Samsun Kent Haber köşe yazarı Temel Armutçu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na ayrılan bütçe ile ilgili yazdığı köşe yazında "Sanayi ve teknoloji üretimi için ayrılan bütçe, ülkenin kanını emen faiz yükünün yanında komik duruyor" dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na ayrılan bütçe açıklandı! 177 milyar lira. Kulağa büyük bir rakam gibi geliyor ama değil. Çünkü bu miktar, sadece faize ödenen paranın 23 günlük kısmına denk geliyor. Yani ülkenin üretim, sanayi ve teknoloji hamlesi için ayrılan para, sistemin faize aktardığı üç haftalık ödeneğe eşit.
Bu tablo, ekonominin hangi zihniyetle yönetildiğini bütün açıklığıyla gösteriyor. Kağıt üzerinde kalkınma, kitapta büyüme, raporlarda sanayi atılımı... Ama gerçekte üretim için ayrılan bütçe, ülkenin kanını emen faiz yükünün yanında komik duruyor. Faize ödenen para üretimden çok daha kıymetli hale gelmişse, ortada artık bir ekonomik model değil, bir ekonomik trajedi vardır.
Hükümet yıllardır yerli üretim, teknolojiyle büyüme, sanayide sıçrama diyor. Güzel sloganlar, etkileyici başlıklar... Ama bütçe yalan söylemez. Çünkü bir ülkede niyetin pusulası paranın yönüdür. Paranın yönü üretime değil faize dönmüşse, kalkınmadan söz etmek sadece propagandadan ibaret olur.
Sanayi dediğin, alın teri ister. Teknoloji dediğin, sabır ve yatırım ister. Ama bizde ne var? Borçla dönen bir ekonomi, günü kurtarmak için harcanan milyarlar, ithalat paketleriyle süslenmiş bir büyüme hikayesi. Faize giden her kuruş üreticiden, işçiden, memurdan, dar gelirliden dahası tüyü bitmemiş yetimden çalınan bir umut demektir.
Bu tablo bir ekonomi politikası değil, bir itiraftır. Çünkü yine Üretmek yerine, idare etmeyi, tasarruf yerine, gösteriş yapmayı, Yatırım yerine, dünyanın en pahalı faizi ile borçlanma tercih edilmiş. Sonra da kalkıp tekno-yatırım, sanayi atılımı diyerek toplumu ve kendimizi kandırmaya devam edeceğiz. Yazık..!
O yüzden kimse bana üretimden, sanayideki sıçramadan, teknolojideki başarıdan bahsetmesin. Çünkü bir ülkede yatırım yerine faizle borç büyüyorsa, ekonomi küçülüyor ve hatta Allah muhafaza çöküyor demektir. Ve bu, sadece bir istatistik değil; ülkenin ve milletin geleceğini eritip giden bir faciadır.







































Şimdi buradan ne çıkaracağız. Eğer gerçekden eonomimiz iyi ise faize neden milyarlarca dolar bütçeden pay ayırıyoruz. Suçlu kim? Suçlu 23 yıl tek başına iş başında olanlar değil muhalefetse neden seçim yapıyoruz? Öncelikle doğruya doğru demesini bilmek gerek. Güzel olan herşeye saygıyla bakarım ama yanlışıda ortaya koyanları alkışlarım.????????????