Samsun Kent Haber köşe yazarı Prof.Dr. Zafer Şahin, birçok kişi ve ailenin muzdarip olduğu demans ve alzheimer'ı tetikleyen alışkanlıkları yazdığı köşe yazısında, demans ve alzheimer arasındaki farkı anlattı.
Demans-Bunama ve Alzheimer: Sevdiklerini hatta kendini bile unutursun!
Kıymetli Samsun Kent Haber okuyucuları, sizlere bu yazımda yaşlılık dönemi hastalıkları olan fakat günümüzde orta yaşlı bireylerde de bir risk faktörü olan demans yani bunama ve Alzheimer hastalığı hakkında bilgi vermek istiyorum. Unutmak hayatın doğal bir parçasıdır.
Hepimiz bazen bir ismi, bir randevuyu ya da anahtarımızı nereye koyduğumuzu unuturuz. Yaş ilerledikçe bu tür küçük unutkanlıklar daha sık olabilir. Ancak bazen unutkanlık, basit bir dalgınlıktan çok daha fazlasıdır. Bazen kişi yalnızca bir şeyi unutmaz; neyi unuttuğunu da fark edemez. İşte demans ve Alzheimer arasındaki en sarsıcı noktalardan biri budur.
Öncelikle şunu bilmek gerekir; Demans tek bir hastalık değildir. Hafıza, dikkat, konuşma, karar verme ve günlük yaşam becerilerinde bozulmaya yol açan genel bir tablodur. Alzheimer hastalığı ise demansın en sık nedenlerinden biridir. Yani her Alzheimer bir demans tablosudur; ama her demans Alzheimer değildir.
Alzheimer’ın en belirgin özelliği unutkanlıktır, ancak mesele yalnızca hafıza kaybı değildir. Kişi zamanla yakın geçmişte yaşanan olayları hatırlamakta zorlanabilir, aynı soruları tekrar tekrar sorabilir, eşyalarını alışılmadık yerlere koyabilir ya da kelime bulmakta güçlük çekebilir. Başlangıçta bunlar çoğu zaman 'yaşlılık' ya da 'dalgınlık' gibi yorumlanır. Oysa önemli olan, bu unutkanlığın günlük hayatı etkilemeye başlamasıdır.
Sağlıklı bir unutkanlıkta kişi çoğu zaman eksikliği hisseder. “Bir şey vardı ama aklıma gelmiyor” der. Alzheimer sürecinde ise kişi bazen sadece bilgiyi değil, o bilginin eksikliğini de fark edemez. Bu nedenle hastalık yalnızca hafızayı değil, aynı zamanda farkındalığı da etkiler. Bu durum hem kişi hem de ailesi için oldukça zorlayıcıdır.
Demans ve Alzheimer, yalnızca unutkanlıkla sınırlı değildir. Zamanla yön bulma güçlüğü, karar vermede zorlanma, konuşmada yavaşlama, davranış değişiklikleri ve günlük işleri yapmada zorlanma gibi sorunlar da ortaya çıkabilir. Kişi bazen tanıdığı yerlerde bile kaybolabilir ya da çok iyi bildiği işleri yapmakta zorlanabilir. Bu nedenle Alzheimer, yalnızca anıları değil; kişinin günlük yaşam içindeki bağımsızlığını da etkileyen bir hastalıktır.
Bugün ortalama yaşam süresinin uzamasıyla birlikte demans ve Alzheimer daha sık karşımıza çıkmaktadır. Çünkü yaş, bu hastalıklar için en önemli risk faktörlerinden biridir. Ancak burada çok önemli bir nokta vardır. Yaşlanmak ile Alzheimer aynı şey değildir. Her yaşlanan kişi Alzheimer olmaz. Bu nedenle unutkanlığı “yaşlılık işte” diyerek geçiştirmek doğru değildir.
Bu hastalıkların en zor yönlerinden biri, yalnızca kişiyi değil, aileyi de etkilemesidir. Çünkü zamanla kişi yalnızca bazı anılarını değil, günlük yaşam içindeki bağımsızlığını da kaybetmeye başlayabilir. Bu da en çok yakınlarını yorar, üzer ve zorlar. Alzheimer bu yüzden yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda insani ve ailevi bir meseledir.
ALZHEİMER'IN ÖNÜNE GEÇMEK MÜMKÜN MÜ? HANGİ ALIŞKANLIKLARI BIRAKMALIYIZ
Peki her şeyin önüne geçmek mümkün mü? Bugün için Alzheimer’ı tamamen önleyen kesin bir yöntem yok. Ancak riskin azaltılması için yapılabilecek çok şey vardır. Düzenli hareket, kaliteli uyku, sosyal aktiviteler, zihinsel uğraşlar, dengeli beslenme, tansiyon ve şeker kontrolü, sigaradan ve alkolden uzak durma ve hafıza problemlerinin ihmal edilmemesi beyin sağlığı açısından önemlidir. Sonuç olarak, her unutkanlık Alzheimer değildir.
Ama ilerleyici unutkanlık da asla hafife alınmamalıdır. Özellikle unutkanlık günlük yaşamı etkilemeye başladıysa, aynı sorular sık tekrarlanıyorsa, yakın geçmiş olaylar giderek daha fazla unutuluyorsa ya da kişi yönünü karıştırıyorsa, bu durum mutlaka ciddiye alınmalıdır çünkü bazen mesele yalnızca bir şeyi unutmak değildir. Demans ve Alzheimer’den mustarip insanların yüzleştiği durum sevdiklerini hatta kendini bile unutmaya başlamaktır.
Umarım yazdıklarım faydalı olmuştur. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere herkese sağlıklı günler dilerim.









































