Samsun Kent Haber köşe yazarı Mimar Embiya Sancak'tan meraklısına tarih yolculuğuna çıkartacak köşe yazısı! Mimar Embiya Sancak, Samsun'un tarihinde Kab-ı Maden Oymağına giden yolları, Kafkas göçmenlerinin dramını, Samsun’un Osmanlı dönemindeki gecekondu mahallesini yazdı.
SAMSUN MERT IRMAĞI VADİSİ VE GÜLSAN HİKAYESİ- İKİNCİ BÖLÜM
Mert Irmağı Vadisi ve Gülsan isimli seri yazılarımın ikincisi; Mert Irmağının denizle buluştuğu konumda, küçük deltanın kıyı bölümüdür. Altta yüz yıl önceki durum haritası verilmiştir.

SAMSUN TARİHİ VE CANİK İÇİN ÖNEMLİ OLAN KAB-I MADEN OYMAĞINI, CANİK KASABA MERKEZİNE BAĞLAYAN YOL, MERT IRMAĞI VADİSİNDEN GEÇERDİ
Bu haritada iki adet Kab-ı Maden Oymağına giden yolları görürsünüz. Bu yollardan solda olanı, geleneksel Samsun kentinin kale içinden gelen, günümüzde de var olan Gebi yoludur. Osmanlı döneminde Samsun’u besleyen bir bölgenin yoludur. Gebi köyleri olarak bilinir. Günümüzde Asarcık ilçesi ile Samsun arasındaki bölgedir. Nam-ı diğer Osmanlı’nın Kab-ı Maden Oymağıdır.
Tütünü ile, kirazı ile, Canik rahvan atları ile meşhur oymağın bu önemli yolu günümüzde, Gebi Caddesi, Gazi Ethem Paşa caddesi, Mert ırmağı, Dereler ve Kozlu köyü sırtlarından Gölalan’a ulaşan yoldur.
Haritada sağda görülen Kab-ı Maden yolu, Canik Dağlarını aşarak Ladik-Taşova hattındaki antik çağın, yoluna bağlanan Canik Kervan Yoludur.
SAMSUN’U ÖĞRENMEK İÇİN SAMSUN-SİVAS DEMİRYOLUNUN İLK YAPILAN BÖLÜMÜNÜ BİLMEK GEREK
Tarih yolculuğuna devam edelim. Samsun-Sivas tren yolunun ilk bölümü, Samsun tarihi bakımından önemlidir. Bu tren yolu 1912 -1914 yılları arasında, Demirci köyüne kadar yapılan ve uzunluğu 5 kilometre olan Osmanlı döneminde, Fransız şirketine yaptırılan tren yolu kısmıdır.
MERT IRMAĞI'NIN DENİZE ULAŞTIĞI YERİN HER İKİ TARAFININ KIYILARINI BİLMEDEN SAMSUN TARİHİ ÖĞRENİLMİŞ OLMAZ

Günümüzde doğuda balıkçı barınağı ile, batıda Lise caddesi kavşağı arasındaki kıyı bandı bölgesi, 1863 yılında Rus devletinin neden olduğu insanlık dışı Rus Mezalimin sonuç tablosunun yaşandığı coğrafyadır. Bu bölge bazı araştırmacılarının belirttiğine göre, 100 bin Çerkez’in salgın hastalıktan öldüğü kıyıdır. Bu nedenledir ki uzun süredir günümüzdeki Doğu Park dahil olay yerinde, Rus mezalimini ifşa eden Çerkezler veya sadece Kafkaslar Kültür Parkı düzenlenmesini önermekteyim.
Hamidiye Karyesini bilmeden Samsun Mert kıyıları anlatılamaz
Mert ırmağı deltasında, günümüzdeki Doğu Park alanında, Samsun’un aldığı iç göçler neticesinde oluşan, Osmanlı Devletince Hamidiye Mahallesi ismi verilen Cumhuriyet döneminde, Yeni Mahalle adını alan derme-çatma basit binalardan oluşan mahalledir.
Mert Irmağı'nın Derbent tarafında, deniz kıyısında muhacirler tarafından bir yerleşim yeri kurulduğunu, Osmanlı Arşiv belgesinden anlıyoruz.
Samsun Çarşamba cihetinde muhacirin tarafından teşkil edilen karyenin Hamidiye ismi ile isimlendirildiği.
Mahallenin kuruluş öyküsünde Kafkas göçmenlerinin dramı vardır.
Samsun'da Derbend mevkiinde toplanan Çerkes muhacirinden sekiz gün içinde vefat edenlerin sarfedilen kefenlik miktarını gösterir defter. Osmanlı Arşivinde bulunan bu defter uzayıp gitmektedir.

Bu yerleşme basit binalardan oluşmasına rağmen, Samsun’un Osmanlı döneminde oluşmuş gecekondu mahallesi olması, dere ve deniz taşkınlarına maruz kalmasıyla sürekli gündem olmuştur. Bu mahallede ilk kamulaştırma Çarşamba tren yolu hattı sebebiyle 1924 yılında yapılmıştır. Tüm yapılar alanı 1978 yılında Birinci Gecekondu Bölgesi tayin edilmesiyle, 1979 yılında tasfiye edilmiştir. Buradaki insanlara Samsun Sosyal Meskenler Gecekondu Önleme bölgesinde daire ve arsa tahsisi yapılmıştır.
Samsun’da ilk kıyı düzenleme projesi, imar müdürü olduğum bu yıllarda peyzaj mimari Salih Uz ile tasarladığımız, şimdi adı Doğu Park olan 400 bin metrekare alana sahip, kıyı dolgusu üzerine yapılan bu aktif yeşil alandır. Ben ve peyzaj mimari, yani Samsun İmar Müdürü ile Park ve Bahçeler müdürü Salih Uz olarak günümüzde, en mutlu olduğumuz etkinliğimiz, Doğu Park'ta ellerimiz ile diktiğimiz ağaçların altında emekli dinlenmesidir. Bu alanın günümüzde yasaklı özel kullanımlı parçalara bölünmesinin, hatalı olduğunu bu vesile ile bir kere daha belirtiriz.
Makale serim devam edecek. Saygılarımla..










































