Samsun Yurt Savunma

Samsun Şehir Hastanesinin önemli kusurları var!

Metro Turizm

Samsun Şehir Hastanesinde sık sık gündeme gelen ulaşım ve araç park meselesi ile birlikte hastanede yaşanan sorun ve kusurları yazan Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, "Samsun Şehir Hastanesinin önemli kusurları var. Ulaşım dert! Park dert! Yön bulmak dert! Tahlil, tetkiklerin hepsi ayrı blokta." dedi.

Değerli dostlar, yine konu çok, gündem yine dolu. Biz de konulara kısa kısa değineceğiz.

İlk konumuz Samsun Şehir Hastanesi. Sayın Cumhurbaşkanımızın 'hayalim' dediği ve bizim de Allah razı olsun dediğimiz Şehir Hastaneleri. 

Gerçi sayın muhalefetin de, şiddetle eleştirdiği ve boş kalacak, cihazlarını örümcek ağı saracak dediği Şehir Hastaneleri, İstanbul'daki  Sabiha Gökçen ve İstanbul Havalimanı için de, saldırıp aşağıladıkları hala aklımızda. Neyse biz Samsun Şehir Hastanesi konumuza dönelim. Mutlaka hiç bir şey mükemmel değildir. Her güzelin bir kusuru var. Bizim Samsun Şehir Hastanesinin de çok önemli kusurları var!

Şimdi, elhamdülillah sağlığımız çok iyi de, ameliyat olacak bir hastayız diyelim. Bir yakınınız sizi Samsun Şehir Hastanesine özel bir araçla getiriyor. 

İlk yaşadığı sorun, nereye nasıl gideceğini bilmek mümkün değil. Yönlendirme levhaları yok veya çok yetersiz. Olanı da görmek zor. Park yeri bulamıyorsunuz.

Araçlar mecburen yolların kenarlarına sıkışık bir vaziyette, park etmiş ve hastaneye yaklaşık 500 metre uzaktan başlıyor. Hastanın oradan yaya olarak hastaneye ulaşımı bir dert. Hava da yağışlı ise, Allah hak getire. 

Diyelim ki bir şekilde aracı park ettik ve hastaneye geldik. Hangi branşın hangi blokta olduğuna dair, levhalar olsa da yetersiz. Hadi doktora ulaştınız, muayene sıranız geldi, doktorunuz ameliyat dedi ve bir takım tetkikler istedi.  

İşte burada, asıl dertlerin yeni başladığını anlıyorsunuz. Tetkik ve tahlillerin bir kısmı A blokta, bir kısmı B ve bir kısmı C blokta. Bina içinden bloklar arası geçiş var. Ancak birine sormanız şart. Fakat soracak kimse yok! Yavaş yavaş geriliyor ve yoruluyorsunuz. 

Samsun-Şehir-Hastanesinin-önemli-kusurları-var!-Osman-Kandıra-yazdı

Hem hastasınız, hem hiç bir yer bilmiyorsunuz, hem soracak kimse de bulamıyorsunuz. Aklınıza gelenin, ne olduğunu biliyorum. Yerde yönlendirici işaret ve yazılar yok mu diyorsunuz. Yok!

Hem de hiç bir çizik, nokta bile yok! Yaşlı teyzeler, amcalar, dedeler koridorlarda, bir oraya bir buraya, ne yapacağını bilmez bir şekilde dolaşıyor. Yaşlı bir teyze çaresiz, bitkin, hasta ve yorgun, son umuduymuşsunuz gibi, bir eda ile bana yol yordam soruyor. Çare olamamak, gerçekten çok kötü bir duygu!

Neyse işleriniz o gün yetişmiyor, eh bu olabilir. Ertesi gün tekrar gidiyorsunuz. Tekrarlanan bazı sorunlar, yaşandıktan sonra anestezi inceliyor ve doktorunuzdan, 'ameliyat günü alın' diye gönderiyor. Doktorunuza gidiyorsunuz, 'Bugün yok haftaya gelecek' cevabını alıp eve dönüyorsunuz. Aradan 8-10 gün geçtikten sonra, doktor yeniden haklı olarak anestezi raporu istiyor ki, bu küçük ayrıntıyı başka bir hasta anlattı. Vesselam, yürüyemeyen veya yürüme güçlüğü çeken biri için, tekerlekli sandalye bulmak şöyle dursun, ortalıkta bir tane görmek bile mümkün değil. Siz, siz olun sakın hasta olmayın. Kendinize çok dikkat edin. Sağlıkla kalın.

Gelelim bir diğer konuya. Son zamanlarda belediyelerde başlayan, milyarlarca liralık devasa yolsuzluklar, hırsızlıklar, Forex ve fon yamyamları, muhalefetin gözdesi Ahbap hırsızları, fahiş fiyat hırsızları, soygunculuk ve dolandırıcılık çeteleri, borsa vurguncuları ve daha neler neler. 

Bunların çoğunun da yurtdışı ayağı var. Önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi, sayın Cumhurbaşkanımızın şahsında Türkiye'nin geleceğine, istikbaline ve kadim Türk Milletine büyük bir operasyon çekiliyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi, bu hain yamyamlar her yeri ahtapot gibi sarmış. Bazı bürokratlar, düzenleme ve denetleme görevini yapmamış, yemiş içmiş yatmışlar. 

Ahlak ve iman yoksunu münafık o kadar çok ki, çalma çırpma  gırla. İşin en tehlikeli tarafı da, münafıklar. Bunlar siyasetin içine iliklerine kadar girmiş her yeri sarmış, habis bir ur gibi sürekli metastaz yapıyor. Siyasetin her yerindeler. Sayın Kılıçdaroğlu 'arınacağız' diye bas bas bağırıyor. Sayın Özgür Özel sesini çıkarmıyor. Sayın Devlet Bahçeli ve sayın Cumhurbaşkanımız menfaat peşinde koşanların, 'içimizde yeri yok' diye bağırıyor. Eh artık siyaset temizlenmeli! Siyasete girmek bu kadar ucuz olmamalı. 

Dünyayı siyaset yönetmektedir. Siyasete girecek olanın yedi ceddi araştırılmalıdır. Belediyeler ve muhtarlıklar kaldırılmalı, onun yerine valiliklere ve kaymakamlıklara bağlı çalışan, yerel hizmet müdürlükleri olmalıdır. Görevini yapmayan veya yapamayan bürokratlar, derhal yargılanmalıdır. Bu yurtdışı ile işbirliği içinde, devlete operasyon çeken hırsız ve soygunculara mükemmel dokunuşlar yapan, sayın İçişleri ve Adalet Bakanlarımıza, sayın Dışişleri Bakanımıza sahip çıkıp destek olmalıyız. Çünkü iftira ve karalama kampanyaları yapabilirler. Bir denetim mekanizması olarak, Fahri Trafik Müfettişliği'nde olduğu gibi, bu hırsızları ihbar mekanizmaları kurulmalıdır. 

Yakalatana ve soygunu önleyene, kurtarılan paranın belli bir yüzdesi ödenmelidir. Bilindiği gibi Forex çetesinin arkasında İsrail çıkmıştır. Ahbap Derneği dahil, diğerleri de boş değildir. Yurtdışı ayağı vardır. Kalın sağlıcakla.