Samsun Kent Haber köşe yazarı şehit ağabeyi Ayhan Hamlı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Çerçeve Yasaya yönelik yeni köşe yazısında, "Bir şehit yakınına 'Siz şehit gelsin istiyorsunuz' demek ağır küfürdür! Biz kimsenin kanını akıtmadık, kimseye pusu kurmadık. Öcalan'a teşekkür edenlerin şehitlere teşekkür ettiğini duyan var mı?" dedi.
AK PARTİ ÇERÇEVE YASA OYLAMASINA HİÇ HAYIR DEMEDİ
TBMM Genel Kurulu'nda Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan ve kamuoyunda Çerçeve Yasa olarak bilinen, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi 467 evet oyu ile kabul edildi. Mecliste en çok milletvekiline sahip olan Adalet ve Kalkınma Partisi'nden 268 milletvekili evet kabul oyu verirken, 9 milletvekili oylamaya katılmadı.
Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerinden hayır oyu kullanan 1 kişi bile olmadı. Bunun nedeni nedir, bunu biz bilmiyoruz. Grup kararı alınmış olabilir. Bu kendi tercihleri, Çerçeve Yasanın, Adalet ve Kalkınma Partisi yönünden oylama sonucu, bu şekilde kamuoyu ile paylaşıldı. Adalet ve Kalkınma Partisi'nden oylamaya katılmayan 9 milletvekilinin isimleri ise AK Parti Ankara Milletvekili Yıldırım Tuğrul Türkeş, Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, İstanbul Milletvekili İsmail Emrah Karayel, İstanbul Milletvekili Ahmet Ersagun Yücel, Kocaeli Milletvekili Sami Çakır, Konya Milletvekili Tahir Akyürek, Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ve Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar olarak açıklandı. Oylamaya katılmayan Adalet ve Kalkınma Partisi’nden bu 9 milletvekilinin bir bildiği ya da bir mazereti vardır. Bunu biz bilmiyoruz. Ama mazeretlerini anlamaya çalışıyoruz. Bunu anlamak lazım.
Sembolikte olsa Adalet ve Kalkınma Partisi'nden en az bir milletvekilinin hayır demesini biz şehit yakınları bekledik ama, fire vermemeleri yönünde kendi içlerinde bir toplantı yapmış ve iyi tembihlenmiş olabilirler. Evet ya da Hayır, kabul ya da red oyu kullanma hakkının, milletvekillerinin kendi gerçek iradelerin bırakılması farklı bir sonuç ortaya çıkarabilirdi.
Aynen Yeni Parti'de olduğu gibi diye düşünüyoruz. İlerleyen günlerde ya da yıllarda araştırmacılar, bu konu da daha çok bilgi ve belge paylaşacaklardır. Bu durumun normal olmadığını düşünebiliriz, birileri tarafından herşeyin normal olduğu da söylenebilir. Şimdi bu durumu nedense, kimse bu yönüyle konuşmuyor ve tartışmıyor. Sonucu kabul eden çok sayıda partili ve milletvekili var.
Şüphesiz biz şehit yakınları Terörsüz Türkiye’den yana tavır aldık, alıyoruz. Ancak Terörsüz Türkiye’den yana tavır aldığımız için, Çerçeve Yasaya Evet yani kabul oyu kullanılmasını istedik, anlamına gelmemektedir. PKK terörü nedeniyle canından can vermiş şehit aileleri olarak, bizim tarafımızın bu oylamada 'Hayır' olması yaşadıklarımızın, tecrübelerimizin ve yaşamaya devam ettiklerimizin doğal ve gerçek sonucudur.
Ülke ve millet bütünlüğümüzün koruması bayrağımızın yanında başka bir bayrak hevesinde olanlara geçit verilmemesi, şehit acısı yaşamamıza neden olanların cezalarında hiçbir indirim olmaksızın, sonuna kadar bu cezalarını çekmesini istememiz adalete güvenimizin sarsılmasına neden olacak, o ya da bu şekilde örtülü af anlamına gelecek adımların, hiçbir şekilde atılmaması için hayır denmesini istememiz kadar, adaletli başka bir adımın olmadığını söylediğimizde 'Siz Terörsüz Türkiye istemiyor musunuz' çıkışından baskılamasından artık çok rahatsız olduğumuzu ive yorulduğumuzu ifade ediyoruz.
Bunun içinde paldır küldür jet hızıyla çıkarılan, bir çok noktası net olmayan çerçeve yasanın terör örgütü PKK’ya verilmiş bir ödül ve teşvik yasası olduğunu düşünmemizi engelleyecek, doyurucu bir açıklama göremiyoruz. Çünkü asla pazarlık yok denilerek acele ile çıkarılan Çerçeve Yasanın İmralı onaylı bir pazarlık yasası olduğunu gösterir bir, çok emare var. Kaldı ki, bu yasaya tam kadro evet diyen iktidar partisinin bir milletvekilinin, çıkıp teröristbaşı Abdullah Öcalan’a açık ve net ifadelerle teşekkür ediyor olmasını, kabul edecek bir şehit yakını olabileceğini düşünmüyorum. Bu teşekkürün PKK'nın kanlı ve kalleş terörü nedeniyle şehit olmuş, şehitlerimizin yakınlarında nasıl bir etki travma yarattığını, PKK teröründen kurşun yememiş kişilerin çokta anlamasını, doğru empati yapmasını beklemiyoruz. İçimizi acıtan, canımızı yakan o kadar çok eleştiri alıyoruz ki, bir şehit yakınına 'Siz şehit gelsin istiyorsunuz' demenin en ağır küfürden bile, ağır olduğunu şehit yakını kimliğimle ifade edebilirim.
Biz kimsenin kanını akıtmadık, kimseye pusu atmadık, kimsenin yolunu kesmedik, kimseyi öldürmedik. Terörle mücadelede kahraman Mehmetçiğimizin, kahraman korucularımızın, kahraman polislerimizin görev alması, ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğünü devam ettirmek için, yasalarla verilmiş bir devlet görevidir. Bu görevi yasal çerçeve içerisinde yapmak değil, yapmamak suç olarak değerlendirilir. Kimsenin Ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsü 50 bin insanın ölümünden sorumlu, hiçbir şekilde pişman olmamış bir katili teröristbaşını muhatap almasını, içine sindirmesi ve bugün ya da yarın affına kapı aralanmasını içine sindirmemektedir. Bu nedenle Adalet ve Kalkınma Partisi Diyarbakır milletvekili Suna Kepoğlu Ataman, çerçeve yasa sonrası sürece katkı veren isimleri sıralarken Abdullah Öcalan’a da özellikle teşekkür etti.
Bize yaşattıkları için Allah razı olsun demesi asla kabul edilemez. Abdullah Öcalan’a yapılan teşekkürü biz şehit yakınları, çok net biliyoruz ki bu teşekkür Abdullah Öcalan nezdinde şehitlerimizin katiline yapılmış bir teşekkürdür. Böyle bir teşekkürü niye içimize sindirelim. Sayın milletvekili teşekkür ederken terörle mücadelede şehit olan asker, şehit korucu ve şehit polislerimiz içinde teşekkür etti mi? Duyan ya da tanık olan var mı?










































