Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, Allah'ın kitabına ne kadar uygun yaşadığımızı sorguladığı köşe yazısında, "Şeytan inandığı halde kibire kapıldı ve Allah'ın bir emrine uymayınca kovuldu ve lanetlendi. Peki biz insanlar Allah'ın kitabına ne kadar uygun yaşıyoruz" dedi.
Değerli dostlar, Türkiye'de ortalama ömür 75 yıl. Yani her doğan kişi doğduğu andan itibaren ölüme doğru yürüdüğü çok kısa bir yolculuktan sonra ölüyor ve toprağın altına sağ kalanlar tarafından gömülüyor. Bu defin işlemi esnasında mezarlıkta Kur'an okunuyor. Bekleyenler ise, biran önce bitse de, işimize gücümüze dönsek diye bakıyor. Türkiye'de yılda yaklaşık 500.000 kişi doğal nedenlerle hayatını kaybediyor. Bunlar istatistiki bilgiler ve yaşanan fakat çok konuşulmayan gerçekler.
Yaklaşık 75 yıllık ortalama ömür tahlil edildiğinde ortaya ne çıkıyor bir bakalım. İnsan yılın 4 ayını uykuda geçiriyor. Bu da insan ömrünün üçte birinin uykuda geçtiğini gösteriyor. Yani 75 yılın 25'i yarı ölü hayatı denebilecek uykuda geçiyor. İnsan uyurken nerede olduğunun veya ne yaptığının hiç bir önemi yok. Kısaca uyurken yoksunuz. Var olduğunuz süre 50 yıldır. Yani 25 yıl kendi hikayenizi konu alan kendi filminizde reklam arası gibi.
Değersiz dünya hayatında var olduğunuz 50 yılın ilk 6 yılını zaten hatırlamanız bile imkansız gibi. Kaldı 44 yıl. Yaklaşık en az 25 yaşına kadar anne - baba parası ile yaşayan ve kendi iradesini kullanamayan çocukluk ve gençlik yılları olarak geçiyor. Zaten bu süre zarfında hayata dair hiç bir sorumluluk ve yükünüz yok. 25 yıl gençlik ve çocukluk yıllarını da 50 yıldan çıkarırsak geriye hayatın yük ve sorumluluğunu taşıyacağınız sadece 25 yıl kalıyor. O da zaten yaklaşık çalışma hayatına denk düşüyor. İşte hayat bu.
Sorumluluğunu ve yükünü bütün benliğimizle idrak ederek taşıdığımız çok kısa değersiz dünya hayatıdır bu. İşte tam da bunun için bir menfaat savaşı içinde kırmadığımız cam bardak, atmadığımız takla bırakmıyoruz. Fitne - fesat can yakma, saygısızlık, her türlü edepsizlik ve iffetsizlik, kul hakkı, haram, zehir zıkkım gırla gidiyor. Bu mudur. İnsan böyle mi olmalı.
Hiç kimse hakkı olmayan bir şeye talip olmaz ise, hak arama çabası olmaz, herkes hakkına razı olur ve ikramda yarış başlar. Bu da değersiz dünya hayatına bir anlam katar. İnsana değerli hissettirir.
Bizim kitabımızda da bu vardır. Bu kitap Allah katındandır.
Şeytan inandığı halde kibire kapıldı ve Allah'ın bir emrine uymayınca kovuldu ve lanetlendi. Peki biz insanlar Allah'ın kitabına ne kadar uygun yaşıyoruz. Bizim dinimizde en büyük günahlardan biri "şirk" diğerlerini de kitaptan okur veya yapay zekaya sorarsanız size tek tek sayar. Kendimize bir soralım, biz kimiz ve nereye doğru gidiyoruz?










































Sonuç olarak; ömrün kısalığından bahsedip, o kısa ömürde insanların çektiği somut acılara sırtını dönmek, dini duyguları bir anestezi yöntemi olarak kullanmaktır. Biz kimiz ve nereye gidiyoruz sorusunun cevabı, sadece kitap sayfalarında veya soyut felsefelerde değil; bugün yaşanan hukuksuzluklara, ekonomik yıkıma ve haksızlığa karşı gösterdiğimiz duruşta gizlidir. İnsan, sadece uyurken değil, haksızlık karşısında sustuğunda da "yok" hükmündedir. ister yayınla ister yayınlama.senin dümende olman gerçekleri değiştirmiyor.
Gerçek kul hakkı; milyonların iradesiyle seçilmiş bir temsilcinin yoluna siyasi engeller çıkarıldığında sessiz kalmak, ittifakların çıkarları uğruna değerlerin eğilip bükülmesine göz yummaktır. Milli iradeye yönelik müdahaleler karşısında kalemini oynatmayanların, "ölümden sonraki hayat" üzerine vaaz vermesi, bugünün haksızlıklarını örtbas etme çabasından başka bir şey değildir. Milletin sofrasındaki ekmek küçülürken, mutfaktaki yangın her geçen gün büyürken ve ekonomik adaletsizlik bir uçuruma dönüşmüşken; köşesinden sürekli belli bir siyasi odağı hedef alıp, iktidar ortaklarının yanlışlarına tek cümle dahi ayırmamak büyük bir samimiyet sınavıdır. Siyasetin kirliliğinden dert yanıp, sadece karşı mahalleyi eleştirmek, hakikati aramak değil, tarafgirliği kutsallaştırmaktır. İnsanları "ibret almaya" davet edenlerin, önce kendi kalemlerinin tarafsızlık ve adalet sınavından geçmesi gerekir.
Hayatın kısalığını matematiksel formüllerle, uyku saatleriyle veya çocukluk anılarıyla hesaplamak kuşkusuz felsefi bir derinlik gibi görünebilir. Ancak 75 yıllık bir ömrün dökümünü yaparken, o ömrün kaç yılının "geçim derdiyle" heba edildiğini, kaç yılının adaletsizliklere karşı susarak geçtiğini görmezden gelmek, aslında gerçeklerden kaçmanın en konforlu yoludur. İnsanın vaktinin üçte birini uykuda geçirdiği doğrudur; fakat geri kalan sürede "uyumayanların" sırtındaki yükten, emeklinin pazar filesindeki boşluktan ya da gençlerin geleceğe dair beslediği umutsuzluktan bahsetmemek, o 75 yılı sadece bir rakam yığınına indirger.Din ve maneviyat, toplumsal çürümeye karşı bir kalkan olmalıdır; ancak bu değerler, sadece cenaze törenlerindeki birer ritüel veya "dünya hayatı değersizdir" diyerek yoksulluğu meşrulaştırma aracı olarak kullanıldığında anlamını yitirir. Gerçek "kul hakkı", sadece cam bardak kırmamak veya komşuya kötü söz söylememek değildir.
arkadaş o kadar yorum yazdık yayınlamadınız. adamı övmek zorundamıyım? yazamıyor işte! milletin halkın sorununa kalem oynatmayan adamı tebrik edecek halimiz yok ya.
Osman kandıra gene gündemden uzak gene milletin duyguları üzerinden manipülasyona uğraşmış. ama gel görki kral çıplak. osman bey ben size soruyorum siz rabbim kurallarına ne kadar uygun yaşıyorsunuz? haksızlık karşısında ses çıkardınız mı? yoksa hep güçlünün yanında ol çarkım dönsün mü dediniz? bir kere mecliste akp-mhp tarafından reddedilen sadece 1 önergeyi konu ettiniz mi? varsa yoksa yalan ve iftira attınız burada. çıkmış millete kopyala yapıştır yaparak din pazarlıyorsunuz! bakın tekrar söylüyorum. siz gazeteci değilsiniz. gazetecilik gerçekleri yazmaktır. bakın yazılarınıza 1 tane yanlışa karşı çıkmış mısınız? sadece bir örnek! sağlıcakla.
Sizler "çok yönlü"! insanlarsınız. Milliyetçilik alevi lazım oldu mu vatan millet olmadı mı dincilik rolü..Ne oldu halı hediyesi kabul edilince buna yorum yapamayıp dine mi sarıldınız.?
Kitapda Kullarin ALLAHI kandirdiklari Kula kulluk ettikleri kullarin birbirlerini kandirdiklari hile ve ***liklar asagilama eziyet zulüm iskence kötü muamele kul hakkari yedikleri namaz kildiklari yaziyor