, "Villa değil 250 metrekare evmiş. Şehit edene villa, şehit ailelerine sıvasız evler kaldı" dedi.
Öcalan'a villa değil 250 metrekarelik ev verilecekmiş!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğu günden bugüne kadar, hiçbir vatandaşı böyle bir akıl tutulması yaşamadı. Devletimizin temellerine dinamit yerleştirmiş bir terör örgütü liderine, hükümlü bulunduğu cezaevinde, dünyada başka bir devlet daha yoktur ki, villa yaptırsın.
Ülke olarak bu ilki de, ülkemiz başarmış oldu. 55 bin insanın katiline villa yaptırıldığını kendisiyle görüşen gazeteci Nagehan Alçı’ya açıklayanda, kendi açıklamasını gelen tepkiler üzerine düzeltende MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin olması, biz şehit yakınlarını şaşırtmıyor.
Aksine daha fazlasını, ondan daha kötüsünü bekliyoruz. Bildiğimiz ve gördüğümüz tek gerçek, kendisinin biz şehit yakınları arasında artık güvenilmez olduğu gerçeğinin bir tokat gibi suratımıza inmiş olmasıdır. İmralı Adasında teröristbaşı Öcalan’a yapılan villa değil, 250 metre karelik 2 katlı bir evcikmiş!
İnandık mı, inanmış numarası yaptık mı, hayır. Bas bas razı değiliz diye haykırıyoruz. Biz şehit yakınları anlayacağımızı anladık. Kimin kime sırtını yasladığını, inanılmaz bir şekilde, alenen gördük olanları, bu kötülükleri kimse yok sayamaz. Biz şehit yakınları, belki de hayatımızın en zor ve en üzgün dönemini MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, buna benzer açıklamalarıyla yaşamaya devam ediyoruz. Üzerine basarak ifade etmek isteriz ki, biz şehit yakınları, bir siyasi taraf ve siyasi yandaş değiliz. Çünkü bunu unutan, yakıştırma yapan siyasi troller var.
55 bin insanın ölümüne neden olmuş teröristbaşı Abdullah Öcalan, malesef devletimizi temsil edenler tarafından, şehit yakınlarının ve gazilerin gerçekten birebir onayı alınmış gibi hareket edilerek muhatap alınması, kabul edilebilir bir durum olmamakla birlikte, bir oldu bittiden başka bir şey değildir. Hassas bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemin sorgulanmasını istemeyenlerin, dayatmaları ve psikolojik baskıları, akıl tutulmasından başka bir şey değildir. Teröristbaşına yapılanın villa değil, 250 metrekarelik ev, diye savunulması başlı başına şehitlerimize ve ailelerine yapılmış bir vefasızlıktır. Bu nedenle şehit yakını kimliğimizle hiç olmadığı kadar kırgın, hiç olmadığı kadar kızgın, hiç olmadığı kadar incinmiş, hiç olmadığı kadar üzgünüz. Bu hissiyatımızı yok sayarak şehit yakınları, bu yeni çözüm sürecine 'razı' algısı yaratmaya çalışmak ve devam ettirmek, kelimenin tam anlamıyla basit bir şark kurnazlığıdır.
Şark kurnazlıkları deşifre olanlar, hiç utanmadan zeytinyağı misali suyun yüzüne çıkmaya devam ediyorlar. Ama yüzleri hiç kızarmıyor! Tüm çılgınlıklarına, tüm vefasızlıklarına ve ikiyüzlülüklerine, şehitlerimizin kemiklerini sızlattıklarını bile bile, devam ediyorlar. Sanki canlarından can vermişler, kanlarından kan akıtmışlar gibi, söz hakkını kendilerinde görüyorlar. Unuttukları gözden kaçırdıkları 2 metrekarelik kara toprağa, sıra dağlar gibi sıralanmış, sıvasız evlerin kahraman evlatlarının fedakarlıkları ve düşman karşısındaki üstün cesaretleridir. Niye biz şehit olduk diye soran, aziz şehitlerimizi duymamak için, kulağını tıkayanların bu vefasızlığını tarih en kalıcı şekilde yazmaya devam etmektedir.
Ancak gerçekleri perdeleyen irade, kendi açıklamalarıyla çelişki içerisindedir. Bu dayatmaların arkasında kimin olduğunu Yüce Türk milleti gerçekten çok iyi görmekte ve bilmektedir. Bu nedenle de dahili olan hiç kimseyi affetmiyoruz, affetmeyeceğiz. Bu böyle bilinmelidir.
Mevcut yasalarımızın açık hükmüne göre hareket etmeyen, karanlık bir süreçle yapılmak istenen, hem onurumuzu hem de inandığımız değerleri yerle bir eden, Anayasamızın açık hükümleri çiğnenerek, yürütülen bir oldu bitti ile karşı karşıyayız. Çerçeve yasa ile birlikte harekete geçen irade, hiçbir şekilde biz şehit yakınlarının gerçek iradesi değildir.
Susturulmaya çalışılmış ve baskılanmış şehit yakınları, Bebek Katili Apo’nun bu süreçte muhatap alınmasından, masanın bir tarafına söz sahibi olarak oturtulmasından, Çerçeve Yasa ile birlikte ezber bozan açıklamaların yapılarak bu razı olmadığımız sürecin savunulmasından, son derece rahatsızlık duymakta olduğumuzu, ısrarla ifade etmeye devam ediyoruz.
Biz şehit yakınları bu dayatma filmi, daha öncede gördük, nelere neden olduğunu, karşılığında sıvasız evlerin, çocuklarının kanlarıyla ve canlarıyla bedel ödediğini, hiç unutmadık. Aynı filmi bir kez daha izlemek istemiyoruz. Devlet teröristle pazarlık yapmaz! Şehidinin kanını tescilli teröristbaşı Apo’ya ve diğerlerine, asla bağışlamaz. Bize verilen devlet sözü budur! Bu sözü yok saymak kimsenin hakkı değildir.
Şehitlerimizin katiline İmralı’da villa yapanları, yakıştıranları, ev yapıldı diyenleri Türk milletinin gerçek vicdanına ve adaletine şikayet ediyoruz. Biz şehit yakınları vatana ve millete ihaneti asla kabul etmiyoruz.
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.





