Samsun Kent Haber köşe yazarı Temel Armutçu, son günlerde tartışılan Türk-Kürt meselesi ile ilgili yazdığı köşe yazısında, Türk ve Kürt'ün karşı karşıya getirilerek Türkiye'nin zayıflatılmak istendiğine dikkati çekerek, "Bu vatanın her karışında ne Türk’ün nede Kürt’ün ayrılığına asla yer yoktur. Unutmayın, kardeşliğini kaybeden, toprağını da soyunuda kaybeder." dedi.
Bu coğrafyada asırlardır süren plan değişmedi, sadece isimler ve yöntemler değişti. Dün Osmanlı'dan koparılan toprakların haritasını cetvelle çizenler, bugün aynı oyunları etnik, mezhepsel ve siyasi maskelerle yeniden sahneye koyuyor. Ama perde arkasındaki akıl hep aynı: Siyonizmin ve emperyalizmin ortak menfaatleri.
Bugün terör örgütleri PKK, YPG ve onların arkasında duran kirli eller; bir halkın özgürlüğü ya da kimliği için değil, 'Büyük İsrail' idealine yer açmak için taşeronluk yapıyor. Bu yapılar ne Kürt'ün dostudur ne Türk’ün! Onlar sadece efendilerinin çıkarlarına hizmet eden birer piyondur. Amaç, Türk ve Kürt’ü karşı karşıya getirip bu topraklardaki en büyük engeli, yani Türkiye Cumhuriyeti’ni zayıflatmak, bölmek ve Orta Doğu’yu yeniden dizayn etmektir.
Birinci Dünya Savaşı’nda başaramadıklarını bugün medya, algı operasyonları, 'özgürlük' maskeleri ve yapay kimlik tartışmalarıyla deniyorlar. Dün Araplara söz verdiler; 'hilafetinizi geri vereceğiz' dediler. Sonuç ortada: parçalanmış, birbirine düşman devletçikler, kan, gözyaşı, sefalet. Şimdi aynı tezgâh Kürtlere kuruluyor. 'Devlet kurduracağız, 'özgürleştireceğiz' masallarıyla kandırıp onları kurtlar sofrasına çekmeye çalışıyorlar.
Fakat tarih gösterdi ki; "BATI, YANINA ALDIĞI HİÇ KİMSEYİ YAŞATMADI."
Dün Saddam’ı, Kaddafi’yi, Esedi nasıl kullandıysa, yarın da hangi etnik soydan gelirse gelsin kandırılmış Tüm Ulusun gençlerini aynı akıbet bekliyor.
Ey Kürt kardeşim; senin ataların bu topraklarda dinini, dilini, namusunu Türk kardeşinle korudu. Çanakkale’de, Sakarya’da, terörle mücadelede aynı sancak için aynı toprağa şehit düştünüz. Senin gerçeğin, bu toprakların birliğinde saklıdır. Her ırkın olduğu gibi Kürtlük de bir onurdur, imanla yaşadığında izzet; terörle, ihanetten beslenenlerle yan yana olduğunda, zillet bulursun.
Ey Türk kardeşim; sen de fitneye alet olma. Bu milletin kalbine sen–ben ayrımıyla, zehir akıtma. Bu coğrafyada senden koparılan her kardeşin, düşmanın bir zaferidir. Gerçek düşman Kürt Türk, değil; kardeşliğimizi bölmeye çalışan şeytani yapıdır.
Unutmayalım, bu toprakların harcında Türk'ün de Kürt’ün de duası ve kanı vardır. O harcı kim çözmeye kalkarsa, bizzat kendini yok eder. Bugün oynanan senaryonun sonucu bellidir: Kürdü kandırıp devletsizleştirmek, Türk’ü yalnızlaştırıp güçsüzleştirmek, sonra da her ikisini de aynı zincirle esaret altına almak.
Ey ibrahimî milletin evlatları! Bugün siyonizmin büyüsünden kurtulup Tevhidin, adaletin, kardeşliğin sancağı altında yeniden dirilme vaktidir. Bu vatanın her karışında ne Türk’ün nede Kürt’ün ayrılığına asla yer yoktur.
Unutmayın! Kardeşliğini kaybeden, toprağını da soyunuda kaybeder.








































