Samsun Kent Haber köşe yazarı Hüseyin Kırk, A Milli Takımın Dünya Kupasından gol atmadan elenmesi ile ilgili yazdığı köşe yazısında, eleştirilerde bulunarak, "Skandalların gölgesindeki lig! Kokuşmuşluk, şaibe, şike bahis! Ruhunu kaybetmiş bir takım! Dünya Kupasında yüzümüze tokat gibi çarptılar" dedi.
Türk Futbolunun iflas beyannamesi! Masa oyunları, şaibe ve sahada ezilen bir ülke..
Yıllardır halının altına süpürülen, idare edilen ve kişisel hırslara kurban edilen Türk futbolu, en sonunda uluslararası arenada, duvara tosladı. İçeride birbirimizi yiyerek, masa başı oyunlarıyla şampiyonluklar dizayn ederek, yarattığımız o sahte illüzyon, dünya futbolunun gerçek aynasına çarptığı an, paramparça oldu. Türkiye’deki futbol düzeninin çöktüğünü, bittiğini ve kelimenin tam anlamıyla iflas ettiğini, dünya arenasında yüzümüze tokat gibi çarptılar.
Peki, bu noktaya nasıl gelindi? Cevap acı, ama bir o kadar da net.
Skandalların gölgesindeki lig!
Bugün futbolun içinde her şey var; bir tek futbol yok. Şike iddiaları, yasa dışı bahis skandalları ve kara para aklama mekanizmalarına dönüşen kulüp yapıları, tribünlerdeki son temiz taraftarı da, stadyumlardan uzaklaştırıyor. Siyasetin gölgesi sahanın üzerine öyle bir çökmüş durumda ki, artık kimse saf bir rekabete inanmıyor.
Bu sezon özelinde yükselen sesler ise, durumun vahametini ortaya koyuyor!
Sırf Galatasaray şampiyon olsun diye, Fenerbahçe olmasın diye kurulan masa başı oyunları, satılmış hakem iddiaları ve federasyon koridorlarında dolaşan o kirli gölgeler!
Federasyonun yapısal bozuklukları, adı konulamayan terör örgütü illiyetleri ve liyakatsizlik, ligin inandırıcılığını sıfırladı. Biz içeride kimin hakemleri daha iyi bağladığını, kimin federasyonda daha güçlü lobisi olduğunu tartışırken, dünya bizi çoktan terk etti. Nitekim, adaletsizliğin tescili olarak Türk hakemlerinin dünya arenasında esamesi bile okunmuyor! Hiçbir büyük turnuvaya davet dahi edilmiyorlar.
Milli Takım: Liyakatsızlığın ve Adaletsizliğin Aynası
Ligdeki bu kokuşmuşluk, kaçınılmaz olarak futbolun zirvesine, Milli Takım’a da sirayet etti. Ülkenin kaderini, kendi liginde (İtalya’da) dikiş tutturamamış, taktiksel dehası bir beden eğitimi hocası seviyesini geçmeyen, isimlere emanet ederseniz, alacağınız sonuç tam olarak budur.
Nedir bu Türk teknik direktörlere kininiz be kardeşim...
Yasa çıkarın Türk Milli Takımının başına, Türk teknik direktör olacak diye
Daha da vahimi, Milli Takım forması giyen bazı futbolcuların bile şike, bahis ve kara para batağına düştüğü yönündeki iddiaların açıkmasıdır.
Ay-yıldızlı forma, bir ülkenin onurudur. Siz o kutsal armada forma adaletini sağlamaz, liyakat yerine ilişkileri, performans yerine lobileri ödüllendirirseniz, dünya arenasında rakipleriniz sizi ezer geçer. Nitekim öyle de oldu. Ruhunu kaybetmiş, adaletsizlikle kurulmuş bir takımın, sahada ezilerek dönmesi sürpriz değil, matematiğin kesin bir sonucudur.
BU SONUÇ SİZİN ESERİNZDİR
Forma adaletini sağlamaz isen, dünya futbol arenasından böyle ezilerek dönersin!
Reçete Belli: Ne mi Yapılmalı?
Bu enkazdan çıkışın yolu, pansuman tedaviler veya günübirlik yönetim değişiklikleri değildir. Türk futbolunun kökten bir temizliğe ihtiyacı var.
Temiz Futbol, Temiz Lig!
Bahisçiler, kara paracılar ve futbolu bir suç aleti olarak kullanan yapılar, kulüplerden ve federasyondan tamamen temizlenmelidir. Mali denetimler devlet eliyle ve tavizsiz yapılmalıdır.
Hakkaniyetli Hakemler:
Hakem yapısı baştan aşağı yenilenmeli, yapay zeka veya liyakat temelli sistemlerle, hiçbir kulübün güdümüne girmeyecek bağımsız bir hakem kurulu oluşturulmalıdır.
Forma Adaleti ve Liyakat:
Milli Takım da dahil olmak üzere, formayı hak eden giymeli, menajer oyunları ve lobiler son bulmalıdır. Takımın başına vizyoner, dünya futbolunu okuyabilen profesyoneller ve Türk Teknik direktör antrenörler getirilmelidir.
Son Söz:
Türkiye’de futbol artık sadece sahada oynanan bir oyun olmaktan çıkmış, sistemsel bir çürümenin merkezi haline gelmiştir. Eğer bugün radikal kararlar alıp adaleti geri getirmezsek, yarın yerel ligimizde birbirimizi şampiyon ilan ederken, dünyada esamemiz bile okunmayan bir futbol mültecisi haline geleceğiz. Tercih bizim: Ya kirli ilişkilerle dibe batacağız bu gün dünya bizi böyle sorguluyor çünkü; Ya da temiz futbolla yeniden ayağa kalkacağız!









































