26 Ekim 2021 Salı

Süleyman ERKAN

Süleyman ERKAN

s-erkan-12@hotmail.com

ÖĞRETMENİN AYAK İZLERİ! CEMAL KEŞAN

Öğretmenlik, hayatta en kutsal meslek,
Hiç biri onunla, olamaz ki denk,
Eseridir onun, yarın ki gelecek,
Severim mesleğimi, Öğretmenim ben.
( Ne mutlu bizlere, öğretmeniz biz.)
" Öğretmenlik, ömür boyu sürecek bir öğrenciliktir."
Kemal Atatürk.

Öğretmenler cehaletin savaşçı askerleridir. Sınıf öğretmenleri cehaletle savaşan öncü askerleri gibidir. Bireyin, ailenin eğitiminden sonra ilk eğitim-öğretimini aldığı yer ilköğretimdir. Anadolu’nun her yerinde, mezrada, köyde, ilçede, illerde bir ağ gibi kapsamı alanındadır sınıf öğretmenleri. Cehaletle savaşan, yılmaz, yürekli eğitim askerlerine de binlerce selam olsun. Kuş konmaz, kervan geçmez dağ başında al bayrağın gölgesine öğretmenlik yapanların derdi, ülkesini aydınlığa bir adım daha ileri götürmektir. Dertlerini unutan, ailesi ve çocuklarının sorunlarını ikinci sıraya koyan öğretmenler, bizleri yöneten, koruyan, sağlığımızla ilgilenenleri okutup, yazdıranlardır.

KARDEŞİM
1-Güzel vatanıma, kutsal görevin,          
2- Fedakârca çalışmanın gereği,

Yapanlara ışık, tut be kardeşim.                
İlerlemek hepimizin dileği,

İnsanlığı aydınlatmaksa hedefin,               
Nesilim dediğin, her bir çiçeği

Hizmetinde kusur, yapma kardeşim.         
İlimle, bilginle, donat kardeşim.

3- Dinle anlarsın, âşıkların sazından,        
4- Sakın sözlerimi, atma yabana,

İlhamlar al, o anlamlı sözünden,               
Araya ikilik, fesat sokana,

Yüce Atamızın, aydın izinden,                    
Cehalet dediğin, asıl düşmana,

Çıkıp ta yanlışlık, yapma kardeşim.           
Fırsat verme onu, yık be kardeşim.

5- Canım kurban, vatanımın yoluna,
Cefakârdır, konuksever halkına,
Yolun düşer ise, Tokat İli’ne
Turhal’da Cemali, gör be kardeşim.      
Cemal Keşan 1994-Ankara

Özveriyle çalışan, gönül veren, düşünüp, sorup, sorgulayan insan sonunda başaran insandır. Bir işi istiyor, seviyorsan o iş için beynini yorup zaman ayırıyorsan, özellik, incelik, tekniklerini araştırıp pratikte uyguluyorsan işi öğrenmişsindir. Öğrendiğin işin üzerine yeni gelişmeler uygulayıp, toplumun yararına sunuyorsan ustalaşmışsındır. Topluma yapılan her hizmet, önce kendine, sonra çevrene daha sonrada tüm insanlığa fayda sağlar. Yapılan hizmetler halk ve hak tarafından unutulmaz. Dilden dile gönüller de dolaşır durur. Öğrenmek ve öğretmek insan yaşamının başından sonuna kadar ayrılmaz ikilisidir. Bu iki kavramı kaybeden birey yaşamın tadını da kaybeder.

SILAM

1-Eğer akla düşersen,                  
2- Soğuk suyun içilmez,       
3- Herkes sılasını över,   

Unutulmazsın sılam.                     
Hasretliğin çekilmez.       
Biçilmez O’na değer.

Bir gün rüyamda görsem,             
Gitsem gurbet ellere,             
Bilhassa güzelliğin,

Hayalden çıkmaz sılam.                
Vazgeçmem senden sılam.      
Her şeye değer sılam.

4- Çıksam sıla dağına,
İnsem güzel bağına.
Âşık der ki burnuma,
Durmadan kokar sılam.    
Cemal Keşan 1970 Tokat

Kırk yıl geçtiği halde bir sınıf öğretmeninin ayak izleri ile ismi bu günlerde de hala söyleniyorsa görevini bilinçle yapmış demektir. Bunlardan biriside Cemal Keşen öğretmenimizdir.

Cemal Keşan; “ 1952 yılında Tokat-Zile-Güzelbeyli (silis) köyünde doğdu. Annesi Satı, babası Veli’dir. 1966 yılında Güzelbeyli’nde İlkokulu,  1969 yılında Artova’da ortaokulu ve 1972’de Tokat öğretmen okulunu bitirdi. Aynı yıl, Bayburt iline bağlı Kavacık köyü ilkokuluna öğretmen olarak atandı. 1975 yılında Tokat-Turhal- Yenisu İlkokulu’na. 1982 yılında Almus-Salkavak köyü ilkokuluna, 1983 yılında Turhal Merkez Gazi Osman Paşa İlkokulu’na atandı. 1993 yılında Merkez İbn-i Kemal İlkokulun da çalışırken, MEB‘nın açmış olduğu İlköğretim Müfettişliği sınavını kazanarak,  Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri, Eğitim Yönetimi Ekonomisi ve Denetimi bölümünü bitirdi. 1995 Yılında Sivas’ta ilköğretim müfettişi olarak göreve başladı.1997’den itibaren Beş yıl Tokat’ta ve 2002 yılından itibaren de Yedi yıl İzmir’de İlkokul Müfettişi olarak çalıştı. 31.12.2008 de müfettişlikten istifa ederek, 2009 yılında yapılan yerel seçimlerde doğum yeri olan Güzelbeyli’ye belediye başkanı oldu.2014 yılında emekliye ayrıldı. İki kız babası olan Cemal Keşen halk ve sanat müziği aşığı. Ayrıca şiir yazar, okuma sevdalısıdır.”  Öğretmenimin her gittiği yerde ayak izleri vardır.

"Eğitimdir ki, bir milleti ya Özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır. Ya da esaret ve sefalete terk eder." ATATÜRK.

Cemal Keşan Bayburt’ta sınıf öğretmenliği yaptığı dönemlerde, ilk defa çevresinden uzak yerlere gelmiş ve biraz zamanda geçince, memleket özlemi başlar.

Yıllardır gurbetteyim,                                
Nedendir gelmez postacı,

Sıladan bir haber yok mu.                        
İçimi sardı acı
Atasız cihan neyleyim,                             
Yolda giden garip yolcu,    

Dostlardan bir haber yok mu?                    
Sıladan bir haber yok mu?

Dert ortakçım dağlar, taşlar,                           
Garibim bitmiyor derdim,

Kan oldu gözümde yaşlar                                
Kaç yıldır sıla görmedim,

Size derim ucan kuşlar,                                     
İnan sizi çok özledim,

Sıladan bir haber yok mu?                              
Sıladan bir haber yok mu?

Bir yaz tatilinde köyüne gittiğinde annesi çok üzgün görür. Cemal, annesine niçin üzüldüğünü sorduğunda;

"Yavrum Fatma Kula Teyzen Almanya’ya gideli bir cızım mektup salmadı" Diye sitem eder Cemal öğretmen annesine. “Anne sen merek etme, ben senin adına mektup yazacağım. En kısa zamanda da karşılığı gelir." der ve mektubu yazar, son bölümünde kaleminden şu kelimeler kayıp kâğıda akar, şiir olur.

1-Neden merhabayı kestin,  
2- Sucumu bana söyleyin,     
3- Başınız dertte mi yoksa

Unuttun mu bizi bacım.           
Suçluysam özür dileyim.       
Hep yaz ne havadis varsa.

Ne yüzden bizlere küstün,         
Sizsiz dünyayı neyleyim,       
N’olur! Habersiz bırakma,

Kötülük mü gördün bacım.         
Anlat şu derdini bacım.         
Anlat şu derdini bacım.

4- Hiç sana kar etmez sözüm,     
Kan bürümüş iki gözüm.             
Gurbetteyim çalmaz sazım,          
Anlat şu derdini bacım.              

5- Gurbetin halleri böyle, 
Eşe dosta haber söyle.            
Sılada ki kardeşine,
Anlat şu derdini bacım.  
Cemal Keşan 1974- Bayburt

"Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki Türk milleti, Türk sanatı, Türk ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir." Kemal Atatürk.

Cemal Keşan'ı tanıyanların söylediklerine kulak verelim. Yeni su köyünden Gazi Akıncı Cemal Keşan’ın öğrencilerindendir. Kendisi İzmir'de oturmakta iş adamı ve siyasetçidir. "Cemal öğretmenimiz köyümüze 1975 yılında geldi. Beni dört yıl okuttu. Camal öğretmenim Yenisu köyüne üç ana temel üzerinde iz bıraktı."                                                                                                                 
1- Yoksul ve ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına, kendi bütçesinden ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştı. Elbise, önlük, kalem, defter, kitap giderlerini karşılardı. Öğrenciler sınıfta aynı düzeydeydi. Okula yaşı büyük kızları babaları göndermezdi. Öğretmenim öğrenci velilerini bilgilendirerek, kız çocuklarının okula gelmelerini sağladı. Yoksulluktan okutamayana destek olurdu. Köyümüzün yüzde 100 kız çocuklarını okula kaydettirdi.
2- Köyümüzde ilkokul vardı, ortaokul yoktu. 
Yoksul köylü çocuklarını başka yerlerde götürüp okutamıyorlardı. Köyümüze ortaokulun açılmasında en büyük katkı ve emeği geçenlerdendir.
3- Köyümüze rehberlik yaparak, insanların ufkunu açtı. Köyümüze tuvalet çukuru açtırdı. Tüm evlerin yüzlerini ve iç kısımlarının badana yapılmasını sağladı. Sokakların temiz tutulması, sağlıkla ilgili bilgileri köylülere her toplantıda anlatıyordu. Muhtarda her zaman yardımcısı oluyordu. Ziraatla ilgili çalışmaları, hayvancılıkla ilgili çalışmalara her zaman rehberlik ediyordu. Cemal öğretmenim ilkokul vesikalık fotoğraflarımızı okulun bahçesinde kendisi çekti. Ben ortaokula gideceğim zaman ilk defa resim çekinmeye gittiğimde, Turhal’ı gördüm. Köyümüzde ki İsmet İnönü Mahallesinde ki sokağa Cemal Keşan Caddesi verildi. Bugün biz buralardaysak öğretmenimizin emek, alın terinin izleriyle buradayız.”

Necati Hakan'da şöyle anlatıyor: "Cemal öğretmeni 1978 yılında tanıdım. Ben birinci sınıfa gidiyordum. Bir gün okulda bir tartışma oldu. Ben arkadaşım Salih Dönmez’le beraberdim. Muhtar Hüseyin uyanmaz, zarfı açıp okudu. Cemal öğretmen 'Olmaz, ben kabul etmiyorum' diye bağırdı. Sebebini anlayamadık. Cemal öğretmenim köyden traktör, öküz arabaları ayarlayarak tarlalardan öğrencilere taş toplatıyordu. Kafasına ortaokul yaptırmayı koymuştu. Milli eğitimden onay almadan Cemal öğretmenim işe koyulmuştu."

Hüseyin Uyanmaz: "Köyümüzde Cemevi yok, önce cemevini yaptıralım sonra ortaokulu yaptırırız" dedi.  Cemal öğretmenim; 'Cem evine gerek yok şimdilik. Önce ortaokul olacaktır. Sonrada cem evi yaptırırsınız?'  diyerek mücadele etti. Muhtar Hüseyin Uyanmaz’a kesin kararını bildirdi. Köylü öğretmenimizin sözünü tutarak, birlikte köye ortaokul yapılması için mücadele yaptılar. Köyümüz 1979 yılında ortaokula kavuştu. Köyümüzün ilk lise mezunları Cemal öğretmenimizin eseridir. Köyümüzde meslek sahibi, okumuş memur olmuş kim varsa, dışarı gidip kimler zengin olmuşsa Cemal öğretmenimin öğrencileridir. Köyümüzün cağ atlaması Cemal öğretmenimle birlikte oldu. Yoksullara yardım ederken, hali vakti olanlara da fikir ve ilim yardımı ediyordu. Köylüler Cemal Keşan'a (Hızır) lakabını takmışlardı. Her işimize koşuyordu."

Mithat Güvenç "Ben Cemal Keşan’ın öğrencisiyim. Öğretmen okuldan mezun olmakla olunmuyor. Öğretmen, dokunduğunu toplumsal yönden değiştiren, köydeki yaşayanların yaşantısını iyi yönde değiştiriyorsa öğretmendir. 1926 Yılında açılan ilkokula, 1974 yılına kadar köyümüzde bir tane ortaokulda okuyan öğrenci yoktu. Cemal öğretmenim geldiği yıl Turhal’a öğrenci gönderdi. Öğretmenim köyümüze ortaokul gelmesi için temelinden, çatısına kadar fikir ve beden gücüyle çalıştı. Yenisu köyünün ilk lise mezunları Cemal öğretmenimin öğrencileridir. Üniversiteye 1987 yılında giden öğrencilerde Cemal öğretmenimin öğrencileridir. Köyünden dışarı çıkmayan Yenisu köyü çocukları Cemal öğretmenimin sayesinde ve teşvikiyle dışarı çıktılar. Köyümüzün ileri gelen ve iş adamlarının yüzde 90'ı Cemal öğretmenimin öğrencileridir. Bir öğretmen düşünün sınıfta tüm dersleri başarıyla veriyor, sınıfın sobasını yakıyor, okulu tamir ediyor, geceleri öğrencilerin evlerine giderek takip ediyor. Ders yapıp yapmayanları takip ediyor, takıldıkları sorularda yanıt veriyor. Sokak, sokak geziyor, hangi öğrencinin neler yaptığını biliyordu. Hiçbir çocuk gece sokakta gezmez, düğünlerde başıboş dolaşmazdı. Bizlere gitar, saz çalıp türkü söyleyip, öğretiyordu. Bizler tiyatroyu, müsamereyi, tartışmayı, müzikli oyunlar bilmiyorduk, hepsini bizlere öğretti. Köy kocaman bir evdi, Cemal öğretmenim oda, oda dolaşıyordu sanki! Yenisu kasabasında 7 den70 e kime sorarsanız sorun, Cemal Keşan öğretmeni herkes bilir."

Öğretmenlik ömür boyu sürecek bir öğrenciliktir. 
Bir öğretmenin arkasından söylenecek çok şeyler vardır. Bıraktığı izler, toplumun geleceğidir, insanların mutluluğu ve huzurudur. Anadolu’nun kıraç, verimsiz topraklarından nice aydınlık yüzlü insanları öğretmenler eğitim- öğretimle topluma hizmet edenlere ışık olmuştur. Bizlerin göremediği, duymadığı daha nice öğretmenlerimizin ayak izleri vardır. Ben elimin ulaştığı, gözümün gördüğü, duyduğum Cemal Keşan’ı anlatmaya çalıştım.

YORUM EKLE

Güvenlik Kodu

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR