Samsun Kent Haber köşe yazarı Osman Kandıra, siyasi partilerle ilgili yazdığı köşe yazısında siyasi partileri ilgilendiren kanunun revize edilmesi, seçim kanunun da değişmesi gerektiğini belirtip, "Siyasi partiler ne yapıyorlar, ne yapmalılar, nasıl yapmalılar" diyerek önerilerde bulundu.
Değerli dostlar, siyasi partiler, belli plan ve programları, dünya görüşü olan ve bu programlarını ve dünya görüşünü halka anlatmak suretiyle, güven sağlayarak devleti yönetmeye talip olmuş siyasi kurumlardır.
Velhasıl, vatandaşlar farklı gerekçelerle bu siyasi partiler arasında bir tercih yapar. Böylece TBMM'de milletvekilleri belirlenir. Aynı zamanda da 5 yıl için bir Cumhurbaşkanı seçer. Bu tercih sonunda seçmen, 5 yıl için seçtiği bir cumhurbaşkanına yetki verir. Cumhurbaşkanı hükümeti kurar. Bu seçimler hür ve bağımsız seçimlerdir. Demokrasilerde bu böyledir. Yani seçilerek gelip, ülkeyi yönetme yolu herkese açıktır. Medeni ve modern toplumlarda seçim bittikten sonra, gündemden düşer ve herkes işine gücüne döner.
Şimdi gelelim siyasi partilerin, yerel yönetim yapılanmalarına ve ne yapıp ne yapmadıklarına ve olması gerekenlere.
Siyasi partilerin il ve ilçe yönetimleri, seçimlere 6 ay kalana kadar üstüne ölü toprağı atılmış gibi, derin bir uyku uyur veya getirisi olmayan bir takım işlerle vaktini geçirir. İl ve ilçe yönetimleri seçime çok yakın bir tarihte, seçim çalışmalarına başlar. Buradaki muhtemel başarı şans tartışmaya açıktır. Bunun yanında İl ve İlçe yönetimi seçimleri ne kadar doğru ve verimlidir? Bu da ciddi riskler barındıran bir husustur.
Şöyle ki; Her il ve ilçe başkanı delegeleri belirlerken, kendisini seçecek üyelerden delege isimlerini belirlemektedir. Bu da siyasi partiye, en doğru hizmeti verecek yönetimler yerine ahbap-çavuş ilişkileriyle yönetimlerin oluşumunu sağlamaktadır. Böylelikle siyasi partinin yönetime mi, yönetimin siyasi partiye mi hizmet edeceği sorununu doğuruyor. Bir siyasi partinin hizmet amacında devlet-millet önceliği düşünüldüğünde yapılacak şey, izlenecek yöntem bellidir. Aşağıda görüş ve önerilerimiz mevcuttur.
GÖRÜŞ VE ÖNERİLER:
1 Siyasi partiler kanunu mutlaka yeniden revize edilmelidir.
2. Seçim kanunu mutlaka değişmelidir.
3. Siyasi partilerin İl ve İlçe kongrelerinde tüm üyelerin elektronik ortamda oy kullanabileceği bir sistemin gelmesi çok faydalı ve verimli olacaktır. Böylece tabanın gerçek iradesi sandığa yansıyacaktır.
4. Atama yönetimlerde, atama yapılmadan önce üyelere elektronik ortamda bir link gönderilerek, İl ya da İlçe başkanı olarak kimi görmek istiyorsunuz sorusu sorulduğunda (seçenek de sunulabilir) verilecek cevaba göre hareket edilirse, parti tabanında dargın, küskün, kırgın ve can sıkıcı hususlar ortadan kalkacağı gibi, herkesin kabul ettiği, tabanı ve milleti kucaklayan ortak kabul gören bir isim ortaya çıkar. Böylece her İl ve İlçe başkanı arzu edilen insan ve yönetici kalitesine ulaşmada azami çaba içinde olur. Tevazu gelir. Kalite gelir. Başarı gelir. Atama yönetim için yaptığımız öneri yasal düzenleme gerektirmiyor.
5. Ancak, zorunlu kongrelerde tüm üyelerin elektronik ortamda oy kullanabileceği, bir sistem için yasal düzenleme yapılmalı ve açık kapı bırakılmamalıdır.
6. Siyasi partiler kanunu mutlaka değiştirilmelidir. Zira devlet memuru olma şartlarını taşımayan biri sırf seçme ve seçilme hakkı var diye Milletvekili olmamalıdır. Sabıka kaydı olanın vekil seçilememesi gibi başka şartlar da getirilmesi elzemdir. Vatana ihanet eden bir siyasi yapı olmamalıdır. Siyasi partinin adının değiştirilmesi kanunu kadük edememelidir. Kurallar kesin ve net olmalıdır.
7. İl ve İlçe yönetimleri, teftiş edilmeli ve hesap verebilir olmalıdır.
Şikayet etmek ve memnuniyetsizlik ülkemizde genel bir toplumsal davranış halidir ve üzücüdür. Tabidir ki memnuniyetimizi de memnuniyetsizliğimizi de belirteceğiz. Ancak sadece şikayet etmek yerine neyin nasıl olması gerektiğini de yazmak ve söylemek zorundayız. Yoksa beynimiz ne işe yarar.
Her konuda aklımızı ve beynimizi, vatanımız için kullanmaz isek kendimize şu soruyu sormalıyız;
"Ben kimim ne işe yarıyor ve vatanım için ne yapıyorum?"
Aksi halde bencilliğimizden öte bir adım atamayız. Bu vatanın ekmeğini yemiş, suyunu içmiş, topraklarına ayak basmış hiç bir vatan evladı, ülkesi için çok güzel bir şey yapmadan ölmemeli. Yanılabiliriz, eksik kalabiliriz ama hiç değilse samimi olmalıyız. Allah ayetinde; iman edip iyi işler yapanları cennet ile müjdeliyor. İnanmayan Kur'an okusun, orada yazıyor. Karınca misali bu yolda olalım yeter dedik.
Sonuç olarak, sokakta insanların tamamına "siyasetten memnun musunuz" sorusunu sorsanız, tamamı şikayet ediyor. Siyasetle ilgilenenler dahil kimse memnun değil. O halde kesinlikle ve acil olarak bir şeyler yapmak şarttır. Yukarıdaki önerilerimiz yapılması gerekenlerin küçük bir kısmıdır.
Tüm üyelerin oy kullanma önerisi İl ve İlçe yönetimleri içindir. Bu takdirde taban kendini ifade etme, sorumluluk alma ve katılım sağlama anlamında tatminkar bir konuma gelecek, üye olma ve siyasete katılım isteği artacaktır. Memnuniyetsizlik nedeniyle, siyasete kalite getirecek halkta karşılığı olan çok değerli şahsiyerln siyaset yapma iştahı yoktur. Kaybolan gençlik ayrı ve en önemli konulardan biridir. Kaybolan gençliği sonra değerlendireceğiz. Şimdilik bu kadar.










































Sayın yazar hiç torpilden bahsetmedin ?
asla bahsetmez.
güzel tespitler ama yeterli değil. siyasi partiler kanunundaki memurların seçilemez yasağı kaldırılmalıdır. parti ve belediye meclislerinde memurlar görev alabilmelidir. hatta belirli bir oranı mecburi olmalıdır. abc bilmeyen, 2 2 toplayamayan, iki koyunu güdemeyen, para ile artistlik yapan, vizyonsuz, misyonsuz kişilerden kurtulunmalıdır. adam gibi adam olan memur din, dil, düşünce, siyasi görüş, etnik grup ayrımı yapmadan belediye meclislerinde görevini yapar. memur hayatına da siyasi görüşünü karıştırmaz. bu ahlak toplama kazandırılmalıdır. belediye başkanı, milletvekili seçimleri dışında seçime katılan memurlar istifa ettirilmemelidir.
gene gündemden uzaksın gene toplumun sorunlarına çözüm arayışından bi habersin ama en azından yazdığın mevzu chp ile alakalı değil. daha ortada. yapılabilir mi yapılabilir. bizler doğruya doğru yanlışa yanlış deriz.