Samsun Kent Haber köşe yazarı Temel Armutçu, sokak köpekleri ve kedileri ile ilgili yazdığı köşe yazısında "Bütün bu kirliliğin ve ahlaki çöküşün sebebini Allah'ın dilsiz kullarına yüklüyoruz. Sorun onlar değil, bizdik" dedi.
Ne çabuk unutuyoruz, değil mi? Ne çabuk alıştırılıyoruz, ne çabuk algılarla gündemimiz değişiyor! Daha dün konuştuğumuz acılar, bugün yerini bambaşka tartışmalara bırakıyor.
Kadın cinayetleri, çocuk istismarları, fuhuş ve uyuşturucu cinayetleri, terör olayları, akran kavgaları, toplumun her kesimini sarsan ahlaki çöküş!
Her biri bir başka trajedi, her biri içimizi yakıyor. Kamuda yaşanan rezaletlerden, savaşın acımasız yüzüne kadar her şeyin üzeri örtülüyor.
Sonra bir bakıyoruz ki, bütün bu kirliliğin sebebini (elbette arzu etmiyor ve önlemlerin alınmasını istiyoruz, göz yaşı döküyoruz ) yaşanan elim bir hadise yüzünden binlercesini, aç susuz bıraktığımız köpeğe, binlerce yardıma muhtaç kediye, yani Allah’ın dilsiz kullarına yüklüyoruz.
Düşünün, elli bin insanın katiline 'canavar, terörist' demekten aciz olanlar bile, bir sokak köpeğine 'it, terörist' derken, tüm kinini ortaya döküp aslan kesilebiliyor. Filistin'de, Suriye'de, Irak’ta, İran’da masum bebekleri bombalayanlara, tek kelime edemeyenler bile, kameralar karşısında milyonlara zulümlerin tek sebebi gibi köpekleri, kedileri hedef göstererek vicdanlarını tatmin edebiliyor.
Sokaklarda uyuşturucuya, kumara, fuhuşa sürüklenen gençleri, okullarda öldürülen çocukları unutuyoruz; sonra dönüp suçu bir hayvana yüklüyoruz.
Aslında yok edilmesi gereken, sokak hayvanları değil ki beyler! Zaten onları da yok etmekle, açlıktan susuzluktan kırmakla hiçbir şey çözülmez.
Tarihte de denendi bu; Osmanlı döneminde İstanbul’dan köpekleri topladılar, bir adaya sürdüler, vahşice ölümleri reva gördüler. Ama ne İstanbul düzeldi ne insan!
Çünkü sorun onlar değil, bizdik. İnsan nefsinin aç gözlülüğü, makam hırsının, çıkar hesaplarıdır bu enkazın asıl temeli.
Onca sorunlar ve incelenmesi gereken toplumsal olaylar varken, bir milletvekili çıkıyor, "Bir çocuğa bin it feda olsun diyor."
Evet, doğru ama eksik! Eksik ve yanlış olan hedeftir. Esas ölmesi gereken tedevisi mümkün olan sahipsiz, yardıma muhtaç başıboş köpekler değil; içimizde merhameti öldüren, adaleti yok eden nefislerimizdir.
Önce insan değişmeli; zalim düzeni, kibri, hırsı, doymazlığı terk etmeli. Ve buradan sayıN vekile sesleniyorum; Asıl cani, terörist diye nitelendirdiğiniz it değil; tüm kötülüklerin komutanı olan o içimizdeki nefistir ey vekilim...
Köylerde, mahallelerde, sokaklarda yaşanan üzücü olaylar, eğer doğru rehabilitasyon edilirse, sevgiyle ve belediyelerin sorumluluk bilinciyle ele alınırsa, sorunlar en aza indirgenir ve Allah'ın can verdiği hiçbir varlığın ölmesine gerek kalmaz!
Yani tüm yaşanan ekonomik ve sosyal çöküşün sebebini bağlayıp 'İt' dediğiniz canlıların da, hepimiz kadar yaşam hakkı vardır. Unutmamalı; Bizlere Allah’ın emaneti olan, sizin 'it, terörist' dediğiniz o patili dostlar, tüm insanlığın da tarih boyu sınavı olmuştur.
Not: Sayın Cumhurbaşkanımızın da Allah'ın emaneti olan hayvanların korunup gözetilme taraftarı olduğunu biliyoruz.









































