Samsun, Mersin koridoru ile Türkiye'nin yeni üretim damarı olacak! OSB'lerle büyüyen Samsun, artık yeni bir büyümenin eşiğinde. Samsun Kent Haber köşe yazarı Hüseyin Kurt, Samsun'daki Organize Sanayi Bölgelerini ve Samsun-Mersin koridorunu yazdı.
Samsun’un en büyük avantajı, zaten hazır bir sanayi altyapısı.
Bugün Samsun’a baktığımızda, Türkiye’de sanayinin Marmara’dan Anadolu’ya doğru kaydığı bu yeni dönemde, en kritik unsurun aslında çoktan mevcut olduğunu görüyoruz. Güçlü ve yerleşmiş bir organize sanayi altyapısı.
Samsun’da halihazırda aktif durumda olan organize sanayi bölgeleri, şehrin üretim omurgasını çoktan oluşturmuş durumda. Samsun Merkez OSB, Tekkeköy’de limanlara entegre bir üretim merkezi olarak faaliyet gösteriyor.
Samsun Yeni OSB, büyük ölçekli yeni yatırımlar için genişleme alanı sunuyor.
Samsun Gıda İhtisas OSB ve 2. Etap, Türkiye’nin gıda üretim zincirinde stratejik bir rol üstleniyor.
Havza OSB, İç Anadolu üretiminin Karadeniz’e açılan kapısı konumunda.
Kavak OSB, kuzey–güney lojistik aksının en kritik eşik noktalarından biridir.
Bafra OSB ve Sera OSB, tarım ve gıda sanayisinin güçlü üretim merkezleri olarak faaliyet göstermektedir. Çarşamba OSB, doğu hattında yeni yatırımlar için önemli genişleme alanları sunmaktadır.

Ve süreç burada bitmiyor. Aksine büyüyerek devam ediyor.
Terme Karma OSB kamulaştırma aşamasında.
Vezirköprü Karma OSB altyapı hazırlık sürecinde.
Yakakent Su Ürünleri İhtisas OSB ise Karadeniz’in işleme, katma değer üretimi ve ihracat merkezi olma potansiyelini taşıyor.
Bu tablo açık bir gerçeği ortaya koyuyor:
Samsun, sanayileşecek bir şehir değildir. Samsun zaten sanayileşmiş bir şehirdir.
Ve artık Samsun yeni bir büyüme eşiğindedir.
Samsun–Mersin Koridoru, Türkiye’nin yeni üretim damarı olacaktır.
Sanayi Alanları Master Planı kapsamında oluşturulan Samsun–Mersin Sanayi Koridoru, yalnızca yeni fabrikaların kurulacağı bir hat değildir. Bu, Karadeniz ile Akdeniz arasında kesintisiz bir üretim, lojistik ve ihracat omurgasıdır.
Bu hat sayesinde:
Anadolu’nun üretimi Karadeniz limanlarına ulaşacak.
Karadeniz üzerinden Avrupa, Rusya ve Orta Asya pazarlarına açılacak.
Akdeniz üzerinden Ortadoğu, Afrika ve küresel ticaret ağlarına entegre olacaktır.
Bu, Türkiye’nin üretim coğrafyasını yeniden tanımlayan tarihsel bir hamledir.
Ve bu hattın başlangıç noktası Samsun’dur.
Ancak asıl mesele fabrika değil, şehir meselesidir.
Sanayi sadece fabrika kurmak değildir.
Sanayi, bir şehir kurmaktır.
Yeni sanayi yatırımları beraberinde yeni nüfus getirir. Yeni iş gücü getirir. Yeni konut ihtiyacı doğurur. Yeni ulaşım ve altyapı ihtiyaçlarını beraberinde getirir.
Bu nedenle Samsun’un artık kendisini sadece bir liman ve ticaret şehri olarak değil, bir üretim, sanayi ve lojistik merkezi olarak yeniden tanımlaması gerekiyor.
Bu noktada kritik hazırlık alanları açıktır.
Altyapı hazırlığı gerekir.
Yeni sanayi alanlarına ulaşacak yollar, lojistik merkezleri ve demiryolu bağlantıları güçlendirilmelidir.
İnsan kaynağı hazırlığı gerekir.
Meslek liseleri, teknik eğitim merkezleri ve üniversiteler doğrudan sanayinin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştirecek şekilde yeniden yapılandırılmalıdır.
İmar ve şehirleşme hazırlığı gerekir.
Yeni konut alanları, yeni yerleşim alanları ve planlı büyüme stratejileri bugünden oluşturulmalıdır.
Ama belki de en önemlisi:
Zihniyet hazırlığı gerekir.
Çünkü sanayi sadece beton değildir.
Sanayi sadece fabrika değildir.
Sanayi, bir bilinçtir. Bir vizyondur. Bir gelecek inşasıdır.
Samsun artık bir eşikte duruyor.
Bugün Samsun, Türkiye’nin yeni sanayi omurgasının başlangıç noktasındadır.
Devlet üretimi Anadolu’ya taşıyor.
Mega endüstri bölgeleri kuruluyor.
Yeni sanayi koridorları oluşturuluyor.
Ve bu dönüşümün ilk halkası Samsun’dur.
Bu, Samsun için sıradan bir yatırım değildir.
Bu, Samsun’un son yüz yıldaki en büyük ekonomik fırsatıdır.
Doğru hazırlanırsa Samsun:
Karadeniz’in üretim merkezi olur.
Anadolu’nun ihracat kapısı olur.
Türkiye’nin yeni sanayi başkentlerinden biri olur.
Ama fırsatlar, hazır olan şehirlerin elinde büyür.
Samsun’un artık kendisini bu yeni rolüne göre hazırlaması gerekiyor.
Altyapısıyla.
İmar planlarıyla.
Eğitim sistemiyle.
Şehirleşme vizyonuyla.
Ve en önemlisi, kendisine olan inancıyla ve Samsunluluk ruhuyla.
Çünkü bu kez mesele sadece yatırım çekmek değil.
Bu kez mesele, Türkiye’nin üretim omurgasının bir parçası olmaktır.
Ve bu hikâyenin ilk satırı, Samsun’da yazılıyor.
Ve Samsun, statükocu zihniyetlere, dar çıkar odaklarına, oligark yapılara ve yıllardır bu şehrin önünü kesmeye çalışan lobilere rağmen; kendi üretim gücü, kendi potansiyeli ve kendi iradesiyle katlanarak büyüyecektir.











































Bilimsel bilginin ilahi hikmetten üstün olduğunu kabul etmezsek... Öbür dünya için doğayı cehenneme çevirirsek... OLMAZ
Kalemine yüreğine sağlık üstad, doğruları objektif olarak görüp kaleme aldığınızın için tebrik ediyorum.
Samsun önce ÇEVRE YOLLARINI ALT YAPILARINI bitirsin