Fon vurgunu olayı ve içerideki münafık düşmanlar!
Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra fon vurgunu olayını yazdığı köşe yazısında "İçerideki münafık düşmanlar daha tehlikeli. Hainlerin defteri dürülmelidir" dedi.
Değerli dostlar, aslında bugün, sayın Tümamiral Cihat Yaycı paşamız ve onun bize anlattığı konuların öneminden bahsedecektim. Ancak bazı konular var ki zamanı geçmeden değinmek gerekiyor.
2025 yılında Özgür Özel Ekim sözcüğünü diline dolamış ve bu da Ekim Partisi kurulacak, hatta Ekrem'in adından 'Ek' İmamoğlu soyadından da 'İm' alınacak ve yeni kurulacak partinin adı da Ekim Partisi olacak diye değerlendirildi. Bu değerlendirmeye sebep de, Ekim'in beklenmesi gerektiği konuşulduğu için idi. Ama hiç de öyle olmadı. Özgür Özel'in partisinin adı Yeni Parti oldu. Ancak Ekim ayında başka bir şey oldu. Fon krizi.
Şimdi akla deli sorular geliyor. Acaba bu fon krizi zaman ayarlı bir bomba mıydı. Planlanmış, ayarlanmış, ölçülmüş biçilmiş ve bir emirle patlatılmış hammadde bir bomba. Gel de düşünme.
Bu öyle bir kurgu ki, bu güne kadar planlanmış bilinen en derin bir operasyon gibi görünüyor. Her operasyonun bir amacı, bir hedefi vardır. Bunun hedefi de sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ı devirmek ve dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti devletini ele geçirmektir. Seçimle olmadı, darbe girişimleriyle olmadı, bir türlü olmadı, olmadı. Biz yıllardır yazıyoruz, FETÖ'nün versiyonları bitmeyecek bitmez. Fon vurgunu işi de, bitse başka versiyonlar devreye girecek.
Fonlara yatırılan paraların kaynağı, sadece belediyelerdeki rüşvet, haraç ve hırsızlıklar değil daha fazlası var. Muhtemeldir ki yurt dışından gelen paralar da var. Zira milyarlarca doları bunlara, yalnız yedirmezler. Fonlarla çalınan paraların çok ciddi bir miktarı, yurtdışına çıkmış olan kısmı, yabancıların payı olmasın. Vallahi akla bu geliyor. Mutlaka yabancı iş birlikçileri olmalı diye düşünüyorum. Tabi tüm gerçekler devletin elinde. Bu içeridekilerin çok büyük bir ihanetidir.
Eh vatana ihanet bunlar için serbest. Doğrusunu söylemek gerekirse, ben yakında bir de cemaatlerden de, bir bomba bekliyorum. Siyonizmin oyunları bitmez. Kim bilir daha pusuda kimler bekliyor. Seçimler yaklaştıkça bütün tuşlara basacaklar. Çok hazırlıklı ve dikkatli olmak gerekir. Bu manada devletimizin tüm kurumları teyakkuzda olmalı. Bu arada sayın Özgür Özel'in bu kadar kepazelikten sonra, Mustafa Sarıgül'ü ihraç etmesi beklenirken tam aksine savundu.
Sarıgül kendisi istifa etti. Daha sonra Mustafa Sarıgül'ün Özgür Özel'e ciddi miktarlarda para verdiği haberleri yayıldı. Bu da akılda bir çok soru işaretleri bırakıyor. Acaba Özgür Özel, Sarıgül'ü savunmak zorunda mı kalıyor. Ekrem İmamoğlu olayında da, benzer bir durum olmasın. Son günlerde sayın Savcı Sayan'ı izlemeye devam ediyoruz. Mükemmel şeyler yazıyor. Son zamanlarda sayın Özgür Özel'in Cumhurbaşkanı adayı konusunda, çok zigzag yaptığını ve ne diyeceğine karar veremediğine şahit oluyoruz.
Bu belirsizlik bize göre, bilinçli bir geçiş dönemidir. İlk zamanlar kendisinin adaylığı konusunda bir kanaatimiz vardı. Ancak bu o kadar kolay değil. Meral Akşener, Fatih Altaylı'nın bir programında altılı masadayken şöyle bir ifade kullandı; "Abdullah Gül'ü aday göstermemiz istendi bizden".
Altaylı kim istedi diye sordu, ancak cevap alamadı. Şimdi gelelim kim aday olur. Aday olan milletvekili olamayacağı için, dokunulmazlık gidecek. O nedenle Özgür Özel'in adaylığı çok zor. Abdullah Gül aday olursa, bunu İngiltere mi istedi, ABD'mi istedi tartışmaları başlar, benden söylemesi. Ama kimin isteyeceğini Meral Akşener bilir. Müsavat Dervişoğlu'na da, bir Altaylı çıksın sorsun artık. Vah Türkiyem vah.
Acil koduyla yapılması gereken siyasetin derhal temizlenmesi gerekmektedir. Bunun nasıl yapılacağını, sayın yetkililerimiz daha iyi bilir. Ayrıca siyasi partilerin genel merkezlerinde, tüm iller tek tek masaya yatırılmalı ve her ilde bilgisine başvurulacak insanlar vardır ve onlarla görüşülerek acilen bir yeniden yapılandırma yapılmalıdır. Aynı şekilde bürokrasi de yeniden didik didik edilmeli, mal varlıklarındaki değişimler masaya yatırılmalıdır.
Hem siyasilerin hem de bürokratların para ve mal varlıklarında açıklanamayan bir durum varsa, gereği yapılmalıdır. Fon vurguncularının isimleri, kime dokunursa dokunsun bilinmesi ve ortalıkta dolaşan bilgi kirliliği giderilmelidir. Bürokrasiye yapılacak atamalarda da liyakat ve temiz bir geçmişe sahip olmak kriter olmalıdır.
Bakın toplum geriliyor. Yolsuzluklar artık, milyarlarla ifade edilir oldu. Bu da Türk Milletini iyice gerdi. Bu devlete ve sayın operasyon çekenler başarılı olursa, bunun altında herkes ezilir. Kurtuluş savaşı hâlâ bitmedi. Hainler, artık mesafeyi öyle kapattı ki, bunu arsızca, yüzsüzce, utanmadan sıkılmadan ve pişkin pişkin ihanet ediyorlar. Türkiye güçlendikçe dört bir yanımız sarılıyor. Dışardaki açık düşmandan, içerideki münafık gizli düşmanlık edenler daha tehlikelidir. Bu münafık hainlerin, iş işten geçmeden defterleri dürülmelidir. Her geçen dakika kayıptır.
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.





