Samsun'un İlkadım ilçesinde Kadıköy, Zeytinlik, Anadolu ve Kökçüoğlu mahallelerinin beklediği Kentsel Dönüşümü yazan Samsun Kent Haber köşe yazarı Temel Armutçu, süreç ile ilgili bir ilerleme olmadığını belirterek, "Sabrın da bir sınırı var, kapalı kapılar ardında dönen hesapları biliyoruz. Şehir her şeyin farkında" dedi.
Samsun Kent Haber köşe yazarı Temel Armutçu, İlkadım ilçesinde Kadıköy, Zeytinlik, Anadolu ve Kökçüoğlu mahallelerinin Kentsel Dönüşüm meselesini yazdı.
Ankara’nın kulislerinde çarpıştırılan çerçeve yasalar, terör ve güvenlik eksenli tartışmalar, kayyumlar, yeni parti çalışmaları, siyasi mahkumiyetler, görevden almalar ve ülkemizi kuşatan, sınırlarımızı ateş hattına çeviren küresel güç dengeleri!
Medya ekranları günlerdir, bu başlıklarla meşgul ediliyor. Kuşkusuz devletin bekası, güvenliği ve milletin huzuru her şeyin başındadır. Ancak bu büyük ve gürültülü filmin arkasında gözden kaçırılan, hatta bilerek göz ardı edilen çok daha acı gerçekler var!
Milletin mutfağındaki yangın, gençliğin savrulduğu manevi balçık ve yerelde halkın tepesine binen bürokratik karabasanlar.
Bugün Türkiye; faizin, zinanın, kumarın, cinayetlerin, intiharların, boşanmaların, eğitim ve sağlık sistemindeki derin zafiyetlerin pençesinde kıvranmaktadır. Asıl mücadele edilmesi gereken, ahlaki ve manevi erozyonu tetikleyen bu tahrip edici unsurlardır. Toplumu ayakta tutan önce ahlak ve maneviyat düsturu unutturuldukça, insanımız suni krizlerle birbirine düşman edilmekte, yegane umut ışığı olacak hakikat kıvılcımları ise algı operasyonlarının, soğuk duvarlarına çarpıp söndürülmektedir.
Millİ ve manevi hassasiyetlerle sabırla siyaset yapanların, önünü kesmek için kurulan bu siyasi mühendislik tezgahları, maalesef yerel hayatta da en acı ve somut karşılığını, imar ve kentsel dönüşüm rantlarında bulmaktadır.
Bakınız, Karadeniz’in incisi, Samsun’umuzun kalbi İlkadım...
Bugün Canik’teki kentsel dönüşüm ve TOKİ uygulamalarının olumlu yönde yarattığı toplumsal algı ve farkındalık ortadayken, ne yazık ki şehrin tam merkezinde, İlkadım’a bağlı, deniz manzaralarıyla eşsiz bir konuma sahip Kökçüoğlu, Zeytinlik ve Hastanebaşı gibi mahallelerimize, baktığımızda karşımıza tam zıttı bir tablo çıkmaktadır.
Bu mahalleler; en eski ve en köklü ailelerin yaşadığı, proje icraatında hafriyat yükünün az olduğu, müteahhitlerin rahatlıkla çalışabileceği, tapuların büyük oranda belirli ailelerin uhdesinde olduğu yerlerdir. Yani Kentsel Dönüşümün en az maliyetle, en yüksek toplumsal fayda sağlayarak en hızlı şekilde yapılabileceği noktalardır.
Peki, yıllar önce Yusuf Ziya Yılmaz'ın Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığının son döneminde; İlkadım ilçe halkının mağduriyetlerini ortadan kaldırıp, hak kayıplarını minimize etmek ve çarpık yapılanmaların da, yerini modern şehirleşmeye bırakması ve dönüştürülebilmesi için alınan bir kararla, emsal 4 seviyesine çıkarılan bu bölgeler, neden hala çözüme ulaşamamış, bugün bile bir çivi dahi çakılamaz hale gelmiştir?
Elbette burada meseleyi sadece düz bir suçlamaya indirgemek istemeyiz; ancak işin merkezinde ve sorumluluğunda olanların, bu projelere altyapı ve tüm kaynaklarıyla destek olması gerekenlerin, ilce belediyeleri olduğu da çok net bir gerçektir.
Yani yerel yönetimlerin asli görevi, vatandaşın çilesini bitirmek, şehri yaşanabilir kılmak, temizlikten sağlığa, ulaşımdan güvenliğe kadar her alanda hayatı kolaylaştırmaktır.
Kentsel Dönüşüm; rantsal beklentilerin, kapalı kapılar ardındaki hesapların aracı değil, halkın can güvenliğinin ve mülkiyet hakkının teminatı olmalıdır.
Ancak bugün Samsun’da gördüğümüz tablo düşündürücüdür. Müteahhitler bu bölgelere yatırım yapmak, yerli halkın yıllardır çektiği çileyi bitirmek istediğinde karşısında ne buluyor acaba?
Malesef kurumsal dayatmalar, çözümsüzlük üreten bürokratik engeller ve vizyonsuzluk duvarı!
Buradan ilgili makamlara açıkça sesleniyor ve bir anlamda dostça ikaz ediyoruz! Yıllar önce bölgenin dokusuna ve halkın menfaatine binaen alınmış emsal 4 kararlarını tıkamak, süreci sümen altı etmek, kimseye bir şey kazandırmaz.
Bugün kulak arkası edilen her dosya, yarın bu halkın vicdanında ve mahkemesinde karşılığını bulacaktır. Biz her detayı, atılan her adımı, kapalı kapılar ardında dönen hesapları yakından biliyoruz ve takip ediyoruz. Süreci bürokratik engellerle çıkmaza sokanlar, bu vebalin altından kalkamazlar. Halka hizmet etmek yerine köstek olan bu zihniyet, bilmelidir ki bu şehir her şeyin farkındadır ve sabrın da bir sınırı vardır.
Eğer Samsun’un merkezindeki bu güzide mahalleler bugün hala hak ettiği modern, güvenli ve insani yaşam alanlarına kavuşamadıysa; bunun başsorumlusu, çözüm üretmek yerine süreci tıkayan yerel yönetimlerin ta kendisidir.
Bu uyarı dikkate alınmalı, ayak sürümekten vazgeçilerek derhal bu mağduriyetler giderilmelidir.
Sözün Özü; Bizler, bu milletin evlatlarının hak ettiği refahı, adaleti ve huzuru 3hem ulusal düzeyde hem de yerelde kurmak mecburiyetindeyiz. Samsun’un sokaklarını, mahallelerini, insanını siyasi hesapların ve bürokratik engellerin kurbanı etmeye kimsenin hakkı yoktur.
Çünkü bu aziz şehir ve bu necip millet, her şeyin en güzelini hak etmektedir..










































